Tarih: 30.06.2016 17:56
Güncelleme: 30.06.2016 17:56
Doç. Dr. Havva ALTUNÇUL
Cinsiyeti belirleyen X ve Y kromozomlarıdır. Kadınlar iki adet X kromozomu, erkekler ise bir adet X ve bir adet Y kromozomu taşırlar. Baba X kromozomunu kız, Y kromozomunu ise erkek çocuğa aktarabilmektedir. Y kromozomunu diğer kromozomlardan ayıran özellik ise kromozom üzerinde bulunan NRY bölgesinin hiçbir değişikliğe uğramadan babadan oğula geçmesidir. Tüm kromozomlarımız nesiller arasında aktarılırkenkrossingover (homolog kromozomlar arasında parça değişimi) adı verilen bir olay nedeniylerekombinasyona (yeniden düzenlenme) uğrarlar. Bu nedenle yeni dünyaya gelen bir çocuk kromozomlarından birini annesinden diğerini babasından almasına rağmen, genetik yapısı ne tam annesi ne de tam babası ile bire bir örtüşmez, kendine özel bir genetik profil görülür. Diğer taraftan Y kromozomdaki bu değişmeden aktarılan NRY bölgesi adli bilimlerde bazı olayların çözümünde adli bilimciye yol gösterici olmaktadır.Örneğin babalık vakalarında baba ölmüş ise mezar açılarak kemikler üzerinde çalışmak gerekir. Kemiklerden DNA elde etmek zordur. Çünkü ölüm sonrasında gerek otoliziz(hücre veya dokunun ölüm sonra kontrolsüz kalan kendi enzimleri tarafından sindirilmesi) gerekse bakteri faaliyetleri nedeni ile DNA çok küçük parçalara ayrılmakta yani bozulmaktadır. Bozulma sürecinde çevresel faktörlerin önemli bir etkisi de vardır. Bozulmuş ve miktarı azalmış DNA ile çalışırken her zaman sonuç alınamayabilir. Bu durumda erkek çocukları için Y-kromozom analizi kullanılarak fethi-kabire hiç gerek duymadan, baba tarafından akraba herhangi bir erkeğin Y kromozomunun NRY bölgesinde bulunan bazı ardışık tekrarlar göseterenlokusları(STR lokusları) karşılaştırma için kullanılarak, babalık tayini yapılabilmektedir. Aynı şekilde kaybolmuş veya ulaşılamayan bir baba adayı söz konusu olduğunda da bu sistem kullanılarak babalıktayini yapılabilir. Bu analizde X kişi Y kişisinin babasıdır denemez ancak X kişisinin Y kişinin soyundan geldiğini söylemek mümkündür.
Y-kromozom analizi, özellikle cinsel saldırı vakalarında kadın ve erkek DNA’larının karıştığı olgularda da son derece bilgi vericidir ve çalışılması önerilmektedir. Söz konusu olgularda Y kromozomu dışında yapılacak tüm analizlerde kadın ve erkeğin genetik profilikarışım halinde bulunacaktır. Bu durumkimliklendirme çalışmalarındazorluk yaratacaktır. Erkek ve kadın hücrelerini birbirinden ayırmak çok zordur ve bu işlem sırasında hücrelerin bir kısmı kaybedilmektedir. Adli bilimlerde çok az miktarda örnekle çalışıldığı için hücre kaybı önem arz eder. Ayırma tam olarak yapılamadığında, karışım için bulunan genotipler birbirini maskeleyebilir. Hedeflenen saldırganın DNA profilini belirlemek olduğu halde, mağdurunki de elde edilmiş olur. Y- kromozomu yalnız erkek bireylerde bulunduğu için, söz konusu hücreleri birbirinden ayırmaya gerek kalmadan, Y kromozomu üzerindeki polimorfikSTR lokusları çoğaltılarak, erkeğe ait profili belirlemek mümkündür. Yukarıda anlatılan durumlarda, olguların çözümü ile ilgili mahkemeden gelen talepler, bu sistemlerin kriminallaboratuarlarda çalışılması sayesinde güvenli sonuçlar verilerek karşılanabilmektedir.
Y.Doç.Dr. Havva Altunçul
Adli Bilimler Doktoru



