Kar Berekettir Kar Yaşamdır
Ülke olarak derin bir nefes aldık, büyük bir oh çektik. Tam umudumuzun tükendiği yerde umudumuz yeniden yeşerdi. İnanın ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Gerçekten de ülkemizde büyük bir kuraklık baş göstermiş, susuzluk kapımızı çalmıştı. Çoğu ilde su kesintileri çoktan başlamıştı bile. Televizyon kanallarında sürekli hangi ilde ne kadar su kaldığına dair haberler verilmekteydi. Tabii ki bu sadece bizim ülkemizin sorunu değildi. Özellikle orta kuşak ve ekvatora yakın bölgelerde kuraklık resmen kendisini hissettirmişti. Hatta İran için başkentin başka bir yere taşınacağı bile konuşulmaktaydı. Yağan kar ne kadar derdimize ilaç olur bilinmez ama şimdilik tehlike atlatıldı. Şimdilik diyorum çünkü gerçekler gün gibi ortada duruyor.
Umut edelim ki daha çok kar yağsın, barajlarımız dolsun ve ülkemiz susuz kalmasın. Bir kuraklık var ve bu kuraklık insan yaşamını ciddi şekilde tehdit ediyor. Ne kadar çok özlemişiz karın yağmasını. Her yer beyaza büründü, kar manzaraları dört bir yanı sardı. Çocuklar adeta bayram etti. Sosyal medya kar fotoğrafları ile doldu taştı. Çocuklara verilen kar tatili, doğaya bir teşekkür niyetineydi sanki. Eskiden kar yağdı mı hayat durur, çile başlardı. Kışa adeta lanet okunurdu. Şimdi ise karın yağması için kar duasına çıkılıyor. Ülke olarak karın ne işe yaradığını nihayet anladık. Kar demek bereket, bolluk ve yaşam demekmiş.
Hep köşe yazılarımda doğanın döngüsünden bahsederim. Döngü denilen şey aslında o güzelim dört mevsimdi. Yıllardır bu dört mevsimden birisi maalesef eksikti. İşler kötüye gidiyordu. İlkbahar, yaz, sonbahar derken kış bir türlü gelmiyordu. Oysa kış mutlaka olmalıydı. Kar yağmalıydı ki yer altı suları ve kaynak suları beslensin, barajlar ve göller dolsun. Hep denir ya eskiler diye, işte ilk defa ben de eskiler diyorum. Gerçekten de eskiye büyük bir özlem duyuyorum. Karın çok yağmasından dolayı okula gidemezdik. Günlerce elektrikler kesilirdi ve lambanın ışığında yaşam sürerdik. Ben işte o eskinin karından istiyorum. Kış mevsimi eski kışlar gibi olsun.
Ülke olarak sular tamamen tükenmeden ve kuraklık dibe vurmadan önlem almalı, su sorununu temelden çözmeliyiz. Çok ciddi bir su sorunu ile karşı karşıyayız. Suyun yokluğu hiçbir şeye benzemez. Düşünün ki ülkede su kıtlığı başladı, o zaman ne yaparız? Bugün çöl diye bakılan yerler bir zamanların ormanlık alanlarıydı. Zaman içinde ormanlar yok edildi ve o güzelim yerler çöle dönüştü. Dünya hep aynı kalmıyor, dünya tarihine bakıldığında ne demek istediğim çok iyi anlaşılır. Suyun çözümü bulunmaz ve kuraklık kalıcı hale gelirse göç başlar. Ülke insanı tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi yerini yurdunu terk eder. Yaşam sanki orta kuşağın kuzeyine doğru kayacakmış gibi geliyor bana. Neyse, aklımıza kötü şeyler getirmeyelim ve karın tadını çıkaralım. Daha çok kar yağsın çünkü kar berekettir, kar yaşamdır.
Anahtar Kelimeler: Kar yağışı bereketi nedir, Kuraklık tehlikesi bitti mi, Gündoğdu Yıldırım köşe yazısı, Barajlar doluyor mu, Kar yağışı ve su sorunu, Su kıtlığı nasıl önlenir, Eski kışlar nasıldı, Kar tatili neden verilir,
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.