Tarih: 02.07.2015 16:32
Güncelleme: 02.07.2015 16:32
Sabiha Rana
Benim Sevgili Kocalarım;
Sizleri kendi özelliklerinize göre, ayrı, ayrı, çok sevdiğimi bilmenizi istiyorum!
Hepiniz elinizde olmayan bir sürü nedenlerden ötürü kendinizi baskı altında hissettiniz. Çoğu benim yüzümden kaynaklanan türlü sebeplerden ezildiniz..
Benimle uğraşmaktan ve diğer kocalarımla birlikte beni çekiştirmekten kendi iç dünyanıza hatır sormaya bile gidemediniz..
Artık ''çok üzgünüm'' desem de zaten hiç fark etmez..
Çünkü hepinizi tek celsede boşadım!
Sizleri tanıyıp, bilmem, yetti de arttı bana.. Bu yüzden başka koca aramıyorum! Ama sizler, benden sonraki kadınlarınızı arayabilirsiniz. Onlara koşup sarılabilirsiniz. Elinizdeyse eğer, mutlu bile olabilirsiniz.
Ben görmeyeyim, duymayayım, yeter!
Görürsem ve duyarsam benimle olmaktan daha beter ederim sizi bilesiniz.. Benimle olan problemlerinizi benimle çözmeye çalışsaydınız kim bilir belki de bu kadar kör düğüm olmazdık..
Şimdi hepimizin bildiği gibi uzaklaşmak zorunda kaldık.. Aslında iyi de oldu.. Hepimiz kendimize göre bir yerlerde ve eminim ki yine bizim dışımızda oluşan her şeyle ilgileniyoruzdur.
Ama birbirimizle olmamak için, şartları ne kadar zorlarsak zorlayalım, bizler yine birbirimizden vazgeçemeyiz gibi geliyor bana, hı, ne dersiniz?
Ne zaman ki kendi payımıza düşeni yaşarız ve başkalarının aşk kıvrımlarına burnumuzu sokmayız, işte o zaman gerçek aşkı yaşamış oluruz..
Duymadınız mı ''destursuz paylaşmak helal değildir'' diye?
Madem ki erkeklere ''dört eş'' gibisinden bir masal anlatılır halk arasında, inat bu ya, bende kendimi düşleyiverdim işte, ''Yedi Kocalı Hürmüz'' arasında..
Tüm hakları http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana saklıdır.



