Tarih: 11.11.2013 12:15 Güncelleme: 11.11.2013 12:15

Nezir KARAYÜN

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de ebedi aleme intikal edişi hiç kuşku yok ki, Türk ulusunu derin bir üzüntüye sevk etmiştir. O’nun ani ve apansız aramızdan ayrılışı bütün Türk halklarını da derinden sarsmakla kalmamış, dünya üzerinde diğer milletler arasında da büyük bir yankı uyandırmıştır. Atatürk’ün ölümünün hemen arkasından dünya liderleri tarafından yapılan tüm açıklamaların ortak noktası, O’nun dünyaya gelmiş çok nadir bir dahi olduğu, büyük devlet adamlığı ve diğer dünya milletlerine örnek olabilecek çalışmaları olmuştur. Atatürk, reformcu ve ileriyi görebilen niteliklerinin yanında aynı zamanda büyük bir komutandı. Türk Milli Mücadelesine yön vermiş, milleti ile birlikte “Ya istiklal Ya ölüm” diyerek, zaferin kazanılmasında en büyük pay sahibi olmuştur.
Ulu Önder Atatürk, Milli Mücadele sonrası sağlanan başarının asla yeterli olmadığını düşünerek bir benzerinin dahi yapılması çok güç hatta imkânsız olan birçok devrimler gerçekleştirmiştir. O’nun Türk ulusuna en büyük hediyesi ise Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Tanzim ederek hayata geçirdiği devrimler ile Türk ulusuna çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya devletleri arasında saygın konuma yükselmesine vesile olmuştur. 
İçine birçok şeyi sığdırdığı kısa yaşamının en son anına kadar memleketine hizmet etmiş olan bu büyük lider; “Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” diyerek kurduğu Cumhuriyete sahip çıkılmasını ve bunun ise çok çalışılarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılması suretiyle gerçekleşeceğini ifade etmiştir.
Bu nedenlerle onun izinde yürüyen ve ulaştığı noktayı daha ilerilere taşıyacak bir kuvvetin varlığını damarlarındaki asil kanda hissetmekte olan Türk evladı, kendisinden beklenen başarıyı elde etmektedir ve etmeye de devam edecektir. 
“Ne Mutlu Türküm” Diyene
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Diyerek, asil Türk Milletinin asaletini en güzel bir şekilde ifade etmiştir.
Hayatımızın her alanında bizlere güç veren bu söz, “size sizden başka kimse yardım edemez.” Atasözünü hatırlayarak, o zaman bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız.
Şimdi bu söze ırksaldır yaklaşımında bulunanlar için bir kaç söz söylemek gerekir.
Türkler, tarihin de kabul ettiği gibi dünya medeniyetine her zaman katkıda bulunmuşlar. Devletler, kurumlar oluşturmuşlardır. Ve bağımsız yaşamayı hep birinci planda tutmuşlardır. Bu yönde genetik olarak bir beceriyi sahiptirler. Öyleyse bu söze ırkçıdır yaklaşımı yersizdir.
En güzeli de Türk Milleti asla çaresiz kalmayacak şekilde, çalışkan, üretken ve asil bir Millet olmasıdır… 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Rahmetle anıyor, bu Vatan uğruna canını feda eden tüm Şehitlerimize de Allah’tan Rahmet diliyorum…
 
Hoşça Kalın Dostça Kalın…
    

TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.