Tarih: 09.10.2012 11:36 Güncelleme: 09.10.2012 11:36

İbrahim Özoral

 Her ailenin büyükleri çocuklarına, yakınlarına miras bırakır. Bu maddi ile beraber manevi miras olarak rücu eder. Bu miras miras'a hak kazananlar o kalanla ya hayatına düzen kurar onu değerlendirir fazlalaştırır, zaman gelince oda kendi yakınlarına teslim eder.

Bazıları ise bu miras'ın kıymetini bilmez har vurup savurur sonunda ömrü sefaletle yakınlarınıda kendisiyle birlikte perişanlığa sürükler. Hayat bu böyledir devam edip durur. Birde o ulusun değerleri olan sanatçıların bıraktıkları paha biçilmez eserlere ya sahip çıkılır hatırlanır muhafaza edilir veyahut hatırlanmaz bile!

Nice Şairler, Ressamlar, Yazarlar, Besteciler sazını dile getiren müzisyenler Gelip geçmiş çoğu yaşamında sefalet içerisinde sürdürmüş devlet eğer çalışıp hak ettiyse emekli ederek verdiği emekli maaşı ile sözüm ona geçinebilirse geçinmiş sonunda göçüp ahrete gitmiştir. Şöyle gerilere döndüğümde nice sanatçı arkadaşlarımın perişan halleri ve yaşantıları beni hep üzmüştür. Halbıki Avrupa ve diğer devletlerinde yaşayan sanatçılar yaşamın başlangıcından emekliliğine kadar arzuladıkları hayatı dolu dolu yaşamış ve emekliliğin tadını çıkarmaktadırlar, çünkü oradaki insanlar sanata değer verip sanatçıları sevgi, saygı hürmetle yad etmekteler. Yaşam mücadelesi diye bir derdi onlara tattırmazlar, iyi maaşlarla emekli ederler. Evide olur, arabasıda olur, yatıda olur misali.

Bu sanatçılar yaşam müddetince ezilerek kendilerine olan saygılarını yitirmemişlerdir bizde ise nice müzisyenler, ses sanatçıları, ressamlar, roman yazarları, şaiirler öldüğü gün gazete sayfalarının görünmez yerlerine iki satır ölüm haberi yazılırken cenazesinin bile nereden saat kaçta kalkacak belirtisini bile doğru dürüst yazmamışlardır.

Nice çınarlar göçüp gitmiş, o gün anılmış bir daha hatırlanmamıştır. Maddi durumları iyi olanlar zamanında birikim yapan sanatçılar bunlarında sayıları parmakla gösterilmeyecek kadar azdır.

Gelelim değerli Ozan Neşat ERTAŞ'a; son sözü beni hiç bir zaman ölmüş olarak görmeyin. Senelerin yorduğu kişi olarak görün. Bu sanatçı kardeşim hayatı boyunca sazı, sesi ve besteleri ile sanata saygı kazandırmış kişiliğinden kimseye ödün vermemiştir. Seviyeli yaşantısı topluluğa saygısı, sevgisi ile sürmüş geçim dertlerini üst düzeyde tutmuştur. Bıraktığı eserleri ortadadır. Gönüllere yerleşmiş unutulmayanlar arasında iz bırakmıştır. Cenazesi sevenleri tarafından yolları, caddeleri taşırmış son yolculuğunda unutulmayacak izlerle mezarına gömülmeden önce musalla taşında tabutunun üzerine yazılmış Kırşehir Belediyesi'nin Reklam panosu bütün sevenlerini üzmüştür. Bu Belediye'nin artı puanımı, eksi puanımı? yorum sizlerin.

Ne Mutlu değerli ozan arkadaşım yaşadığı müddetçe ve ölümünden sonra gönülden sevgilerle yolcu edilsin. Her hatırlandığında da sevgi, saygı eksilmeyecek katlansın.

Ruhun şad olsun, değerli dost değerli arkadaşım...Dilerimki bundan sonra bu ulusun yetiştirdiği tüm sanatçı arkadaşlarım sözde değil icraatla gereken saygıyı görsünler.

                                                                                                                                                                         Saygılarımla.

Haftanın Şiiri


Üzülen Ben Oldum

Üzülen ben oldum.

Sende birşey yok.

Bitirdin sevgimizi.

Mutlu günleri.

Söylediğin sözlerin.

Hangisi doğru.

Sorarım dostlarım.

Daha acı olur mu.

O günleri bilenler.

Unut onu dediler.

Arkana hiç bakma.

Dön git dediler.

Anla artık vefasız.

O kalpsizmiş dediler.

Bundan daha acı.

Söyle ne olabilir.

Sorarım kendime.

Mutluca beraber.

El ele dolaşan

ikimizmiydik.

Değeri yokmuydu.

Verilen sözlerin.

Canım öyle yadıki

Acıda neymiş ne?

Unutmaya mecburum.

Başka çarem yok.

Aşka lanet ettiysem.

Cevap veren yok.

Şimdi sesiz bir köşe.

Bir bulabilsem.

Canım öyle yandıki.

Bir unutabilsem.


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.