Tarih: 17 Ağustos 1999
Saat: 03:02
Kıyamet kopuyor, Yer Sallanıyor , Kaynaşlı’dan başlayan fay yırtılması soluğu İstanbul’da alıyor Avcılar en büyük darbeyi alan ilçe oldu, binalar yolarda yaralılar kurtarılmaya çalışılıyor. Her taraf ayrı bir telaş yaşarken, çevre ilçeler Esenyurt, Beylikdüzü, Büyükçekmece’de deprem günleri biraz daha olaysız geçmeye devam ediyor.
Peki Kaynaşlı, Adapazarı onca yıkım, onca ölü, yaralı, yetim, öksüz, aç, açık insan…. Onca yağmacı, talancı, duygu sömürücüsü…. Unutuldu mu ?
Geçtiğimiz hafta Van’da 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 600’ü aştı, yaralıların sayısı 4 bin 152'ye, enkazdan sağ çıkarılanların sayısı ise 231 oldu.
Eminim başlarda benim gibi hissedenler; çok çabuk anladılar bir başka kıyametin koptuğunu…
Van depremine ilişkin detaylar ortaya çıkmaya başladıkça; devletimiz ve milletimiz de bölgeye odaklandı. Hatta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aynı gün Van’a gitti. Ülkenin gündemindeki tek konu depremdi artık… Bölgeye derhal yardım ekipleri gönderildi; yardım kampanyaları başlatıldı. Enkaz başında şaşkın ve mahzun bekleyen kardeşlerimiz yalnız olmadıklarını anladılar.
Türkiye’nin her yerinden Van’a yardımlar yağmaya başladı. Halkımız bir kez daha ne kadar yüce gönüllü olduğunu gösterdi. Yardım etmeyi bildiğimiz kadar yardım dağıtmayı bilmediğimizi ben Marmara Depremi’nin o sıcak günlerinde öğrenmiştim. Derdimize düştüğümüzde hakkımıza razı olmadığımızı; ihtiyacımız kadar almadığımızı; yağmayı, talanı, karaborsacılığı, stokçuluğu hep o depremde öğrendik.
Van’da olup biteni görünce bir kez daha anladım aynı coğrafyanın çocukları olduğumuzu…
Zira yardım kuyrukları; yağmalanan kamyonlar; parayla satılan Kızılay çadırları; isyan; intizar ve daha türlü haller… Derdini anlatamayan samimi ve naçar insanlar; duygu sömürüsü yapanlar; politika yapanlar; fırsatçılar ve daha niceleri…
Erozyon dededen sonra bir de deprem dedemiz olmuştu. Ahmet Mete Işıkara’yı o zamanlarda tanıdı Türkiye… “Doğu’ya mı kaydı; Batı’ya mı kaydı? Fay şuradan mı geçti; buradan mı geçti? Deprem olacaktır; hazır olalım. Bu bir gerçektir; hazır olalım” der dururdu. O kadar çok profesörü de televizyonda ilk defa o zaman görmüştü insanımız, Onlar her akşam tartışır durulardı. Diğer uzmanlar ve belediye başkanları da olası bir İstanbul depremi üzerine alınması gereken tedbirleri sıralarlardı.
Türkiye’nin deprem konusunda bilinçlenmesinde büyük pay sahibi olan Işıkara, artık emekli olduğundan olsa gerek, Van Depremi sonrasındaki tartışmalara pek katılmasa da televizyonlarda yeni yeni uzmanlar konu hakkında tafsilatlı bilgiler veriyorlar. Yine belediye başkanlarımız, enteresan bir şekilde şehirlerinde neler yapılması gerektiği konusunda konuşuyorlar.
Van’da meydana gelen depreme ülkemiz yine hazırlıksız yakalandı. Şehirlerimiz, binalarımız, kurumlarımız ve yöneticilerimiz depreme hazır değildiler. Devlet, Marmara Depremi’nden çok daha hızlı bölgeye intikal etti ve arama-kurtarma faaliyetlerine başladı ama yardımların dağıtımı ve ilk barınma ihtiyaçlarının karşılanmasında her şey eskisi gibiydi. Kriz her geçen gün ağırlaştı ve ilk günlerdeki olumlu hava dağılıverdi. Kurumlar birbirini suçlar açıklamalar yapmaya başladılar. Evet, her zaman olduğu gibi kriz bir kez daha sinirleri altüst etti.
Lakin Van’da meydana gelen deprem, bu ülkede bazı şeylerin hiç değişmediğini gösterdi. Türkiye bir kez daha karşı karşıya kaldığı krizi yeterince iyi yönetemedi. Sayın Başbakan dahi, “ilk 24 saatte bu konuda bir başarısızlık oldu bunu kabul ediyoruz. Burada bir eksiğimiz oldu.” diyerek durumu teyit etti.
Beylikdüzü Depreme Hazır mı…?
Beylidüzü belediyesi olası bir deprem için ne yapıyor..? Ne gibi hazırlıkları var. Henüz hiçbir şey ortada yok ancak, kasım ayı belediye meclisi toplantısında gündeme geldi. Bir meclis üyesi gündemi sadece deprem olan özel bir deprem meclis toplantısı yapalım dedi. Ancak; diğer guruplar kabul etmedi.
Deprem meclisinde söylenilmek istenen iş bölşümü yapılması ve olası bir depremde yaşanılacak krizlerin önüne geçilmesi miydi, bilinmez fakat bukez RED başka gruptan çıktı ..... Hayırlısı
Hoşça kalın, Dostça Kalın