Tarih: 11.01.2026 15:08 Güncelleme: 11.01.2026 15:08

Gizem YAMANER

Bilgi Ahlak Ve Vicdan Arasında İnsan

Kıymetli dostlarım, değerli hemşehrilerim ve bu memleketin dertleriyle dertlenen güzel insanlar; bugün hayatın tam merkezinde duran üç büyük kelimeyi, üç ağır ama onurlu yükü konuşalım istiyorum. Otuz yıllık bir gazeteci ve ömrünü cemiyet hayatına adamış bir kardeşiniz olarak görüyorum ki bir dünya kurmak için bilgiye, bir halkı layığıyla yönetmek için ahlaka, ama en mühimi insanı gerçekten anlayabilmek için vicdana ihtiyacımız var. Belki de insan dediğimiz o yüce varlık, tam da bu üç değerin birleşiminden ibarettir. Söylemesi dile kolay gelse de bu değerlerin ağırlığı bir ömür boyu omuzlarda taşınacak kadar büyüktür. Çünkü bilgi, ahlak ve vicdan sadece kitaplardan öğrenilen kuru kavramlar değil; bizzat nefis terbiyesinden ve hayatın çetin sınavlarından geçen birer imtihandır.

Bilgi dediğimiz o muazzam güç, tek başına bırakıldığında insanı göklere de çıkarabilir, bu dünyanın cehennemine de sürükleyebilir. Bilginin yükü her şeyden ağırdır; çünkü bilen insan artık hiçbir haksızlığı görmezden gelemez. Cehalet bazen insan için konforlu bir sığınak gibi görünse de bilmek aslında büyük bir sorumluluktur. Bildiği halde haksızlık karşısında susan, menfaati için gerçekleri eğip büken kişi, aslında kendi bilgisinin ağırlığı altında eziliyor demektir. İşte o vakit bilgi, insanın yolunu aydınlatan bir kandil değil, içini kor gibi yakan bir ateşe dönüşür.

Ahlak meselesine gelince; ahlak, başkalarını yönetmenin değil, insanın bizzat kendi nefsini yönetebilme terazisidir. Bu değer, gücü elinde tutanın değil, o büyük güce rağmen dosdoğru kalabilen yiğitlerin meselesidir. Ahlaklı olmak, bazen kalabalıklar içinde tek başına kalmayı, doğruyu savunurken kaybetmeyi göze alabilmektir. Çünkü ahlak, dışarıya karşı takılan süslü bir maske değil; hiç kimse bizi görmezken, kimseler şahitlik etmezken de bozulmayan öz halimizdir.

Vicdan ise belki de sınavların en zorudur. Çünkü vicdan, insanın bizzat kendisinden kaçamaması, kendi iç mahkemesinden kurtulamamasıdır. Vicdanı hür olan bir insan, başkasının acısını kendi yüreğinde hisseder. Bir yerde adaletsizlik varsa onun uykuları bölünür, sessiz kalamaz. Ama aynı vicdan, insanı bu dünyadaki o manevi huzura da yaklaştırır. Vicdan sahibi insan acı duyar, başkalarının yükünü yüklenir ama ruhunu kirlenmekten korur.

Aslında mesele o yangının sıcaklığı değildir; mesele o yangının çevresini nasıl aydınlattığıdır. Ateş yakar evet ama aynı ateş karanlıkta yol da gösterir. Bilgi bazen can yakabilir, vicdan sızlatabilir, ahlak ise insanı çok zorlayabilir. Fakat bizler, tam da bu üç değerle yoğrularak olgunlaşırız. Yanarak kül olmayız; o ateşin ışığıyla aydınlanarak büyürüz. İnsan olmak sadece bilmekle başlamaz; ahlakla sınanır ve vicdanla tamamlanır. Bizim asıl görevimiz, bu dünyadan göçüp giderken bu ağır yükü onurla taşıyabilmiş olmaktır.

İnsan olmanın temel şartları nelerdir, Bilgi ahlak ve vicdan arasındaki bağ nasıl kurulur, Gizem Yamaner köşe yazıları, Vicdan sahibi insan nasıl davranır, Sorumluluk ve bilgi arasındaki ilişki nedir, Ahlaklı bir toplum nasıl inşa edilir, güncel haberleri, Kişisel gelişimde vicdanın yeri nedir,


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.