Tarih: 13.09.2011 10:53 Güncelleme: 13.09.2011 10:53

M.Mustafa Karayün

Benim kalemimin ayarının olmadığını söyler sevgili Şengül Selvi ablam, argoya kaçtığımdan ötürü kulağımı çeker arada bir ama kusura bakmayın ama yapacak hiç birşey yok. Köpeğe başka ne denir? Hoşt denir öyle değil mi? bir toplantıda ayağa kalkıp, kendini aydın zanneden yalaka, örümcek kafalı herifin biri, “Türkler Kürtlerin efendisi olmadığını anlamalı artık” dedi. Kürt arkadaşların yoğunlukta olduğu bir toplantıda, Türk asıllı olduğunu söyleyen bu herifin Ermeni olduğunu düşünüyorum. Kürtleri galayana getiren konuşmasıyla birden bire toplantının seyrini, “Türk-Kürt” tartışmasına çeviren şahıs, toplantıda hararet yükseldiğinde ise, hiçbirşeyden haberi yokmuşçasına kenara çekildi.
 Yere zamana göre renk değiştiren ermeni soyundan geldiğini düşündüğüm bu arkadaşın amacının misyonerlik olup olmadığından da şüpheliyim. Ülkemizi bölüp parçalamaya çalışıyor olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmak gerektiğini düşünüyorum.
 Bu arada bizleri toplantıya davet edende Kürt bir iş adamıydı hiç gocunmadık, efendisi olduğumuzuda düşünmedik, nezaketle yapılan davete, saygıyla katıldık, ortalığı karıştıran Türkiye düşmanı olduğunu düşündüğüm vatandaşında, onun gazıyla talihsiz konuşmalar yapanlarıda muhatap almıyorum, iş adamımıza nazik daveti için teşekkür ediyorum.

Hayatla Dansta Azrailin Ayağına Basmak
Yaşamak yada yaşamamak işte bütün mesele bu.  İnsan büyüdükçe ve büyüttükçe çevresini, daha fazla insanın öldüğünün farkına varıyor. Birer birer gidince sevdikleri, daha fazla düşünmeye başlıyor ölümü. Çokları korkuyorda olabilir. Bence Ölüm dediğin nedir ki, bin yıl yaşasa dahi insan oğlu eninde sonunda dört kol üzerinde, imamın peşinden gitmeyecek mi? Elbette yüreği yanıyor insanın, daha genç ölen bedenleri gördükçe.

 Daha dün rahmetli Mahmut Bahadır’ın cenazesindeydik. Nur içinde yatsın eşinin duaları çınlıyor hala kulaklarımızda. Genç yaşta göçüp giden kocasına, çocuklarının yetim kalışına isyan etmiyordu genç kadın, “ mekanın cennet olsun Mahmut” diyordu “ Peygamber Efendimiz komşun olsun” diye haykırıyordu.
 
 Dün gece acı acı çaldı telefonum, ölümlü bir kaza olduğunu ve araçtakilerin gencecik çocuklar olduğunu söyledi  telefonun ucundaki ses. Arkadaşlarının doğum günü partisi  için araba kiralamıştı 2 kız 3 erkekten oluşan kafile. Pasta kesilip, oyunlar oynayıp geriye dönmek istediler. Ancak direksiyon hakimiyetini kaybettikleri araba mezar oldu iki cana.

 Daha yaşı 18-19du. Büyükçekmece Esnaflarından Derya Market sahibi Yılmaz Demirel’in oğlu Baran Demirel hayatını kaybetti.
 
 Bir kez daha anlatıyor ki bize, ölümün yaşı, yeri, zamanı yok. Azrail çalınca kapısını insan oğlunun, ağmanın da faydası yok, korkmanında. İçimiz acısada, göz yaşı döksekde geri dönmüyor intikal eden öte dünyadan.


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.