Tarih: 12.12.2012 14:08
Güncelleme: 12.12.2012 14:08
M.Mustafa Karayün
Efendim Büyükçekmece gündemini nicedir işkal eden “Yat Limanı” tartışmasına yeni bir boyut daha geldi. Bazı gazetecilerimiz “yat limanını benden başkası yazamaz” gibi yazılar yazdı. Oysa devletin herhangi bir kişiye veya zümreye böyle bir hak verdiğini hele de bu tür basın özgürlüğünü zedeleyici hareketleri desteklediğini zannetmiyoruz! Bu gibi çabaları anlamakta da zorluk çekiyoruz!
Kaldı ki, biz 2,5 yıl önce Büyükçekmece Ak Parti Belediye Meclis Üyesi İlyas Çakır Bey ile yaptığımız röportajı manşet haber olarak yayınlarken ve Sayın Çakır’ın “Buraya yat limanı olmaz, Büyükçekmece koyu mahvolur” feryatlarını yayınlarken neredeydin diye sormaktan da kendimizi alamıyoruz.
İnsan, 'Büyükçekmece’ye sahip çıkmanın belediye başkanıyla ters düşünmekle bir alakası var
mı?” diye de düşünmeden edemiyor hani!
Kendisine bizi kavgasına dahil etme çabalarının karşılık bulmayacağını ve bizi bu kavgasına dahil etmemesi gerektiğini bu satırlardan açıkça ifade etmek istiyoruz. Bizim gazetecilik anlayışımız buna müsait değildir. Her gün tekzip yayınlamakla, davalar kaybetmekle, ters düşüldüğü için birilerini günah keçisi yapmaya çalışmakla iyi gazeteci olunuyorsa bu konuda kendisine diyecek bir sözümüz yoktur.
Derdimiz kimseyle polemik yaşamak değil, derdimiz kimseyi aşağılamak da değil, “ben günlük çıkıyorum, ben yazdın mı adamı darmadağın ederim, yaza yaza hükümeti düşürürüm” havalarına ve başkalarının emeklerini küçümsemeye gerek yok. Açıkçası biz, günlük gazete olup günde 5 tane yerel haberle gazete çıkaracağımıza, haftalık 70 haberle gazete çıkarmayı tercih ederiz, ediyoruz.
Her neyse gelelim sonuca. Her şeye rağmen halen daha değer verdiğimiz, baba dostu olduğunu hatırımızdan çıkarmadığımız bu gazetecimizden ricamız; aksiyon seven biriyse bu aksiyonu meslektaşlarında değil, hırsızda, uğursuzda, dolandırıcılarda aramasıdır. Kendi şahsi kavgalarına başkalarını çekmemesidir. Yine naçizane deriz ki, olmayan bıyığı yeşile boyamak kolaydır; önemli olan mevcut suratı kırmızıya boyamamak, insanlar karşısında mahcup duruma düşmemektir.
İnsanın silgisi kaleminden çabuk bitiyorsa yanlışı çok demektir. Bir gazeteciye de yazdığı haber sayısından fazla dava açılıyorsa kendini gözden geçirmesi tavsiye edilir. Naçizane kardeş tavsiyesidir söylediklerim. Sürçü lisan eylediysek affola.



