19.08.2023 09:30:00

1413

Elif SİRKECİ

 

                        Aynadaki Kim? 

Uzun zamandır kendimi arıyorum aslında. Hikayem bana neyi anlatıyor? Hayatta ki rolüm ne? Herkesin bir cevheri var evet… Benim cevherim ne? Düştüğümde, kırıldığımda, haksızlığa uğradığımda hayat bana ne anlatmak istiyor? 

Mesleğim gereği uzun zamandır bir sürü insanın hayat hikayesine şahit oldum. Gerçek kimliklerini, hislerini, arzularını, hatalarını en önemlisi kalplerini bana açtılar. Yaşadıkları travmalar, sevgisizlikler, mağduriyetler veya yaptıkları zalimlikler. Teorik bilgim, eğitimlerim dışında her zaman empati yapmaya çalıştım. Ben sadece pusula olabilirdim yolu yürüyecek gayret edecek olan onlardı. Kimi gerçek bir gayret içinde kendi içlerinde ki düğümleri birbir çözüp artık kendi hayatlarının baş rolü olmayı başardı. Kimi ne yazık ki hala kendi hikayelerinin dublörü. 

İnsanın anatomisi aynı şekilde yaratılmış. Bazı farklılıklar genetik durumlar dışında sureten aynı görünüm ve ihtiyaçlara sahip. Peki ya kalbimiz ruhumuz? Bambaşka fıtratlarda yaratılmış olmamıza rağmen aslında hepimizin tek bir ortak noktası var. “Sevgi”

Aradığımız istediğimiz en önemli duygu sevilebilmek. Diğer beklediğimiz duygular sevilmek duygusunun başka versiyonları sadece. Gerçekten sevildiğine inan insan hayatta daha güçlü ve daha mutlu. Kim bizi gerçekten sevebilir peki? Annemiz mi? Babamız mı? Hayat arkadaşımız mı?

Gözümüzü ilk açtığımızda ilk gördüğümüz suret annemiz. İlk muhtaçlığımız. İlk yemeğimiz. Sevilmediği bir yuvanın içine doğan çocuklar daha yaşamlarının ilk zamanlarından itibaren savunmasız kalıyorlar. Kimi bu savunmasızlıkla daha hırçınlaşıyorken kimi daha iç dünyasına hapsolup bu durumdan kendini suçluyor. Ve hayatları boyunca o suçluluk duygusuyla devam ediyorlar. Yaşadıkları her durumda her acıda kendilerini suçlayacak bir durum bulup gerçek kendilerinden gün geçtikçe uzaklaşıyorlar.

Acı ama gerçek bir şey söyleyeceğim sizlere. “Hiç kimse sizi yeterince sevmeyecek”. Sizi seven bazı kişiler siz onlara iyi geldiğiniz için severken, bazıları sizin onlara olan sevginizden dolayı sevecek sizleri. Göremediğimiz unuttuğumuz şey kendimizi sevmek. Hayatımızın baş rolüne kendimizi koymak. Duygusal beklentilerden sıyrılıp kendimiz olmak. Hayat kocam bir ayna aslında siz sevdikçe insanlara çarpıp size geri geliyor o sevgi. Her duygu her düşünce dalga dalga bizden yayılıyor. Ne veriyorsak o bize dönüyor. Biz hayat aynasında gördüğümüz yansımalarımıza anlamlar yüklüyoruz. Bu anlamlardan beklentiye giriyoruz.  Aslında o suretler bizden başka değil. Sadece aynamız puslu, kirli. O ayna da kendimizi göremiyorsak suç bizim. Sizin hakikatinizi sizden başka kim bilebilir ki?  Bizleri yaratan yaratıcımızdan başka bizi kim sevebilir ki? 

Bir zanaatkar olduğunuzu düşünün. Çok kıymetli bir eser ortaya koydunuz. O eserin değerini en iyi siz bilirsiniz değil mi? Eserinizin inceliklerini, donanımlarını sizden iyi kim anlayabilir. Sizin kadar kim sevebilir? Her birimiz yaratıcımızın en değerli eserleriyiz. Ruhumuzla bedenimizle onun biricikleriyiz. Hayat yolculuğumuzda bir an olsun ondan ayrı değiliz. Bizim göremediğimiz anlamadığımız her ne yaparsak yapalım her ne yaşarsak yaşayalım onun sevgisiyle sarılıp sarmalanmış olduğumuz. Kendimizi sevmeyi başardıkça aslında ona daha da yaklaşıyoruz. Ya da ona yaklaştıkça kendimizi daha çok seviyoruz.

Aynamızı temizlemeye çalışalım. Kendimizi bulabilmek için bir pusula bulalım. Bir insan, bir kitap, bir ışık bulun hayat yolculuğunuzda. Karanlıkta olduğunuzda size çıkış yolunu gösterebilecek bir ışık. Aynanızı temizleyecek, yansımaların sadece sizin adlandırdığınız suretler olduğunu size gösterecek bir ışık. Aynadaki buğu kayboldukça kendiniz görmeye başlayacaksınız. İşte o zaman hayatınıza giren çıkan kimseye fazla anlam yüklememeyi öğreneceksiniz. Onların sadece hayat yolculuğunuzda size eşlik eden yol arkadaşları olduklarını fark edeceksiniz. Beklentileriniz azalacak. Aradığınız gerçek inanın kendinizde saklı. Bunu başardığınız da gerçek sevginin zevkini yaşayacaksınız….

Çok sevdiğim kıymetli danışanım Sude Bozoğlu’nun izniyle yazdığı bir şiiri sizlerle paylaşmak istedim. Kendisi aynada ki suretini bulabilmek için kendiyle bir yolculukta. Kalbinde ki sevgi o kadar büyük ve limitsiz ki hayatı boyunca herkese ışık olmuş sadece kendi sokağını aydınlatamamış. Şimdi ışıl ışıl bir cadde gibi parlıyor. Bu yolculuğu bittiğinde eminim ışığı tüm dünyayı aydınlatacak güçte. Onunla beraber bu içsel yolculuğu yapmak benim için de çok kıymetli. Şiirini, duygularını bizlerle paylaştığı için buradan da çok teşekkür ederim.

                           Yok oluyorum yavaş yavaş sessizce

                           Kimsenin yardımına ihtiyacım olmadan ölüyorum

                           Dokunabildiğim her kalbe benden selam!

                           Gitmek ve kalmak arasında yürüyorum

                           Ses etme be adam! Her defasında dönüyorum

                            Seninle olmayı seçip yine yalnız yaşıyorum….

 


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.