Hayal et! Kan, kin davaları kaldırılmış.
Kadın kocasını yanına yaklaştırmadı.
'-Sen de erkek misin? Kardeşinin kanını yerde bıraktın!' diye başının etini yedi, durdu!
Sonunda adam...
Pek çok ailenin değişik nedenlerle yaşadığı derin acıya duyarsız kalamayız!
Çoğunluğa göre neden ve çözüm:
'-İdam.'
'-Töre, Çevre baskısı?' Nihayet çevre değişebilir!
Başka farklı ne çözüm olabilir?
Taraflar, kucaklayıcı biri veya fikirle barışabiliyorlar.
Resmi olarak denetlenen, Eşraftan barıştırma, koruma heyetleri daha başarılı olabilir.
Sonra, Biz kanlımızı öldürünce, onların da bizden birine kıymak zorunda olduğu şuuru.
Kısaca, 'ellerimle evladımın sebebi olacağım.' fikri oluşması...
Medya, eğitim kurumlarında daha sık işlenebilir.
Ve, Kan davasının toptan kaldırılması.
Olur mu? Örnek:
'Ashabım!
Cahiliye dönemindeki bütün kan, su ve mal davaları, kıyamet gününe kadar şu ayaklarımın altındadır.
Kaldıracağımız ilk kan davası, Amir b. Rebîa b. Abdülmuttalib'in kan davasıdır. O süt annede bir çocuktu. Hüzeyl, onu öldürdü.
Ey İnsanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yalnızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı baba sorumlu tutulamaz, suçlu babadan dolayı evlat da sorumlu tutulamaz.
Burada bulunanlar sözlerimi bulunmayanlara iletsin.'
Tüm müminlerin adına, iletiyoruz Ey Nebi(sav).
Peygamberimiz (sav), bu acınızı yaşayan biri olarak ilk önce minik akrabasının kanını ve tümünü kaldırmıştır.
Ne mükemmel.
Bu büyüklükte af, hangi gönülde var?
Ahirette de hesabı sorulacak, ayrı.
Hem dünyada bile eden-bulur sırlı olayları izledik:
'Var sonunu seyreyle '
Aslında, Evladınıza şefkaten ve Peygamberimizin emridir diye Allah Celle için af yolunu seçmek veya Ona havale etmek sizin ve ailenizin büyüklüğünü, gerçek İman ve sevgiye yakınlığınızı gösterir.
Ne güzel olur.
Allah nasip etsin.
Hastahane duvarına yazılmış çarpıcı bir şiirle sırlayalım:
Bütün hayallerimi öldürdün sen
Arka bahçesi ceset dolu içimin.
Muhabbetle kalın.