Rüzgar BÜYÜKTANKAYA
Her Hayat Bir Roman 11.Bölüm
Sürgünü çıkan öğretmen gider gitmesine de Armatörün torunu delikanlı tarafından tehdit altındadır. Delikanlı Armatörün torununa 'bu sürgünü sen çıkarttın öğretmen geri gelecek hem de gönderdiğin gibi geri getireceksin' der.
Armatörün torunu içinden çıkılmaz hal alan bu durum karşısında şaşkındır ne yapacağını bilemez.
Bir akşam delikanlı çok içmiştir eve gelir Armatörün torununun başına silahı dayar 'vali beyi arayacaksın öğretmen bizim aile dostumuzdur sürgünün kaldırılmasını istiyorum eşimle böyle bir ilişkisi yoktur dedikodudan ibarettir diyeceksin' der. Genç kadın çok korkmuştur korkudan titrer elleri ayakları eser ağlamaya başlar 'bunu benden isteme ben yalan söyleyemem vali beye nasıl böyle bir yalan söylerim' der. Delikanlı elindeki silahın mermisini ağzına verir şimdi ara “der. Armatörün torunu korkak ürkek titreyen sesle arar telefona çıkan görevliye 'vali beyle önemli bir konuyu görüşmek istiyorum' der. Vali bey aileyi tanıdığı için telefon görüşmesini kabul eder. Armatörün torunu ne isteniyorsa aynılarını vali beye söyler lakin koskoca vali bey olayları inceleyip emin olduğu için genç kadını tersler 'siz devlet memuru eşisiniz bu konuşma size hiç yakışmadı biz neyin ne olduğunu biliyoruz bu sürgün durdurulamaz' der.
Genç kadın ağlayarak 'bundan fazlasını yapamam duydun işte vali beyin söylediklerini 'der.
Delikanlı genç kadının başına bir kurşun sıkar Allahtan kadın başını eğdiği için kurşun kulağının yanından geçmiştir. Allah mı korumuş ne diyelim sevgili okurlarım. Çocuklar bu seslere uyanır ağlarlar Armatörün torunu çocuklarıyla ilgilenir bu arada delikanlı bir süre sonra sızar uyur.
Armatörün torununa sabah 'bir an önce boşanıyorsun' der delikanlı.
Armatörün torunu her gün eve alkollü gelen genç adamın baskılarına dayanamaz. Bir gün Armatörün torunu giyinir yola koyulur çocuklarını komşuya bırakan genç kadın resmi daireye eşinin yanına gider. Odasının kapısına tıklar içeriden gelen ses delikanlının sesidir 'gelll' der. Armatörün torununa niye geldin der genç adam. Armatörün torunu 'boşanma davası açıyoruz onun için geldim “der. Genç adam' hemen eve git boş konuşma' der. Bu arada odadaki panoya iliştirilmiş öğretmenin resmini gören Armatörün torunu bir kez daha yıkılmıştır. Armatörün torunu delikanlının ne yapmaya çalıştığını anlamamıştır ısrarlı olduğunu göstermek için 'o dilekçe bugün yazılacak' der genç kadın. Armatörün torununun kesin kararlı olduğunu gören delikanlı 'tamam o zaman ben anlaşmalı dilekçe hazırlar getiririm sende imzaların' der.
Genç kadın eve gelir eşi akşam dilekçeyi hazırlamıştır dilekçede Armatörün torunu hiçbir nafaka almayacak herhangi bir tazminat istemeyecek çocukların velayetini de delikanlıya verecektir. Armatörün torunu boşanma dilekçesini görünce şaşırır delikanlıya 'bari çocuklarımın velayetini bana ver' der. Delikanlı 'sen beni dinle biz boşanıp yine birlikte yaşayacağız ben öğretmenin tayinini tekrar memlekete alacağım adını temizleyip bu nikâhı yine sana yapacağım' der. 'Bir yıl en fazla ondan sonra nikâh yine senin' der.
Genç kadının elinden artık bir şey gelmemektedir. Kabul eder durumu. Bir gün ilçenin hâkim beyi savcı hanımı tanıdıktırlar hâkim bey İstanbulludur Armatörün torununa sahip çıkarlar Hâkim bey Armatörün torununu telefonla arar 'bu dilekçeyi işleme koyamam ben sizin geleceğiniz ne olacak iki çocuk annesi nafaka dahi almadan boşanamaz perişan olur ileride nafaka almadığınız için çok pişman olursunuz hiç değilse tazminat alın' bunları size söylemek insanlık vazifem ' der.
