Tarih: 28.08.2015 18:45
Güncelleme: 28.08.2015 18:45
Yahya Karakurt
Bizler de Mucit Olabiliriz!
Buluş yapmak isteyenlerin her şeyden önce bir umuda ihtiyaçları vardır.
Dünya devasa bir bulmaca ve her yer ipucu dolu. Her geçen gün yeni keşifler, yeni buluşlar peşindeyiz. Kıyamet kopana kadar da bu böyle devam edecek.
Değişim denince genelde akla teknoloji gelir. Teknolojik gelişmeler yaşamımızı kuşatırken diğer alanlarda da büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Tıp, eğitim, ekonomi alanındaki gelişmeler baş döndürmektedir.
Kimler mucit olabilir?
Buluş yapan insanları diğer insanlardan zeki, yetenekli ve şanslı olduğunu düşünürsek zaten kaybetmişiz anlamına gelmektedir. Mucitlerin başarısının altındaki nedenler onların bir konu üzerinde düşünmeleri, inanmaları, pes etmemeleri, yılmadan çalışmaları ve odaklanmalarıdır
İcat etmek, buluş yapmak için sihirli bir değneğe ihtiyacınız yoktur. Daha detaylı düşünmek, daha ileriye bakmak, meraklı olmak, meseleleri derinlemesine irdelemek ve büyük bir enerjik ruha sahip olmak gerekir.
Selçuklu Türkleri devrinde yaşamış olan El-Cezeri büyük başarıya imza atmıştır.
Cezeri, bilim ve teknoloji tarihinde yaptığı olağanüstü buluşlarla ve otomatlarla tanınmaktadır. Bu konuda yazmış olduğu Makine Yapımında Yararlı Bilgiler ve Uygulamalar adlı eseri bu alanda yazılmış en ünlü ve en mükemmel kitaptır. Bu kitabın giriş bölümünde kitabı kaleme alış nedenini şöyle anlatır: 'Bir gün Sultanın huzurundaydım ve yapmamı emrettiği şeyi getirmiştim... Ne düşündüğümü anladı… Bana şöyle dedi, 'eşsiz araçlar yapmış, onları gücünle işler duruma getirmişsin. Seni yoran ve kusursuz biçimde inşa ettiğin bu şeyler kaybolup gitmesin. Benim için icat ettiğin bu araçları bir araya toplayan ve her birinden ve resimlerinden seçmeleri kapsayan bir kitap yazmanı istiyorum. Onun önerilerini kabul ettim… Gerekli çalışmayı yapmak üzere gücümü topladım ve bu kitabı kaleme aldım.'
Alexander Graham Bell; bir buluş en iyi yolu kendinize zaman ayırıp ''Bunu en iyi şekilde yapmanın bir yolu var mı ? '' sorusunu sormaktır.
İnsanlar yaşantılarında genelde rutinin dışına çıkmak istemezler. Bu durum onları tembelliğe itmekte, yeni maceralara çıkmalarını engellemektedir.
Herkes mucit olabilir mi ?
Bizler de mucit olabilir miyiz?
Soruları aklımıza zaman zaman takılır. Bu takıntının olması için düşünmek gerekir.
Geçmişte yaşamış bilim insanlarının yaşam hikayelerini incelediğimizde onların hakkında bilgi sahibi olursak çeşitli fikirlere sahip olabiliriz.
Ufku çok açık,mükemmel bir düş gücüne sahip Edison , devamlı fikir üreterek kendisini yenileyen bir mucitti.”Günde en az beş fikir üretin,bu yılda yüzlerce fikir eder. Bunlardan sadece birisi bile işinize yarasa hayatınız kolaylaşır” demektedir.
Üretilen her proje insanların hayatını her zaman kolaylaştırır.
Büyük filozoflar ve düşünce kutupları sadece evrenin nasıl meydan geldiği ile ilgilenmediler aynı zamanda küçük evreni anlamaya çalıştılar.
Pasteur, gözlem alanında şansın, ancak hazır beyinlere güldüğünü söyler. Hazır beyin demek hayal, merak ve düşündüğünüz konuyu inceliyor ve o konuyla ilgili araştırma yapıp soru soruyorsanız o konuda farklı bir proje üretmeniz söz konusudur.
Üretmek kendiliğinden olmuyor bazen beynimizi zorlamak o konu hakkında geniş araştırmalar yapmak gerekir. Çoğu zaman yeni fikirler gökten elma gibi düşmez, bazen elma ağaçlarını sallamak gerekir. Yeni fikirler için zihnimize köpek balıkları göndermek gerekir ki orada bir hareketlilik sağlasın.
Buluşlar durup dururken çıkmadı. Emek veren insana her zaman meyvesini verdi. Üretilen her nesne genelde insan hayatına yeni kolaylıklar getirdi. Bu yolda emek verip üreten insanlara ne mutlu...



