Zuhal KİLER


Fert ve Toplum Hayatı

Fert ve Toplum Hayatı


İnsan,yaratılışı gereği kendi yaratıcısı ile yakınlık kurma ihtiyacı hisseden bir varlıktır. Bütün ilahi dinlerde yer alan ve yaratıcısına  yakınlık sağlamaya vesile olan kurban ibadeti de bu yollardan biridir.

Kurban ,fert ve toplum hayatı açısından çok çeşitli işlevi olan mali bir ibadettir.Kurban kesmekle dinimizin bir emrine uyulmakta ,sağlıklı,önemli ve değerli bir mal yaratıcısına feda edilmekte  ve böylecede insanlar Allah’ın emrine uyma ve cömert olma alışkanlığını kazanmaktadırlar.

Kesilen kurbanların dinimizde gerçek manada değerlendirilmesi,israftan kaçınılması,gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması sosyal bünyemizde insani ilişkiler bağlamında faydalı neticeler ortaya çıkarmaktadır.

Kurban ibadetimizin yerine getirilmesiyle ,besiciliğin teşvik edildiği,işsizlere iş sahasının açıldığı,pazarlara bir hareket getirildiği de sosyal  ve iktisadi  bir gerçekliktir.

Kurban ,can da dahil olmak üzere ,bir müminin yeri geldiğinde bütün varlığını da Allah yolunda feda etmeye hazır  ve muktedir olduğunun sembolik göstergesidir.Bu ibadetimiz ,kendisinden hedeflenen insani ve sosyal manalar özümsenerek ifa edilmelidir.

Evet biz Müslümanlar bu günkü  şekliyle  kurban ibadetini ,Hz. İbrahim (a.s)ile  öğrenmiş ve uygulamayı  başlatmış durumdayız.Hz. İbrahim’in en değerlisini yani oğlu Hz. İsmail’i Rabbine kurban edişiydi başlangıç.Eğer bir oğlu olursa en değerli varlığını Rabbine kurban edecekti ,akit buydu ve Rabbi onu geri çevirmemişti en değerlisi olan varlığı Hz .İsmaili ona hediye etmişti . Zamanı geldiğinde verdiği söz hatırlatılınca da ahid yerine getirilmeliydi oda bunu yerine getirdi .En değerli varlığı İsmail’di ve İsmail kurban edilmeliydi.

Hz. İbrahim hiç tereddüt etmeden oğlu ismail’e anlattığında söz yerine getirilmeli kararı alınmıştı. Kur’an-ı Kerimde  şöyle haber verilmektedir ‘’İbrahim ,Ey Rabbim!Bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’’,dedi.Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.

Onlar bu teslimiyetleri karşılığında Rabbleri tarafından ödüllendirildiler.’’Ey İbrahim,ahdine gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız’’’’Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.’’(İsmail’e karşılık )büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisinden sonra gelenler arasında ona güzel bir nam bıraktık.Selam olsun İbrahim’e, ‘’İşte biz iyi insanları böyle ödüllendiririz,Çünkü o mümin kullarımızdandır’’ (Saffat,100-111)

İşte  burada asıl durum teslimiyettir.Teslimiyet, kalbin bir fiili olup Allah  tarafından haber verilen hususlarla alakalı şüphelerden,ilahi emirlere ters düşen nefsani arzulardan kurtulmaktır.

Teslimiyet hali ,itimad duygusu sayesinde gerçekleşebilir.Bu ise itimad edilen varlığın,her yönden kendisine güvenebilecek bir vasıfta olmasını gerektirir.

Bu sebeple kulun Allah’a teslimiyeti,Allah hakkındaki bilgisi ve O’na olan imanı nisbetindedir.Teslimiyet ,kulluğun özünü oluşturması bakımından Kalbin Allah’a olan en mühim yönelişidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde, şöyle buyurmaktadır;

 ‘’Hayret edilir müminin haline.Üzücü bir olayla karşılaşsa sabreder kazanır,sevindirici bir olayla karşılaşsa şükreder yine kazanır. Yani mümin bu özel vasfı sayesinde her olayı hakkında hayra çevirebilir.Böylece tevekkül ve teslimiyeti ona hep kazandırır,hiç kaybettirmez.’’(Müslim, Zühd, 64)

Yüce Allah’a teslim olmak ,(Gerçek anlamda )inananlar, ancak o kimselerdir ki Allah’ın adı anıldığı zaman yürekleri titrer, O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman,(bu)onların iman nurlarını artırır.Ve Rablerine güvenirler.’’(Enfal:2) ayetiyle bildirildiği gibi,imani olgunluğa erişmenin sırrı ve anahtarıdır.

Bu olgunluğa erişen bir mümin;her insanın Rabbimiz’e muhtaç olduğunu bilip,Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını anlayarak bedenini ve ruhunu Allah’a emanet eder ve O’na teslim olur.

Yani bütün mesele  İbrahim olabilmektir .

Candan canandan vazgeçmektir,

Sonsuz bir teslimiyettir.

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN