Tarih: 30.09.2021 14:32 Güncelleme: 30.09.2021 14:32

Mustafa KAPLAN

Bir Saldırı Ve Bir Tahliye

Bugün İstanbul İYİ PARTİ İL Başkanı Buğra Kavuncu'ya saldıran kişinin tahliye edildiğini haber almış bulunmaktayız. Sonucun bu şekilde olması ister istemez insanı adalet ve demokrasi üzerinde derin bir düşünceye sevk ediyor.

Adalet kavramının insan toplumları dışındaki diğer canlılar arasında bir geçerliliği zaten söz konusu değildir. Bir aslanın güçlü pençelerinde can veren bir ceylan için adalet tesisinden söz edilebilir mi! Bu onların doğasında süregelen normal bir süreçtir.

Ama beşeri arenanın olmasa olmazı olan kavramların başında daima adalet'in geldiğini biliyoruz.

Akıl referans alınarak, mantık ışığında var olan bu kavram, zaman akışı içinde şekillenerek, tekâmül sürecini tamamlayıp, önceki sistemlerden daha kaliteli olan

Demokratik sistemle disipline edilerek toplumun hizmetine sunulmuştur.

Burada adalettin; demokrasi için bir istinat duvarı olduğunu dile getirsem yanlış söylemiş olmam. Adalet demokrasinin bel kemiği, omurgasıdır.

Toplumu insan vücuduna benzetirsek, omurganın olmasa olmazlığı kendini gün gibi ortaya koyar.

Herkesin hiç bir baskı altında olmadan siyasi görüşlerini ve bu görüşlerini belirlenen yasalar çerçevesinde her platformda her mecrada dilediği gibi ifşa edip,

o düşüncelerini gerek siyasi, gerek başka alanlarda bir çatı altında toplayıp, fiiliyatta dökebilir, veyahut hayata geçirmek için demokratik normlara bağlı kalarak mücadele edebilir. Zaten demokrasi de bu demek değil midir? Herkes, ülkesi için en iyisini isteyip, yekdiğerlerinden farklı; ama yapıcı bir yolda ilerleyebilir. Unutulmasın ki ne kadar farklılık o kadar zenginlik tır. Kısaca geçerli olan tek akılcılık değil, çok akılcılık tır.

Görüyorum ki henüz demokrasi ve adalet kavramlarını içine sindirememiş, yahut iyi kavrayamamış bir takım kişiler ne yazık ki hala mevcut ve zaman zaman bu iki kavram dışında bir takım gayri ahlâkî davranışlar sergileyebiliyorlar..

Görünen o ki, siyasi görüşlerini devlet çıkarları için kullanıp, daha müreffeh kılmak isteyen siyaset adamları önünde engel teşkil etmek isteyen, ne istediğini dahi bilemeyen, içinde bulunduğu gaflet çukurundan çıkmayı dahi akıl edemeyen bazı gafiller maalesef vardır.

Akıllar sükûta mecbur bırakılsa, toplum felç olur. Demokrasi vasfını yitirir; yanlış mecralarda boy gösterir, onu ayakta tutan sistem sakat kalır.

İYİ PARTİ İl Başkanına inmiş bir yumruk, demokrasiye, dolayısıyla tüm topluma inmiş demektir. Siyaset adamlarına; görüşleri her ne olursa olsun, ola gelmiş veya olabilmesi muhtemel bir saldırının veya saldırıların önüne geçilemeyip, caydırıcılıktan uzak cezalarla geçiştirmenin veya cezalandırmamanın ne denli tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini tahmin etmek gerekir.

Bir kere saldırıya maruz kalan bir siyaset adamının görüş ve düşüncelerinde münferit kalınamayacağı iyi bilinmelidir. Her mantığı olan böyle düşünür. Yapılacak menfur bir fiilin, onun temsil ettiği kitle üzerinde yapacağı menfi etkilerini düşünmemek nasıl bir akla hizmettir, nasıl bir demokratik anlayıştır, nasıl bir vatanseverlik tır bilemiyorum.

Yine de takdir elbette mahkemenin diyerek konuyu burada kapatıyorum.


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.