Değerli Dostlar; 11 Ayın sulatanı Ramazan-ı şerif geldi hoş geldi. İslam dininin temel esaslarından biri de Ramazan ayı boyunca oruçlu olmaktır. Oruç akıl sahibi, erginlik çağına gelmiş sağlıklı Müslümanların yerine getirmekle yükümlü olduğu bir ibadettir. Rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan, mübarek ramazan ayına girdik. Hepimize mübarek olsun. Bu mübarek ay, Müslümanların inanç, ibadet ve ahlak anlayışlarının sergilendiği, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın yoğunlaştığı, nefislerin terbiye edildiği, fakir ve yoksulların gözetildiği, sevap ve mükâfatın, af ve mağfiretin doruğa ulaştığı bir aydır.
Bu ay tuttuğumuz oruçlarla, kıldığımız teravih namazlarla, okuduğumuz ve dinlediğimiz mukabele ve hatimlerle, yaptığımız dua ve niyazlarla,
iftar ve sofralarımızla bereket ve ecir ayıdır. Bu ay, Kur’an’da ve Sevgili Peygamberimiz (sav)’in dilinde övülen çok kazançlı mübarek bir aydır. Hidayet ve kurtuluşumuza vesile olan, Yüce Kitabiniz Kur’an-ı Kerim bu ay da indirilmeye başlamıştır. Bu nedenle ayların en yücesi olarak kabul edilmiş ve bu ayda oruç tutmak farz kılınmıştır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: (O sayılı günler) İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyleyse içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.
Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmek ve şükretmeniz içindir.” Buyrulmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (sav) de: “Size mübarek bir ay olan Ramazan geldi. Allah size onun orucunu farz kıldı. Bu ayda semanın (rahmet) kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Allah için onda bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Onun hayrından mahrum olan gerçekten mahrum olur.
Kim inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek Ramazan gecelerini ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır. Buyrulmaktadır. Bu ayet ve
hadislerle müjdesi verildiği Ramazan ayına hazırlık elbette ki bir başka olmalıdır. Ülkemizde on bir ayın sultanı olarak kabul edilen Ramazan ayı,
büyük hazırlıklarla karşılanır. Dost, akraba ve çevremizdeki fakirlerin davet edileceği iftar sofralarını süsleyecek yiyeceklerin bir kısmı önceden hazırlanır. Camiler kandillerle süslenir. Radyo ve televizyonlar, diğer basın yayın organları ramazan için özel programlar yaparlar. Ramazan ayı aynı
zamanda eskiden beri bir kültür ve sanat ayı olmuştur.
Akşamları iftar vaktinin ayrı bir sevinci olur. Bu sevinci başka biriyle paylaşmak ibadete daha ayrı bir anlam kazandırır. Yemekten sonra akşam
namazı kılınır ve arkasından büyük cemaatlerin katılımıyla kılınan teravih namazları için camilere gidilir. Teravih öncesi vaizlerin verdiği dini bilgiler dinlenir. Orucun dini, ahlaki, sosyal ve sağlık açısından birçok yararları vardır. Oruç nefsi terbiye ederek, iradeyi güçlendirir böylece insanda kötü
alışkanlıklara karşı direnme gücünü artırır. Oruç tutmak kişinin iradesinin güçlenmesine katkı sağlar insana sabırlı olma alışkanlığı kazandırır.
Oruç tutan insanlar açlık ve susuzluğun ne olduğunu anlarlar. Bu sayede yoksulların yaşadığı güçlüklerin farkına varırlar.
Yoksullara daha çok yardım etmeye özen gösterirler. Böylece oruç tutan insanlar başkalarına yardım etme alışkanlığı kazanmış olur. Bunun
yanında ramazan ayında kurulan iftar ve sahur sofraları, kılınan teravi namazları ve mukabele gibi dini uygulamalar toplumdaki bireyleri birbirine yaklaştırır. Oruç tutmak insanı sağlıklı olmasına da katkı sağlar. Oruç tutan kişinin yıl boyunca sürekli çalışan sindirim sistemi rahatlar vücut, doku ve organlardaki zehirleri atarak bedeni dinçleştirir. Peygamberimiz (sav) “oruç tutunuz ki sıhhat bulunuz” Buyurmuştur.
Dostlukların sevgi ile beslendiği bu Mübarek Ramazan ayında gönlünüzün sevgi ile dolup taşmasını temenni eder, başı Rahmet ortası Merhamet sonu ise Cehennemden Azad olan Mübarek Ramazan-ı Şerif-in Türk İslam alemine hayırlara vesile olmasını dilerim....