Tarih: 07.12.2020 13:51 Güncelleme: 07.12.2020 13:51

Mustafa KAPLAN

Yanlışlara Adanmış Bir Ömür

Bilimin önünde bir engel olarak gördüğü Kur'an'a atfen yazdığı ' Yırtılır, ey kitâb-ı köhne, yarın

Medfen-i fikr olan sahîfaların.

bunu kimden fakat ümîd edelim.”

Anlamı: “Yırtılır, ey köhne kitap (Kur’ân’ı kastediyor), yarın düşünce mezarı olan sayfaların fakat bu işi kim yapacak, bunu kimden bekleyelim…' dizeleriyle kucak kucak ışık getirmesini istediği Haluk'unu böyle Avrupa'ya yoluyordu Tevfik Fikret...

Bir zaman sonra o dizeler meyve verir ;Haluk hiristyan dinine merak salar, İskoçyada teoloji bölümünü okuyup rahip olur.Sonraları baş keşişliğe; pardon baş papazlığa(!) kadar yükselir.

1965 yılında Orlando, Park Lake Presbyterian Kilisesi rahibi iken hayatını kaybetti. Mezarı görev yaptığı kilidesedir.

Eğitimin ilk temelleri ailde atıldığına göre,burada Haluk'ü suçlamak biraz haksızlık olur kanaatindeyim.Ebevyenleri gerekli dini terbiye'yi verselerdi, elbette durum müsbet bir mecrada seyrini gerçekleştirmiş olacaktı.

Henüz doğruyu;yanlışı birbirinden ayıracak kadar farik ve mümeyyiz olamamış bir çocuğun taptaze beynine ne ekilirse o biçilir.

İşte Tevfik Fikret'in de yaptığı bu türden bir şeydi.

Aslında Haluk; babasının inançsızlığına kurban adanmış bir çocuktur.Her ne kadar babasının; ondan ilim tahsil edip kucakla ışık getirmesini istese de;çocuğuna veremediği vatan sevgisi ve islam bilinci,ona büyük bir düş kırıklığı yaşatıp,tüm beklentilerini boşa çıkartmıştır...

Ağaç yaş iken eğilir demişler.Hal böyle olunca,bu eğilimin salt ailede bağımlı kalmayıp;çevresel değerlere de bir entegrasyonu gerektirirdi.

Anne,baba ve çouklar birbirlerinine görüntülerini yansıtan aynalardır.Tevfik Fikretin; oğlu Haluktan görmek istediği bu yansımalardı .

Haluk'un yetişme süreci tamamen babasının temayülleri üzerinde seyr ettiği görülüyor.Burada çevresel teamüller ikinci plana itilmiş,hatta o yöne en ufak bir kayma dahi yok.Hedef kişisel inanç ve emeller doğrultusunda bir karekter oluşturup,bunu yaşamsal alanda fiiliyata dönüştürmektir.Nitekim şairimiz bunda pekala bir başarı da elde ediyor...

Babasının ışık getir dediği Haluk;malesef bir daha ülkesine dönmediği gibi, ne kırk yedi yaşında kanserden ölen babasını;ne de yokluk içinde ölen annesini görmüştür.Kendisi yukarıda bahsi geçen kilisenin yanındaki bir mezarda yatmaktadır.Ne diyelim;Allah taksiratını af etsin.


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.