En başta şunu ifade edelim ki, günümüzde birçok imamda ciddi liyakat, nitelik sorunu vardır. Devlet politikaların değişmesi neticesinde, geçmişte yapılan haksızlıkları bi nebze bertaraf etme adına yapılan birçok faaliyetten biri de imam alımına önem vermek oldu. İmam alımları bir hayli arttı ama imam yapılan kişide aranacak niteliklerde ciddi tavizlerde verildi. İlk sorulması gereken soru, İmam-Hatip mezunu olmak imam olmak için yeterli midir? İmam-Hatip mezunu olarak söyleyeyim ki, yeterli değildir. İmam-Hatiplerde verilen din eğitimi ile imam olunmaz. Zaten yaşanılan sorunların bir kısmının sebebi buradan kaynaklanmaktadır.İşini çok muazzam şekilde yapan, toplum nezdinde tam manası ile imam-önder olan nadidene imamlarımız yok değil; ancak işini savsaklayan, namaz kıldırma memurluğuna indirgeyen, niteliğini, liyakatini elde edememiş pek çok imamımız da yok değil. Bütün soru ve sorunların temelinde yatan ise imam-hatip eğitimin yeterli görülerek imam yetiştirme, atama sistemini, politikasının üretilmeyişi. Nasıl ki müftü yâda vaiz olacak kişiler diyanet eğitim merkezlerinde yıllarca eğitimi tabi tutuluyor ise, yani yapılacak işin ağırlığına göre nitelik yakalanmaya çalışılıyor ise; imamlık için de aynı yöntem uygulana bilir. Dışarıdan bakıldığında çok masum gibi görünebilir ancak imamlığın manevi yükümlülüğü bi hayli su götürür meseledir. Bu konuda ilk devreye sokulması gereken ilahiyat fakülteleridir. İlk şart şu olmalı bizce, imam olabilmek için ilahiyat fakültesi mezunu olmak. Bugün neredeyse her ilimizde ilahiyat fakülteleri açılmıştır. İlahiyat fakülteleri içerisinde farklı lisans dalları belirlenebilir. Şu an sadece din kültürü ve ahlak bilgisi lisansı var. Bunun gibi imamlık, müftülük, meslek dersi öğretmenliği gibi lisans dalları açılabilir. Hazırlık ve birinci ikinci sınıfları ortak okuyan öğrenciler, üçüncü sınıfta gelecekte olmak istediği mesleğe yönelik, kendi beceri ve liyakati doğrultusunda fakülte içi bölüm tercihi yapabilir konuma getirilebilir. İlahiyat fakültesi içerisinde gerçekleştirilecek lisanlaşma yani ihtisaslaşma ile bu şekilde birçok sıkıntının önüne de geçilmiş olacaktır. İki yıl boyunca imamlık yada müftülük eğitimi alan kişiler aynı zamanda bu alanda liyakat sahibi olacak ve kendi iş alanlarını iyice tanıma fırsatı elde edeceklerdir. Örneğin normal bir personelin Kur’a-ı Kerim okuması yanında imamın Kur’an okuması daha hassasiyet gerektiren bir meseledir. Kur’an eğitimi daha fazla ders ve daha yoğun içerilikle verilerek bu sorun çözülebilir. Camilerimizin büyük kısmında vaazlar imamlar tarafından verilmektedir hatta birçok imam bu konuda pasif kalmakta vaaz vermekten imtina etmektedir. Lisans eğitimi içerisinde bu alanlarda da kişi yetiştirilerek tam teşekküllü bir imam olarak mezun edilebilir. Mezun olduktan sonrası ise KPSS ile atama şeklinde olması bizce bir hayli sıkıntılıdır. Bu aşamada yapılacak elemenin tamamen mesleki yeterlilik ekseninde olması, alan içerisinde niteliği ciddi şekilde arttıracaktır. Hali hazırdaki imamlar için ise bu şekilde kurslar düzenlenerek niteliği arttırılması yönünde adımlar atılabilir.
Neden mi?
Ç