Sanayide Bir Gün Ve Mesleki Eğitimin Kanayan Yarası
Uzun zamandır sanayiye yolum düşmediği için çoğu yaşanmışlığı işin doğrusu unutmuşum. İnsanoğlu işte, unutur ya da bazen unutmak ister. Sonuçta altı üstü araba ve sanayi hikayeleri diyebilirsiniz ama bazen küçük bir gözlem memleketin en büyük meselesine ayna tutabiliyor. İnsan zaman geçtikçe bir şeylerin iyiye doğru değiştiğini umut ediyor. Hani o meşhur sözdeki gibi, değişmeyen tek şey değişimdir diyoruz ama sanayideki değişim ne yazık ki sadece tabelalarda ve binalarda kalmış.
Şaşaalı dükkanlar, yeni levhalar ve o tatlı telaş insanı önce bir umutlandırıyor. Arabanın motoruyla, kaportasıyla el birliği içinde uğraşan ustaları ve çırakları görünce, aracım emin ellerde diye düşünüyorsunuz. Bu görüntü insana bir güven veriyor. Alın teridir, helalinden kazansınlar diyerek vereceğiniz parayı daha işin başında helal ediyorsunuz. Ancak günün sonunda tüm hayalleriniz suya düşebiliyor. Eski hamam eski tas, bizim memlekette bazı şeyler maalesef yerinde sayıyor. O ustadan bu ustaya savrulurken akşam oluyor ama arabanın arızası bir türlü giderilemiyor. Yapılan iş ne yazık ki modern tekniklerle değil, hala el yordamıyla ve tahminler üzerine yürüyor.
İşten anlayan gerçek ustayı bulmak bugün artık çölde su aramak gibi zor bir hal almış. İnsan neye üzüleceğini şaşırıyor. Giden zamana mı, çözülemeyen soruna mı yoksa boşa giden paraya mı? Araba tamir etmek sadece bir el becerisi değildir. Bu iş bir doktorun ya da mühendisin sahip olduğu kadar keskin bir zeka ve bilgi birikimi gerektirir. Öyle ben ustayım demekle bu işler kesinlikle çözülmüyor. Eskiden bir çocuk okumayınca hemen sanayiye verilirdi. Sen okumayacaksın bari kaportacı ol denilerek bir ülkenin sanayisi kalkınmaz. Kalkınma ancak zeka ile, nitelikle ve doğru bir eğitim sistemiyle mümkün olur. Akşama kadar dükkan dükkan gezip sorunu çözülememiş bir araçla eve dönmek, üstüne bir de dünya kadar masraf yapmak işin can yakan başka bir boyutudur.
Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki sanayide iyi bir usta olmak ciddi bir birikim ve nitelikli bireyler ister. Ülkenin sanayisi gelişsin istiyorsak devletimiz meslek seçiminde yeni bir yol ve yöntem belirlemelidir. Zeki ve yetenekli çocukların meslek liselerini tercih etmesi bir memleket meselesi haline getirilmelidir. Tıpkı Avrupa'daki gibi bir sistem kurmak zorundayız. Meslek lisesinde okuyan genç, hem teorik eğitimini almalı hem de uygulama alanında yetişmelidir. Meslek liselerinden yüksekokullara ve mühendisliklere sınavsız geçişin yolu mutlaka açılmalıdır. Sadece kitaptan okuyan, eline anahtar almamış birinin kısa sürede meslek öğrenmesi mümkün değildir. Bu kafa yapısıyla ve sadece kağıt üzerindeki teorik eğitimle bir arpa boyu yol alamayız.
ANAHTAR KELİMELER
Sanayide usta sorunu nasıl çözülür, Meslek liseleri neden önemli, sanayi yazısı, Nitelikli iş gücü nasıl yetişir, Araba tamirinde usta eksikliği nasıl giderilir, Sanayide neden işler yavaş ilerliyor, Türkiye'de mesleki eğitim reformu nasıl olmalı, gündoğdu yıldırım yazıları,
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.