Tarih: 29.06.2015 14:11
Güncelleme: 29.06.2015 14:11
Nesrin Masarifoğlu
Üzerine onlarca şiirin yazıldığı, insanlığın ve kainatın varoluş sebebi SEVGİ. Romanların en yakıcı konusu, şimdilerde dizi senaryolarının en güçlü teması, sanat eserlerinin ilham kaynağı, uğruna nice canların yakıp kavrulduğu SEVGİ.. Çağlar boyu gelen insanlık varolduğu sürece olması gereken SEVGİ. Kainatın yaratılma insanlığın varoluş sebebi SEVGİ. Özden gelen öze inen, ruhları kuşatan insan olmanın en önemli gereği SEVGİ.
En masum katışıksız en samimi duygu, bizi ayakta tutan bir enerji, bütün varlıkların yapı taşı, manevi alemde ilahi aşkın zirvesi SEVGİ. Ruhun derinliklerinde yaşanan SEVGİ nin asıl ve tek kaynağına ulaşmaya çalışan orada en büyük sevgiye en ilahi aşka Allah sevgisine ulaşır. İşte SEVGİ o zaman anlam kazanır gelip geçici bir heves olmaktan çıkar ruhu sarar sarmalar. Ruhun en önemli gıdası olur. Allah sevgisi ve ona mutlak teslimiyet onun tecellilerine karşı olan muhabbeti artırır. Kişi Allah'ın yarattığı kainat ve içindekilerini Allah rızası için severken tüm nimetleri bizlere bahşeden yaratıcıya da derin bir muhabbet besler. İşte o zaman Allah'ın yarattığı her şeye duyulan sevgi ve muhabbet ile kişi ne çevreye ne de insanlığa zarar verir.
En masum katışıksız en samimi duygu, bizi ayakta tutan bir enerji, bütün varlıkların yapı taşı, manevi alemde ilahi aşkın zirvesi SEVGİ. Ruhun derinliklerinde yaşanan SEVGİ nin asıl ve tek kaynağına ulaşmaya çalışan orada en büyük sevgiye en ilahi aşka Allah sevgisine ulaşır. İşte SEVGİ o zaman anlam kazanır gelip geçici bir heves olmaktan çıkar ruhu sarar sarmalar. Ruhun en önemli gıdası olur. Allah sevgisi ve ona mutlak teslimiyet onun tecellilerine karşı olan muhabbeti artırır. Kişi Allah'ın yarattığı kainat ve içindekilerini Allah rızası için severken tüm nimetleri bizlere bahşeden yaratıcıya da derin bir muhabbet besler. İşte o zaman Allah'ın yarattığı her şeye duyulan sevgi ve muhabbet ile kişi ne çevreye ne de insanlığa zarar verir.
SEVGİ evrensel bir kavramdır aynı zamanda tüm yaratılanların ortak lisanıdır. Sevgiyi ifade etmek için konuşmaya da gerek yoktur yüreğinizin yansıması beden dilinize etki eder siz değil gözleriniz bedeniniz konuşur. Sevgi içten gelen yürekten akan bir duygudur. Sevgi insanlığı birbirine bağlama kenetleme noktasında çok güçlü bir irtibat zinciridir.
Günümüzde maalesef gerçek sevgilerin yerini sözde koşullu sevgiler almış. Şöyle bir bakın etrafınıza insanların büyük bölümü ruhlarındaki sevgiyi öldürmüş; karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan manevi derinliği olmayan kaynağı maddi değerler olan bağlar sevgi sanılmaya başlamış. Karşılıklı yapılan hatalar merhamet, hoşgörü ve bağışlama yoksunu tutumlar içerisinde yerini öfke kin ve nefrete bırakarak kopmalara savrulmalara sebebiyet vermiş. Oysa sevgi kişinin yalnızlık , ayrılık duygusunu yenmeye yardım eden onu ruhsal travmalardan koruyan tesirli bir iksir. Yaşam ve mutluluk reçetesinin en önemli ilacı.
Cehendem korumak için önce 'Ümmetii ümmeti' diyen bir sevgilinin sevgisi uğruna bu kainat yaratılmış iki cihan serveri sevgili Peygamberimiz ümmetini düşünürken; yine saadet asrının birinci halifesi Hz.Ebubekir '“Allah’ım! Benim vücudumu o kadar büyüt ki, yarın ahirette cehenneminde başkalarına yer kalmasın.” diyerek şefkat ve sevginin en büyük önderleri bizleri düşünürken biz niye bu kadar sevgisizlikte boğuluyoruz. Bize ne oluyor böyle .
Toplumda karşılıklı sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü, birbirimize tahammülü tesis etmek dillere inancımızın gereği olan sevgi ve hoşgörü dilini yerleştirmek için nasıl bir çalışma yapalım ruhlara nası bir bakım uyguluyalım ki gerçek sevgi; kin ve öfkeye, kibire aşağılamaya dolayısyla ayrılıklara, savrulmalara, kamplaşmalara dönüşmesin. Bu kadar yozlaşmanın önüne geçmek bireysel gayretlerle de olacak gibi değil bu konuda toplumun tüm kesimleri ortak çalışmasına büyük ihtiyaç var.
Ne güzel demiş Yunus Emre “ Yaratılanı severim, Yaradandan ötürü. “



