Tarih: 15.09.2011 15:19 Güncelleme: 15.09.2011 15:19

İbrahim Özoral

Dünya Devletleri, büyük Krizler içerisinde birçok ülkede açlıktan insanlar ölmekte işsizlik dünyanın her ülkesinde kol gezmekte. Anarşi bitirilmek şöyle dursun, körükleyen bitmesini istemeyen devletler gözler önünde iken. Şimdi doğru oturup, doğru konuşalım. Her devlet topraklarındaki anarşiyi yok etmek için uğraşıp didinip durmaktalar. Bizim bile en büyük derdimiz olan otuz senedir süren PKK ve teşvikçileri ile senelerdir uğraşıp bitirmeye çalışıyoruz bu bizim iç meselemiz. Birileri bu olayları çomakladığı zaman nasıl kızıyorsak, Fransa’nın Madamı gibi hatırlarsak. İsrail  toprakları içerisinde Terörist Arapların yaptıklarını senelerdir temizlemek için uğraşmaktadırlar, Buda onların hakkı. Hiçbir devlet savaş istemez. Çünkü savaşın hiçbir zaman galibi olmaz her iki savaşanı da uğraştırır. Maddi manevi adeta yok eder.
 
Gelelim Filistinlilere;  Tarihi karıştırırsak onların İngilizlerle birlik olup Osmanlı yani Türk Askerlerini bilhassa yaralı iken, Siz Müslüman, biz Müslüman diyerek kandırıp uyuyan Askerleri sırtlarından vurup nasıl Şehit ettikleri anlatılan hatıralardadır. Şimdi sorarım bunlara yardım etmek doğru mu değil mi? Düşünüyorum,  hatırlayın Kıbrıs davasını hangi Arap Devleti yanımızda yer almıştır, bizi müdafaa etmiştir. Pakistan, Afganistan hariç eğer varsa demek ki ben bilmiyorum.
 
Gelelim Dış içlerine; Diplomatlarımız bin düşünüp bir yapmak için uğraşsalar kazançlı olmazlar mı? En son söylenecek sözü baştan söyleyip, bitirmezler. Şöyle düşün söyleyen olsa bile onun bilgisizliğine verip haklılığını kamu gözü önünde bilgisizliğine verip bütün Devletlerin olayın çıplaklığını gösterip Siyaset kuralları ile haklılığını kazanmayı bilmektir.
 
İsrail Dış içleri Bakanın söylediği PKK’ya yardım sözleri onları dünya basınında küçültür, bu onların ayıbıdır, kayıbıdır. Cevap sırası geldiğinde haklılığını kaybetmeden yerinde söylenecek sözlerle cevaplandırılmalıdır’ki haklılığı yok edilmesin. Aynı şekilde ona tehdit edecek şekilde hareket edilirse haklılığın o zaman kaybolmaz mı?
 
Gelelim iç Siyasetimize, hem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU, hem Sayın Başbakan Tayyip ERDOĞAN’ın Konuşmaları şahsen beni üzmekte, sanırım beni de halkı da üzmekte. Şu barut fıçısı olan dünyada bu konuşmalar belkide dış ve iç düşmanlarımızı sevindirmekte. Bu kırıcı sözleri, gülerek izlemekte ve bakmaktadırlar. Ne İktidar nede muhalefete bu türlü sözler yakışmıyor. Tenkit vatanın menfaati içinse ona bir şey demem. Çünkü memleketimize yapacağımız çok eksikler dururken BDP Partisi’nin Milletvekilleri ve sorumluları demokratik özerklik projesi bağımsızlık isteyip sözlerini çekinmeden söylemektedirler. Meclise gelmek fikirlerinin olmadığı sanki Diyarbakır bu topluluğun başkenti gibi hareket etmektedirler. Savaş bitmeden bu iş çözümlenemez sözünü söylemeden çekinmemektedirler.
 
Bu devletin bayrağı, dili, vatan toprakları ve sevgisi sanki yokta, kendi bayrağı dili bu topraklar kendilerininmiş gibi beyanlar vermeleri! Beyler aklınızı başınıza toplayın bütün partilerin zaman kaybetmeden sen ben davalarını unutup bütün dünyanın hasret ile izlediği cennet vatanın halkının birlik beraberliği mutluluğu için çalışma yaparak el ele vermeleri.
 
Saygılarımla.

TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.