Teammül, Teâmüd Ve Nedamet Üzerine
Teammüller, teyammüllere göre şekillenir; çünkü teyammüllerin menşei beyindir. Beyin ise teammüllere tabi değildir. Bu sebepledir ki, es kaza işlenen bir fiil ile teâmüdden işlenen bir suç arasında hem ahlâkî hem de hukukî bakımdan ciddi bir fark vardır. Zira iradenin yöneldiği yer ile fiilin zuhur ettiği yer her zaman aynı değildir.
Bir fiil, var oluş gerekçesini, “beyin konseyi” diyebileceğimiz aklî muhasebeden alarak organizmanın ilgili uzvuna sirayet etmişse; yani kasıt, niyet ve karar eşliğinde vücuda gelmişse, bunun doğuracağı sonuçlar da elbette suçun nev’ine göre hukuk zemininde karşılık bulur. İrade ile yapılan fiilin mesuliyeti, iradesiz olanla bir tutulamaz.
Menfi bir fiilin ardından ortaya çıkan nedamet ise, bu iki kavramın, teammül ve teâmüdün, sentezinden doğan kaçınılmaz bir olgudur. Başka bir ifadeyle; ister kastın ister ihmalin ürünü olsun, bir yanlışın somutlaşması pişmanlığı da beraberinde getirir. Ancak pişmanlık, çoğu zaman telafisi mümkün olmayan bir kavramdır. “Keşke”lerin ayyuka çıktığı bu hâl, ne bireyin kendisine ne de başkasına sunulabilecek bir değer taşır.
Sebep sonuç ilişkileri, kendi doğal düzeni içinde zaten belirlenmişken; bu sisteme aykırı bir davranışı monte etmeye çalışmak, ister öznel ister nesnel olsun, mutlaka bir tahribatı hayat sahnesine dâhil eder. Yüce Allah tarafından cüz’î iradenin tasarrufuna bırakılan insanoğlu, aklî melekelerini rehber edinmeli, sübjektif hissiyatını mantık süzgecinden geçirmelidir.
Zira her davranışın doğuracağı müspet veya menfi tüm çevresel yankıların muhasebesi yapılmadan atılan adımlar, yalnızca bireyi değil, toplumu da etkiler. Suç her ne kadar şahsî görünse de, yankısı kaçınılmaz biçimde toplumsaldır. Tıpkı suya atılan bir taşın, önce küçük bir halka oluşturup sonra büyüyerek her yöne yayılması gibi.
Bütün bunlar gösteriyor ki insan, yalnızca kendisinden değil, yaşadığı muhitten de sorumludur. Muhataba indirilen bir tokadın, muhatap tarafından iade edilmesi dahi, yukarıda bahsi geçen bu belirlenmiş düzenin doğal bir sonucudur.
Sözün özüne dönersek; bu tabiî ilkeler çerçevesinde inşa edilen bir hayat, herkes için en hayırlı olanıdır. Şu üç günlük dünyada aslolan; suç işlememek, iz bırakacaksak da bu gök kubbe altında hoş bir seda bırakmaktır.
Yazar: Mustafa Kaplan
Anahtar Kelimeler:
teammül nedir, teâmüd ne demektir, nedamet neden olur, suç ve irade ilişkisi, pişmanlık işe yarar mı, bireysel sorumluluk nedir, toplumsal yankı nasıl oluşur, mustafa kaplan köşe yazısı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.