Mustafa KAPLAN
Beyin Özgür İse!
Geçtiğimiz günlerde çok kıymetli dostum Metin ile bir mekânda buluşup, hani o tadına doyum olmayan koyu sohbetlerden birine daldık. Söz döndü dolaştı, Metin Bey’in yüksek mimar olan kızıyla İstanbul’un o ruh kokan sokaklarında geçen ilginç bir diyaloğuna geldi.
Baba kız, Mimar Sinan’ın zamana meydan okuyan eserlerinden birinin önünde dururken, kızı babasına o masum ama devasa soruyu sormuş.
Babacığım, bu dünyaya bir Mimar Sinan daha gelir mi?
Metin Bey bu beklenmedik soru karşısında kısa bir duraksamış. Ardından babacan bir tebessümle elini kızının omzuna koyup şöyle demiş.
Kızım, istersen bu soruyu benim de sana soracağım birkaç soruyla birlikte cevaplayalım.
Metin Bey sormaya başlamış, kızı ise tüm samimiyetiyle cevaplamış.
Kızım, Mimar Sinan o günün şartlarında işini yaparken kariyer edinmek gibi bir derdi var mıydı?
Yoktu tabii ki babacığım.
Peki senin var mı?
Var elbette.
Peki bu işin sonunda büyük bir ekonomik beklentisi var mıydı?
Herhalde yoktu.
Senin var mı?
Olmaz olur mu, var illaki.
Diyalog derinleştikçe asıl mesele su yüzüne çıkmaya başlamış. Metin Bey sormaya devam etmiş. Mimar Sinan çocuklarına lüks bir istikbal hazırlama telaşında mıydı? Ya da Boğaz’da ailesiyle havyar yiyerek gününü gün etme arzusunda mıydı?
Kızı her soruya hayır derken, kendi gerçeğine evet demek zorunda kalmış. Metin Bey dostumun ve benim zihnime kazınan o son noktayı koymuş.
Mimar Sinan’ın aklı ve beyni özgürdü kızım. Egosal motivasyonların ipoteğinde değildi. İşte bu yüzden o kadar başarılıydı. İnsan beyni ne zaman özgür olursa, o zaman gerçek anlamda yaratır.
Velhasıl, bugün neden yeni bir Sinan, yeni bir Buhurizade Mustafa Itri ya da yeni bir deha çıkmıyor diye hayıflanıyoruz. Belki de cevap teknik yetersizliklerimizde değil, zihinlerimize vurduğumuz o görünmez prangalarda gizli. Kariyer hırsı, ekonomik kaygılar ve bitmek bilmeyen tüketim arzusu beynimizi ipotek altına aldıkça bizler sadece iş yapıyoruz, eser bırakamıyoruz.
Çünkü başarı yalnızca yetenekle değil, özgür kalabilmiş bir beyinle inşa edilir.
Not: Bu kıymetli anekdotu benimle paylaşan dostum Metin Bey’e, bizlere bu perspektifi kazandırdığı için teşekkürlerimle.
Anahtar Kelimeler: Mustafa Kaplan, Mimar Sinan, Itri, yaratıcı düşünce, özgür beyin, kariyer ve eser, mimarlık kültürü, düşünce özgürlüğü,


