Tarih: 27.04.2012 18:20
Güncelleme: 27.04.2012 18:20
M.Mustafa Karayün
Öncelikle size mutlu bir haber vermek istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda 'Horozun Hikmeti' başlığıyla sizlere aktardığım vakada Sonunda adalet yerini bulmuş, Türk deyimler sözlüğü birkez daha haklı çıkmış ve Saygıdeğer ağabeyimizin pisikolojisini bozan başlıktada adı geçen 'Horoz'un başı kesilmiş. Ağabeyimizin uykuları rahata ermiştir umarım.
Efendim şu anda okumakta olduğunuz ve belkide devamında ne olduğunu merak ettiğiniz bu yazıyı sadece mecburiyetten yazıyorum bilesiniz. Köşe yazısı yazma mecburiyetim, gazetemiz yayın kurulunun kati kararıyla zuhur etmiş bulunmakta. Bu hafta okadar hareketli ve hararetli bir hafta yaşadık ki, yazacak birşeyler bulamamak çok normal, çünkü gece geç saatlere kadar evimin yolunuda bulamadım.
Elbette yazacak iki kelimemiz var. Sosyal Paylaşım sitelerinde son zamanlarda yayınladığım depresif, sözlerimden birisi 'SAHTE adamlar sahte sözleriyle, Elbet birgün karanlık bir sabaha uyanacaktır. ' idi. Facebook'da bulunan yaklaşık 1000 arkadaşımdan büyük ilgi gördü. Tam tamına 3 kişi beğendi. Bu üç kişi 'İbrahim Yayla, Melih Şenyay, Semiha Şimşek' arkadaşlarımın bu derin sözdeki manayı bulabilmiş olması beni çok derinden etkiledi, zira o manayı ben bile kavrayabilmiş değilim. Buna benzer depresif paylaşımlarımdan biride şu 'Bu gün merhaba diyorum size ey insanlık, doğa, deniz ve güneş. Merhaba diyorum ki belki yarın herşey geç olabilir. Sevgiyle bakıyorum herkese bu sabah. 'Bir tebessümde benden olsun' diyorum cıvıl cıvıl doğan güzel güne. Bu gün herkese selam veriyorum, eksik kalan işlerimi tamamlıyorum mesela, çünkü dün yarım kalan tamamlanmıyor yarın. Ben bu gün Merhaba diyorum bahara ve son noktayı koyuyorum kıştan kalanlara. Merhaba Ey İnsanlık, ey doğa, deniz ve güneş, merhaba' diğer paylaşımıma oranla bu paylaşımım daha fazla takdir aldı ki, 7 kişinin beğenmiş olması ve Twitter'da bana 1 adet takipçi kazandırmış olması beni sevince boğdu. Zira Twitter'da ki 18 kişilik geniş takipçi listemde azımsanamaz. Bir ay gibi kısa bir sürede 18 kişilik bir kitleye ulaşmak her babayiğitin harcı olmasa gerek. Facebook'da da paylaşımlarımın bu kadar beğenildiğini sanmayın, 8-10-15 hatta 20 kişinin beğendiği paylaşımlarım bile oldu.
Bir Gazetenin köşe yazarı'nın görevi gerçekleri, halkın yaşanmışlıklarını yazmaktır öyle değilmi. Dünyamızın gerçeklerini yazdım sizlere yukarıda. Mecbur oldukları için çalışan insanlar, sosyal paylaşım sitelerine bağımlı gençler. %80'i işini sevmeyen bir toplum. Bir araya geldiğimizde bile sosyal paylaşım sitelerinden konuşuyor, üç kişi masada oturup telefonlarımızdan twit atıyoruz. Birinin bir kelimesini beğenmesek, arkadaşlıktan çıkarıyoruz. Sohbeti, samimiyeti,hoşgörüyü, sıcak bir tebessümü unuttuk desek yeridir.
Allah yardımcımız olsun.