Armatörün torunu yoğun baskı altında olduğunu hâkim beye anlatır sizde bizim yüzümüzden sorun yaşamayın sayın hâkimim onun dediği gibi olsun der. Ertesi gün hâkim bey Armatörün torunuyla delikanlıyı ve çocukları görmek ister giderler. Hâkim bey tabloyu görünce 'ben bu aileyi nasıl boşarım bunu nasıl yaparım şu çocuklara nasıl kıyarım onların hayatlarını nasıl karartırım' der. Hâkim bey başını iki avucunun içine alır 'bana bunu yaptırmayın' der. Delikanlı pişkin pişkin hâkim beye 'biz boşanıp yine aynı evde yaşayacağız siz merak etmeyin sayın hâkimim' der. Hâkim beyi inandıramamıştır tabi çocukça bir konuşmadır. Hâkim bey Armatörün torununu kurnazlıkla boşamaya çalıştığını anlamıştır delikanlının. Dilekçe işleme konulur artık gitme vakti gelmiştir. Armatörün torunu çocuklarıyla İstanbul’a gider. Bir süre sonra delikanlı çocuklarını görmek ister. İstanbul’a gelir çocuklarını alır memlekete geri döner. Armatörün torunundan çocukları koparmıştır. Genç kadın işe girer bir ay iki ay derken her geçen gün çocuklarının yokluğunu daha fazla hissetmektedir.
Boşanma davasının tarihi yaklaşmıştır genç kadın aldığı maaşıyla çocuklarına dayanamadığından memlekete bir otobüs bileti alır. Delikanlıyı arar 'çocuklarımı görmeye geleceğim' der. Delikanlı 'buraya sakın gelme seni öldürürüm' der. Genç kadın ne olursa olsun gitmeye kararlıdır. Annesini arar 'ben gidiyorum ama beni öldürmekle tehdit ediyor' der. Genç kadın otobüse biner yolda polis otobüsü durdurur kimlik sorar genç kadın kimliğini verir polis memuru 'ölümle tehdit ediliyormuşsunuz ailenizin şikâyeti var' der. Armatörün torunu durumu anlatır 'ben reşitim ve çocuklarımı görmem gerekiyor' der. Polis memuru reşit olduğu için Armatörün torununu bırakır. 24 saatlik bir yolculuktan sonra genç kadın memlekete gelir. Otobüsten İner önceden oturduğu eve gelir ki ne görsün evin çatısı açılmış gökyüzünü görmektedir eşyalar bahçeye çıkarılmış bir tadilat vardır ne çocuklar nede başkası yoktur. Genç kadın bir süre bekler komşularına çocuklarını sorar.
Delikanlının çocukları köye gönderdiğini söylerler. Genç kadın çocuklarını çok özlemiştir köyde herhangi bir akrabaları yoktur çocuklar kime gitmiş olabilir diye düşünürken delikanlı gelir Armatörün torunun görünce 'gülerek işte adamı böyle geri getirirler' der. Armatörün torunu çocuklarını sorar delikanlı 'sana ne niye soruyorsun' der. Genç kadın çocuklarını görebilmek için yalvarır delikanlı “gelmişken boşanırsak çocuklarını getiririm' der. Armatörün torunu kabul eder. 'Tamam, boşanıyoruz yeter ki çocuklarımı göreyim' der. Ertesi gün çocukları köy muhtarının yanına gönderen delikanlı çocukları alır getirir. Armatörün torunu çocuklarının perişan halini görünce çok üzülür içi kan ağlar elinden bir şey gelmemektedir. Çocuklarına sarılır inşaat halindeki evde uyurlar. Çocuklarını yıkar temiz kıyafetler getirmiştir onları giydirir.
Delikanlı bir anlaşma yapar 'boşanalım yine burada kal çocuklarına bak' der. Genç kadın çocukları için kabul eder. İnşaat halindeki eve ustalar gelip gitmektedir ustalara yemek yapar çay yapar yardım eder genç kadın yeter ki çocuklarımdan ayrılmayayım diye delikanlı ne istiyorsa yapar. Neyse ki ev tamamlanmıştır eşyalar yeniden eve yerleşir. Boşanma tarihi gelmiştir. Mahkemeye giderler ve boşanırlar. Bir gece delikanlı eve gelir genç kadına 'bak bir durum var onu bekliyorum inşallah olmaz gelmez tekrar sana nikâh yaparım' der. Öğretmen tarafından tehdit edilmektedir boşanacaksın ve benimle evleneceksin yoksa senin tüm hayatını kariyerini bitiririm diye delikanlıyı öğretmen tehdit etmektedir. Delikanlı 'inşallah gelmez gider tekrar evleniriz' der. Maalesef delikanlının istediği gibi olmamıştır. Metazori bir evlilik gerçekleşecektir öğretmeni sevdiğini sanan delikanlı aslında bunun sevgi olmadığını Armatörün torununa duyduğu sevginin aşkın gerçek sevgi olduğunu yıllar sonra anlar. Oraya da geleceğiz sevgili okurlarım.



