Tarih: 07.01.2012 16:35 Güncelleme: 07.01.2012 16:35

İbrahim Hakkı Damat

Değişmez bir gerçek olan değişim, her alanda olduğu gibi yönetim alanında da rekabet üstünlüğü sağlamaya matuf sistemlerin geliştirilmesine ve böylelikle yönetim biçimlerinin değişmesine neden oluyor.
 
Kalite Kontrol, İstatistiksel Kalite Kontrol, Toplam Kalite Yönetimi, Altı Sigma, İnovasyon derken son zamanlarda farklı bir yönetim aracı olan Benchmarking’in adı da sıkça duyulmaya başlandı. Türkçeye genellikle “kıyaslama, bilgileşim” olarak tercüme edilen benchmarking, esas itibarıyla kıyaslamanın yanı sıra karşılıklı öğrenmeyi, etkileşimi, başka bir ifadeyle örnekten öğrenmeyi de içine alan bir kavramdır. 
 
Aynı sektörde veya farklı bir sektörde olup bizimle benzer vetireleri(prosesleri) olan; fakat bizden daha iyi iş süreçlerine, hizmet sunumlarına, ürün kalitesine sahip bir kuruluşun rızasına veya karşılıklı fayda prensibine binaen referans alınması benchmarking çalışmasının özünü oluştur.
 
Sorun şu ki, sizden daha iyi olup sizinle bilgilerini, deneyimlerini paylaşmaya gönüllü bir kuruluş bulabilmek oldukça zor bir iş olacaktır. Benchmarking yapacağımız firmanın bakış açısı Türkiye’nin ve dolayısıyla insanımızın dünya üzerindeki rekabet gücünü arttırmaya katkı sunmak ise ilerleme kaydedebiliriz ; ama aynı sektördeysek “neden rakibimi güçlü kılayım” veya farklı sektörlerde isek “benden öğrenip yarın öbür gün aynı işi kurarsa ben ne yaparım” ise ilerleme kaydetmek mümkün olmayacaktır. Bundan dolayı karşılıklı güvenin ve iletişimin kalitesi, gönüllülük benchmarking çalışmasının selameti için çok önemlidir.
 
Karşılıklı güven ve gönüllülük kadar önemli başka bir husus da işletmemizin benchmarking tekniğini kullanabilme kabiliyetine sahip olup olmadığı meselesidir. Benchmarking tekniğini kullanabilecek yetkinlikteysek elbette bir problem yok. Peki, tekniği kullanabilecek düzeyde değilsek ne yapmalıyız? Bunun için yapılması gereken şey işletmemizin klasik yönetim zihniyetini değiştirebilecek olan Toplam Kalite Yönetimi, Stratejik Planlama gibi yönetsel araçlar üzerine tepeden tırnağa eğitim almak, uygulama yapmak ve iyi bir ar-ge, problem çözme, iyileştirme ekibine(veya adına ne derseniz deyin) sahip olmak, benchmarking aracını özümsemek ve kurumun stratejilerine hizmet etmesine dikkat etmek.     
 
İşletmemiz benchmarking çalışması için hazır hale geldikten sonra aşağıdaki faydaları elde edebilecektir: i) Kurumsal rekabet gücünün artması, ii) Zaman ve işçilik maliyetinin azalması, iii) Kurumsal performansın artması, iv) Kârlılık, v) Takım çalışması, işbirliği ve öğrenme kabiliyetinin daha üst bir boyut kazanması, vi) Stratejik Planın daha rekabetçi ve gerçekçi hazırlanması,  vii) Kurumsal vizyona ulaşmanın kolaylaşması.
 
Tanımlanmış genel-geçer bir döngüsü olmamakla birlikte benchmarking için önerebileceğim döngü şekil 1’deki gibidir:

Dünya ticaret hacminin ve Türkiye’nin GSYH büyümesinin yarı yarıya düşeceği tahmin edilen 2012 yılında ve sonrasında üst yönetimin kararlılığı ve sürekli öğrenen organizasyon ilkesinden hareketle gerçekleştirilecek benchmarking çalışması kurumlarımızın hem ivme kazanmasına ve hem de toplam yetkinliklerinin gelişmesine katkı sunacaktır düşüncesindeyim.
 
Esen kalın.  

TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.