Mehmet ERDİL
Aç Adam İnancını Yer…!
“Bizler ticaret için uzun seferlere çıkardık yiyeceklerimiz bitip acıktığımızda helvadan yaptığımız putları yerdik”
Kim diyor bunu?
Hazreti Ömer!
Tabi İslâm öncesi….
Aç adam inancını yer, bunda şaşılacak bir şey yok!
Hayat, pahalılık konusunda dayanılacak sınırları aşmış durumdadır ve firmalar, küçük büyük satıcılar, bilhassa üç harfliler gemi azıya almışlar dörtnala gitmektedirler, halk sıkıntıdadır bu yüzden zamanın nelere gebe olduğunu bilememekteyiz!
Ne oldu da böyle oldu! Niye oldu! Neden oldu! İnsanlar konuşuyor, soruyor, sorguluyor, kafasını iki elinin arasına alıp düşünüyor, dertleniyor, endişeleniyor ve hatta ağlıyor…
Sorgulanmayan bir hayat yaşamaya değer mi?
Bırakın sorgulasınlar.
Sorgulamak;
Günah mı?
Ayıp mı?
Suç mu?
İhanet mi?
Adam denize düşmüş bağırıyor!
Boğuluyoruuuum…!
Bağırmasın mı?
Bağırması kadar doğal ne olabilir!
Hadi kurtar o halde…!
Kurtarmıyorsun, bir el uzatmıyorsun, bir omuz vermiyorsun, izliyorsun, merhametsizsin! Tuzu kurusun! Sus bari…
Hâsılı, objektiflere düşen vaka bu!
Oysa hakikatte böylemi!
Ben; birden oluşan ve alıp başını giden bu pahalılık olayında başka bir şey gördüm!
Yangından mal kaçırır gibi, bir ganimet havası çılgınlığında sabah akşam insafsızca insanların mallarına, kiralarına, hizmetlerine, suyuna, yoluna, hayatına kanuni sınırları da altüst eden katmerli zamlar yaptılar!
Kanun var,
Nizam var,
İdare var,
Denetim var,
Vicdan var,
Ceza var,
Hapis var…
Yahu her şeyden önce Allah var!
Biraz çekinelim, korkalım, utanalım, sayalım, insaflı olalım… Demediler!
Kimler!
Hacısı hocası, sağcısı solcusu, laiki, demokratı, ilericisi gericisi, medenisi yobazı, seküleri ve pek çoğu!
Iskalamadan yağma hasanın böreğine hücum ettiler!
Böylelikle şapkaları düştü kelleri göründü!
Ummadığınız kişiler, kuruluşlar, şirketler, vs ler…
Göz önüne düştüler ve halkın nefretlerinin hedefleri oldular…
İşte ben işin bu yanına baktım…!
Halkın acısından kazanan pişkinleri utanmazları gördüm!
Oysa umumi bir sıkıntı durumlarında biz aziz milletimize dayanışma birlik beraberlik iyilik merhamet mi yakışır yoksa kahrolası fırsatçılık mı?
Ahlâk ta çöktük.
Bu yüzden kreşlerden başlamak üzere, anaokulları, ilkokullar, ortaokullar, liseler, üniversiteler ve yüz bin camilerde bulunan eğitimci kadrolar şu milletin ruhuna yeterince katkıda bulunamadıklarından derhal ve behemehâl çek edilmeli ve bir reform ve revizyonla yeniden düzenlenmelidirler.
Elbette bir avuç güzel insanlar bahsimizin dışındadır.
İşi böyle okuma idrakinden yoksun kalarak eleştirmenin ötesine geçmek ve hemen hükümete kızmak, oy ile meydan okumak, aklın gösterdiği bir yol olamaz.
Bunca devasa hizmetleri ülkemize kazandıran ve dünya sahnesinde önemli bir yeri bulunan iktidarın büyük lideri, halkını sıkıntıya düşürmekten memnun olmaz! Siyaseten de fayda görmeyeceği bu pahalılığın perde arkasına ilgisiz kalmaz ve hesap sormamazlık yapmaz!
Stratejik öneme, çok güzide bir iklime ve dertli bir coğrafyaya sahip ülkemiz üzerinde içten ve dıştan hasımane tutum ve davranışların açık ve gizli yapıldığını bilen ve hamlesini ona göre yapan halkına sevdalı zeki bir liderimiz var!
Yahu dünyanın mazlum milletleri el açmış ona dua ediyorlar ötesi var mı?
Netice i kelam; halkı canından bezdiren alçak ve pişkin fırsatçılar, mutlaka devletin okkalı sillesini yemeli ve felekleri şaşmalı, halkın yanan yüreğine acele su serpilmeli!
Bu husus, medarı gururumuz SİHA kadar önemli.



