İbrahim Özoral
Hainlerin yaptıkları sanki görünmez, büyülü eller tarafından cezasız kalmaya affedilme sinyalleri vermekte! Bu güçler yedi düvelin yıkamadığı bir ulusu yavaş yavaş hileli oyunlarla nerelere çekilmeye çalışılmakta. Bu yapılanlar affedilir mi?
Affedense bu vebali nasıl sırtlayacak, Tarihe yapılanların hataları nasıl geçirilecek. Tutturulmuş Kürt halkının hakları. Hangi hakları yüzlerce sene kan bağları ile birleşmiş kardeşçe yaşamış aynı bedenlerle can can olmuş insanları nifak sokarak bir birine düşman etmeye, paçalamaya, bölmeye çalışan güçler gözler önünde değil mi?
Kimin hakkı kaybedilmiş, eğer kaybedilmişse o yörenin ağlarında, şehlerinde, şıhlarında kabahat. Çünkü sosyal adaleti yıkan onlar. Devletin her kademesinde hizmet veren kürt asıllı kardeşlerimiz en yüsek kademelere kadar çıkmışlardır. Milletvekili, Bakan, Başbakan, Devlet başkanı, Hakim, Savcı, Vali, daha sayamadığım her meslekten vazife görmekteler. Bu mu haksızlık bu mu adaletsizlik, her gün mağlum parti başkanı omuzlarının üzerine astığı renklerle Kürt bayrağı taşıtmaktan sıkılmıyor mu Onaların derdi nedir?
Meliste ettiği yeminler,gözler önündeyken Aposuz çözüm olmaz sözünü nasıl söylemekte. Kendini bilmez sözüm ona sahte kürt haklarını arıyormuş gibi TV Programlarında utanmadan ahkam kesen bazı Gazeteci ve aydınlar sözüm ona neyin açılımını dile getirmekteler. Bu vatan satında çeşitli ırktan insanlar var. Biri çıkıpta ben açılım istiyorum diyor mu? oratada PKK ve Anarşiyi önlemeye çalışan Devletin Askeri, Jandarması, Polisi.
Deynek Her Tarafından Balçıklı çamura bulaşmış, tutulacak ucu kalmamış. Yapılması gereken önlemler laf ile kalmamalı. Bu ulus bayarığını şerefleriyle kazanmış onu yurt satında dalgalandıracak ve indirmeden tutacaktır. Bir çok haritalar görüyoruz ulusumuzun bir kısmı Kürt devleti olarak gösteriliyor. Buna hala mı seyirci kalacağız, hala mı susacağız. Bu topraklar uğruna Şehit olmuşların ve Gazilerimizin vebalini kimler yüklenecek. Ekilen bu kin nefret nasıl düzeltilecek bunun bir şartı var, sosyal adalet, İş, Geçim rahatlığı, Huzur ve yaşama güvenci. Partilerin tümünün ivedilikle sen ben kavgasını unutup gereken her önlemi almaları.
Halkın gözleri önünde birlik beraberlik şeref sözü vermeleri işte o zaman ne anarşi kalır, nede sahte açılım.
Saygılarımla.
Haftanın Şiiri;
İçim Bir Gülistan Olur, Bana Bir Gül Takan Olsa
Ummanları dolaşırım, yanım sıra akan olsa.
Ah içinde neler bulur, gözlerime bakan olsa.
Gönlüm köşedeki bir fener, akşamları bir kibritle yakan olsa.
Bir ay sonra buluşmak üzere güzellikler dilerim.



