Çıkar Amaçlı Siyaset Ve Toplum Üzerindeki Etkileri
Kıymetli okurlarım bugün sizlerle siyasetin o hepimizin bildiği ama bazen görmezden geldiği bir yüzünü konuşmak istiyorum. Teoride baktığınızda siyaset milletin hayrı ve memleketin selameti için yapılır. Ancak sahaya indiğimizde 30 yıllık bir gazeteci ve cemiyet hayatının içinde olan bir kardeşiniz olarak görüyorum ki durum her zaman kağıt üzerindeki gibi olmuyor. Çıkar amaçlı siyaset dediğimiz o meşhur mesele maalesef toplumun genel yararının önüne kendi küçük hesaplarını koyanların oyun alanına dönüşmüş durumda. Bu anlayışta mesele memleket meselesi değil kendi dükkanını yürütme ve kendi grubunu zengin etme meselesidir.
Biliyorsunuz ülkemizde özellikle 1980 sonrasında bu işler iyice belirginleşti. Büyük şirketler odalar ve birlikler kendi çıkarlarını korumak için Ankara yollarını aşındırmaya başladı. Kimi lobi yapar kimi seçim zamanı kesenin ağzını açar kimi de medyayı kullanarak kendi istediği kararı çıkartmaya çalışır. Hatta bazen işi yatırımları durdurmakla ya da kamuoyu baskısıyla korkutmaya varanlar olur. Tabii bu durumun en acı tarafı parası ve gücü olanın sesinin çok çıkması garibanın ve küçük esnafın ise sesinin hiç duyulmamasıdır.
Bazıları diyor ki efendim bu durum çok sesliliktir ve herkes sesini duyurur. Evet kağıt üzerinde bu bir dengedir ve siyasetçiye teknik konularda bilgi de verir ama kazın ayağı her zaman öyle değil. Eğer bir yerde sadece zengin ve örgütlü grupların dediği oluyorsa orada gerçek bir adaletten söz etmek zorlaşır. Rant kollama dediğimiz o olay yani yeni bir değer üretmek yerine mevcut pastadan en büyük dilimi kapma yarışı en çok bizim gibi alın teriyle geçinen insanlara zarar veriyor. Kamu ihalelerinde dönen dolaplar imar oyunları ve sadece bir kesimi zengin eden teşvikler siyasal sistemi yozlaştırıyor.
Bakın dünyada yapılan araştırmalar bile gösteriyor ki sıradan vatandaşın siyasi kararlar üzerindeki etkisi neredeyse sıfıra inmiş durumda. Sadece parası olanlar düdüğü çalıyor. Bizim ülkemizde de maalesef bazı çıkar grupları ile siyasi yapılar el ele verdiğinde devletin o şefkatli devlet baba yüzü gidiyor ve yerine birilerinin işini takip eden bir aracı kurum geliyor. Sonuçta olan yine bizim uzun vadeli geleceğimize ve doğamıza oluyor. Kısa vadeli karlar için ormanlar ve madenler talan ediliyor ve siyaset sadece bizimkiler kazansın mantığına sıkışıp kalıyor.
Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki siyasetin içinde çıkarın tamamen bitmesi belki insan doğası gereği mümkün değil ama bu kadar başıboş bırakılması da kabul edilemez. Siyasette şeffaflık gelmeden ve kimin kime ne desteği verdiği açıkça belli olmadan bu çark hep güçlüden yana döner. Bizim görevimiz ise her zaman doğruları söylemek ve milletin hakkını her platformda sonuna kadar savunmaktır.
Çıkar amaçlı siyaset halka ne zarar verir, Siyasette rant kollama nedir, Mustafa Kaplan köşe yazıları, filaş haberleri, Siyasal yozlaşma nasıl önlenir, Lobi faaliyetleri demokrasiyi nasıl etkiler, Türkiye'de siyaset ve sermaye ilişkisi nasıldır,
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.