Teori ile Pratik Arasında
İnsan zihni, çelişkilerle örülmüş bir arşivdir.
Tozlu raflarında ihtimaller saklanır; her biri “ya şöyle olursa” diye fısıldar.
Bir işe başlamadan önce günlerce, haftalarca düşünürüz.
İçimizdeki sesler tartışır, ihtimaller bir mahkeme salonu gibi sıralanır.
Kendimize bir çıkış yolu ararız.
Ama ne gariptir ki;
başladığımızda sonucu hemen görmek isteriz.
Sabırsızlığımız, düşünürken ağırbaşlılığımızı inkâr eder.
Oysa hayatın sessiz bilgeliği başka bir şey fısıldar:
Düşünürken ağır ol.
Karar verirken hızlı.
İlk bakışta çelişki gibi görünür bu.
Fakat düşünmek zaten karara giden bir yoldur.
Karar ise o yolun nihayetinde atılan adımdır.
Asıl tehlike düşünceyle karar arasında duran o görünmez boşluktadır:
Niyet ile eylem arasındaki kırılgan eşikte.
Orada zaman eritir insanı.
Orada cesaret soğur.
Orada hayaller pas tutar.
1. Düşünce: Olasılıkların Bahçesi
Düşünme evresi bir bahçeye benzer.
İhtimaller rüzgâr gibi eser.
“Ya şöyle olursa”lar sarmaşık gibi duvarlara tırmanır.
Bu aşamada yavaş olmak erdemdir.
Bir mimarın temeli atmadan önce zemini incelemesi gibi;
bir kaptanın yola çıkmadan önce rüzgârı ölçmesi gibi;
insan da karar vermeden önce bütün “belki”leri tartmalıdır.
Sığ düşünce, sığ karar doğurur.
Risk görmek korkaklık değil; bilinçtir.
Fakat bu bahçede gereğinden fazla kalırsanız
çiçekleri değil, gölgeleri görmeye başlarsınız.
Psikolojinin buna verdiği isim nettir: Analiz Felci.
Bir noktadan sonra düşünce üretmez.
Sadece oyalar.
Sadece korkuyu büyütür.
Sadece mükemmeli beklerken mümkünü kaçırır.
2. Karar: Keskin Bir Kesit
Düşünce tamamlandığında bir eşik belirir.
İşte o an, karar anıdır.
Karar vermek;
diğer tüm seçenekleri bilinçli biçimde kesip atmaktır.
Zaten Latince decidere kelimesi “kesmek” anlamına gelir.
Karar, fazlalıkları budamaktır.
Netleşmektir.
Yön seçmektir.
Peki neden karar verirken hızlı olmalıyız?
1. Zaman Aşındırır
Bekledikçe şartlar değişir.
Sabah doğru görünen, akşam anlamını yitirebilir.
Kararsızlık, fırsatın düşmanıdır.
2. İrade Soğur
Karar anındaki heyecan bir kıvılcım gibidir.
Üzerine çok düşünürseniz söner.
Cesaret bekletilmeyi sevmez.
3. Zihin Enerji Kaybeder
Beyin “hazırlık modundan” “uygulama moduna” ne kadar hızlı geçerse
enerji o kadar verimli kullanılır.
Kararsızlık zihinsel sürtünmedir.
Sürtünme ise hız keser.
Okçu Metaforu
Bir okçuyu düşün.
Hedefe bakarken sakindir.
Rüzgârı ölçerken sabırlıdır.
Yayı gererken titizdir.
Ama ipi bırakacağı an…
Milisaniyeler içinde gerçekleşmelidir.
Eğer o an tereddüt ederse kol titrer, ok sapar.
Tereddüt, başarının en sessiz hırsızıdır.
Düşünce pusuladır.
Karar, o pusulayı tutan elin kararlılığıdır.
Karar Anının Gizli Formülü
Karar verirken hızlı olmak, düşünmeden hareket etmek değildir.
Asıl ustalık, düşüncenin bittiği noktayı fark etmektir.
Burada modern iş dünyasında sıkça atıf yapılan bir prensip devreye girer:
Jeff Bezos’un popülerleştirdiği %70 Kuralı.
Eğer ihtiyacınız olan bilginin yaklaşık %70’ine sahipseniz, karar verin.
%90’ı beklerseniz büyük ihtimalle geç kalırsınız.
Mükemmel bilgi yoktur.
Yeterli bilgi vardır.
Çoğu karar geri dönülebilir.
Yanlışsa yön değiştirirsiniz.
Ama kararsızlık sizi yerinizde sabitler.
Ve yerinde kalmak da aslında bir karardır.
Sadece sorumluluğu üstlenilmemiş bir karar.
Son Söz
Hayat, düşünceler silsilesi değildir.
Kararlar toplamıdır.
Düşünürken bir bilge gibi ağır olun.
Karar verirken bir avcı gibi hızlı.
Çünkü dünya çok iyi düşünenleri değil;
düşüncesini karara, kararını eyleme dönüştürenleri hatırlar.
Ve unutma:
En büyük kayıp yanlış karar değildir.
En büyük kayıp, hiç verilmemiş karardır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.