Mehmet ERDİL
Babam Biraz Dinsiz!
Şimdi bu şöyle oluyor;
Devlet, bir Baba mıdır? Evet.
Devletin dini, Adalet ve Hukuk mudur? Evet
Hatta bunun tapu gibi iki delili de şudur;
1.Ey Davut! Biz seni yeryüzüne halife yaptık. Öyleyse sen de insanlar arasında hak ve adaletle hükmet. Sad 26
2.Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Nisa 58
Şimdi bu ölçüye göre babamız Kadrolara işin ehillerini tayin etmiş midir? Emanetleri ehil ellere vermiş midir? Kurumları aracılığı ile insanlar arasında adaletle hükmetmiş midir?
Eğer bu denetimler kâmil manada tam olsaydı;
Haksızlık, Adaletsizlik, hırsızlık, şiddet, rüşvet, adam kayırma, kavga, anarşi, cinayetler vb. suçlar, günlük vakayı adiye den olmazdı!
Hal ve vaziyet böyle olunca devlet babamız biran dinsiz oluyor!
Aslında bunun yerine son on beş yirmi yılı göz önünde bulundurup birazda zorlayarak, azıcık dindardır diyelim ki efendilik bizde kalsın.
Keşke madde ye yapılan “çok doğru ve lüzumlu bile olsa” yatırımlarla, ahlâka ve insana yapılan yatırımlar at başı gideydi tadından yenmezdi.
Tamam, Köprü yaptık, hastaneler, hava alanları yaptık, İHA, SİHA, daha neler neler yaptık eyvallah… Ama! Ama! Ama! İnsanın beynine, yüreğine, gönlüne ve midesine yatırım yapmayınca, nankörlerin, anarşistlerin, ahlaksızların, ayyaşların, hoşgörüsüzlerin, alkolikliklerin çoğalmasına dizi filimler de yardım edince, saygı sevgi hürmet ve edep de azalınca, sonuç hiç iyiye gitmemiştir.
Demek ki devlet babamızın, babalığını tam yapması için evvel emirde ne yapıp edip dindar! olması şart.
Buradaki dindarlık, salt haliyle ADALET ve HUKUK dur.
Ben demiyorum Hz. Ömer diyor.
Mamafi, Adalet ve Hukuk her alana zinhar hâkim olmalıdır.
Şimdi bu ölçüye göre istersen ve inanmıyorsan al eline mikrofonu, hayalen ve fikren caddeye sokağa meydanlara ve işyerlerine in ve insanlara uzat sor;
Memlekette Adalet ve Hukuk var mı?
Yüz kişiden bir kişi, acaba evet vardır der mi?
Ben emin değilim…
Bir de bunların dışında 12 Eylül de hapislerde yatanlar ve işkence görenler, acımasız 28 Şubat sürecini yaşayanlar, yaş kararlarıyla sorgusuz sualsiz işinden ihraç edilenler, başörtülü olup üniversitelere alınmayanlar, başörtülü olduklarından hastaneye tedavi için gidip tedavi edilmeyenler, celp edildiği halde mahkeme salonuna alınmayanlar, kamuya sokulmayanlar, şiddete maruz kalanlar, derdini anlatamayarak suçlananlar, maddi sıkıntılara girip bunalanlar, intihar edenler, birkaç üniversite bitirip işsiz kalanlar, adamsızlıktan açıkta kalan avare olan birçok zeki cevherler, bütün bunların mağduriyetleri giderilmediği sürece memlekette huzur var denilemez.
Komşusu, akrabası, arkadaşı aç gezerken tok yatanlar tatil yapanlar, kurban kesenler 20 kez umreye gidenler yani zenginin merhametsizliği fakirin ona karşı hürmetsizliğini tetiklerken, hâsılı altta kalanların canları çıkarken memlekete asla huzur gelmez.
Babalar günün kutlu olsun Devlet Baba.…



