Mehmet ERDİL
Profesörümüzün Göremediği Batının Diğer Yüzü
İlkindi namazından yeni çıkmış avluda bulunan çay ocağına doğru gidiyorduk, ilerde bir itiş kakış ve yüksek sesler duymaya başladık.
Bir münakaşa vardı!
-Şerefsiz seni yaşatmayacağım. Diyordu biri.
Aradakiler fiili duruma engel olmaya çalışıyorlardı.
-Pezevenk, alçak, sen kimsin ki, vb. kötü laflar havada uçuşuyordu.
Sonra küfreden, söylene söylene gitti, münakaşa kısa sürdü, ağız dalaşı eyleme dönüşmeden sona erdi.
Oysa her ikisi de biraz önce namazdan çıkmışlardı!
Duyduk ki;
Fındıkkabuğunu doldurmayan bir mevzudan kapışan iki arkadaşmışlar.
Yanımdaki arkadaşım;
-Görüyor musun, “Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder” ayetinin bunlara bir etkisi olmamış yazık! Dedi.
Çok haklıydı.
Üç arkadaş, çay ocağında bir masaya oturarak bu kavgayı ve bu ayeti masaya yatırıp sohbeti bu mevzular üzerine bina etmeye karar verdik.
Zira bu nev vakalar o kadar çok ve sıradanlaştı ki, insan üzülüyor, hele hele inançlı birine hiç yakıştıramıyor.
Çaycı masamıza iki ıhlamur ve bir çay bırakarak gitti, dışarısı aralık ayının kısmen güneşli ama soğuk bir günüydü.
-Biliyor musunuz? Dedi arkadaş, ilahiyat fakültelerinde Ahlâk ana bilim dalı yok!
Hayret ettik, ilginç bulduk, bu bilgiyi yeni duymuştuk. Tabi mevzunun altını uzun uzun doldurdu.
Peygamber Efendimiz;· ·”Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” dememiş miydi?
Bu hadis-i şerifteki “güzel ahlak” ifadesinden ne anlamalıydık ve toplum olarak ne anlıyorduk veyahut anlayabiliyor muyduk? Suallerine cevaplar aradık.
Biliyorduk ki, biraz önceki olay ve benzerleri dinin değil tamamen Ahlakın sorunuydu!
Bir profesör, Kuran da bulunan hüküm ayetlerine puan vererek bir çalışma yapıyor ve bu puanlamaya kimler ne kadar uyuyor diye milletlere bölerek ortaya çıkan sonuca göre en iyi Müslümanlığın yaşandığı yeri istatistik olarak çıkarıyor.
Yeni Zelanda birinci sırada..!
Yani, -La ilahe illallah Muhammeden Resulullah hariç en birinci İslam ülkesinin Yeni Zelanda olması konusuna Müslümanlar külahlarını önlerine koyup düşünmeli değiller mi! Dedi.
İskandinav ülkelerinin tamamı ise ilk yirminin içinde.
İran İslam Cumhuriyeti 166. sırada,
Suudi Arabistan 160.
Türkiye 135. sırada!
Buyurun buradan yakın…
Akşam eve gittiğimde bu profesörü Youtube den bulup izledim ilahiyatçı olan profesör çok konuların yanı sıra aynen böyle diyordu.
Gecenin sessizliğinde gözlerimi kapayıp bu konuları düşünmeye başladım.
Yüce kitabımız KURAN ile ülkemizde direkt ilgili olan;
1100 tane müftülük ve kadrosu,
Yüz bin cami, imam ve müezzini
Yüz küsur ilahiyat fakülteleri
Yüzlerce;
Asistanlar,
Doçentler,
Profesörler,
Yüzlerce imam hatip okulları.
Yüzlerce kuran kursları.
Binlerce dini dernekler,
Varken
Ve her gün mesai yaparlarken,
Bir Yeni Zelanda kadar İslam ahlakını yaşayamıyorsak eğer,
Kahrolmamız gerekmez mi!
Bunu mutlaka düşünmemiz lazım.
Ancak bununla birlikte şu aşağıdaki çok önemli hususu daha çok düşünmemiz hatta müteyakkız olmamız lazım;
Gözünüzden kaçtı mı bilmem, bu kadar medeni bildiğimiz bu ülkeler, muassır deyip ulaşmayı hedeflediğimiz bu ülkeler, şu yaşadığımız cennet vatanımızda hayatımızın 40 yıldır tadını kaçıran, yaşlı bebek çocuk öğretmen demeden 40 bin kişiyi öldüren, Birleşmiş milletlerde Amerika da ve Batıda terör listelerinde yer almalarına rağmen, ülkemize düşman tüm bu terör örgütlerine bu medeni dediğimiz ülkelerin yardım ve yataklık yapmaları, teröristleri ülkelerinde himaye etmeleri hangi insanlık kriteri ile açıklanabilir hiç düşündünüz mü?
Daha dün İsveç pyd ye kaynak ayırmış!
İşte medeni bildiğimiz batı, bu tutum ve davranışıyla kendilerini ele veriyorlar!
Yani sadece kendilerine medeni, hümanist, demokrat ve insan haklarına saygılı oldukları, işgal ettikleri ve sömürdükleri ülkelerde bıraktıkları kan gözyaşı ve sefalet ten anlaşılmaktadır.
Yani ilahiyatçı profesörün bu ülkeler hakkında yukarıda zikredilen istatistiğin güzel yüzünü görüp de bu alçak yüzlerini de görmelerini de isterdim.



