El-Fitnetu’l-Kübrâ: İblisin Bu Dünyadaki Yüzü
İslam tarihinin en acı sayfalarından biri olan El-Fitnetu’l-Kübrâ yani Büyük Fitne tabiri, bugün modern zamanların en büyük istikrarsızlık kaynağı olan ABD politikaları için yeniden vücut buluyor. Tarih tekerrürden mi ibaret bilinmez ama bir gerçek var ki; o da Amerika var oldukça dünyaya huzurun uğramayacağıdır. Yüzyıllar boyunca sömürgeci güçlerin laboratuvarı haline getirilen Ortadoğu, bugün Donald Trump’ın şahsında tecessüm eden pervasız bir şirket mantığı ile karşı karşıya kalmıştır. Trump için dünya bir barış masası değil, kâr marjının maksimize edildiği bir borsa salonudur. Bu salonda dökülen her damla kan, petrol varillerinin veya silah anlaşmalarının hanesine kazanç olarak yazılmaktadır.
ABD'nin bölgedeki varlığı hiçbir zaman iddia edildiği gibi demokrasi getirme masalıyla ilgili olmamıştır. Bu durum tamamen emperyal bir tutumun, bitip tükenmeyen bir ekonomik hırsın ve jeopolitik tahakkümün sonucudur. Dün Irak’ta kimyasal silah yalanıyla milyonları katleden zihniyet, bugün Trump’ın ağzından dökülen Önce Amerika sloganıyla tüm dünyayı ateşe atmaktan çekinmiyor. Trump’ın pervasızlığı sadece üslubundan değil, uluslararası hukuku hiçe sayan ben yaptım oldu tavrından kaynaklanmaktadır. Kudüs'ü İsrail’in başkenti ilan etmesinden tutun da bugün İran’a yönelik doğrudan saldırı emirlerine kadar her adım, bölgedeki fay hatlarını kasten tetiklemektedir.
ABD’nin Ortadoğu politikasının merkezinde, İsrail ile kurulan sarsılmaz ve sorgulanamaz ittifak yatar. Trump dönemiyle birlikte bu ilişki, kapalı kapılar ardındaki bir lobi faaliyeti olmaktan çıkıp açıkça bölge halklarının kaderini hiçe sayan bir teslimiyet belgesine dönüşmüştür. İsrail’in genişlemeci politikalarına verilen sınırsız destek, Yüzyılın Anlaşması adı altında sunulan ama aslında Filistin halkının idam fermanı olan projeler hep bu kirli iş birliğinin ürünleridir. İran’a yönelik son dönemdeki operasyonlar ve askeri hareketlilik, bu iki gücün bölgedeki tüm aktörleri etkisiz hale getirerek kendilerine dikensiz bir gül bahçesi yaratma arzusunun sonucudur. Ancak unutulmamalıdır ki bu fitne sadece bölgeyi değil, bütün dünyayı içine çekecek bir yangına gebedir.
Dünya halkları olarak görmemiz gereken gerçek şudur: Amerikan emperyalizmi ayakta kalmak için krizlere, savaşlara ve düşmanlara ihtiyaç duyar. Ortadoğu’daki ortalığı karıştırıcı politikalar birer hata değil, bizzat kurgulanmış birer stratejidir. Donald Trump ve benzeri figürlerin pervasızlığı, bu devasa fitne makinesinin sadece görünürdeki dişlileridir. Bu makine durmadıkça, emperyal hırslar dizginlenmedikçe ve İsrail ile yürütülen bu tek taraflı iş birliği son bulmadıkça Bağdat’tan Şam’a, Gazze’den Tahran’a kadar hiçbir yerde çocuklar huzurla uyuyamayacaktır. Huzur, Amerika’nın bölgeden elini çektiği gün başlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Mustafa Kaplan, Amerika dünyada huzur bırakır mı, Büyük Fitne nedir, Donald Trump Ortadoğu politikası nasıl, ABD İsrail iş birliği neyi hedefliyor, Amerikan emperyalizmi neden savaş ister, Ortadoğu'da barış nasıl sağlanır, Trump İran hamlesi ne anlama geliyor, Filistin halkının kaderi ne olacak
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.