29.06.2024 19:22:00

Ayhan BAYRAM

 

Yaş 50…


Elli yaşında bir insan artık yolun yarısındadır. kısıtlamalara tahammül edemez. 
Kadın, sıkı sütyenlere/Erkek dar pantolonlara dayanamaz.
köşelerindeki tozları kontrol eden baldıza, sindirilmesi güç yemeklere, kaldırımlarda topuklu ayakkabılara ve ikinci derece gülümsemelere tahammül edemezsin. 
Elli yaşındaysan tecrübe sahibisiniz, kendinizi yeniden kanıtlamak istemezsin. Neysen o sun.
Yaptıkların ve hala yapmak istediğin şeyler vardır, Başkaları  beğenirse eyvallah dersin Aksi takdirde beğenmezse sonuç sizin için değişmez… 
Elli yaşında çocuk sahibi olup olmamanın da artık bir önemi yok. Nasıl olsa birilerinin annesi, babası olacaksın: Annenin, babanın, yalnız bırakılan teyzenin, köpeğin veya sokaktan topladığın sokak kedisinin. Ve bunların hiçbiri yoksa, kendine anne olacaksın.....

Çünkü yıllar geçtikçe, sonunda sevdiğin bir bedene sahip çıkmayı öğreneceksin...
Sen sadece başkalarının gözünde giderek kusurlu hale geleceksin ama bunu da önemsemeyeceksin...

Elli yaşında tıpkı geçmişteki gibi özgürlük istiyorsun..
Mesela hayır demekte özgür, tüm Pazar pijamalarını giymekten özgür, başkaları için değil kendin için güzel hissetmekten bile özgür, 
hatta yalnız yürümekte bile özgür..

Trafik ışıklarında, cafe ve yol kenarlarında size bakmasalar bile arabanda yüksek sesle şarkı söylemekte özgürsün.
Artık kontrol edilecek sınıf kayıtları ve desteklenecek anne sohbetleri yoksa bile…

Yirmi yaşında ki gibi elbet hayallerin olacak ve her seferinde tanrıdan zaman isteyeceksin gerçekleşmesi için, gerçekleşmeyecek olsa'da gam yemeyeceksin..

Geçmişte  Sevdiğin adamlar/kadınlar ve seni titreten güvensizliklerden kurtulacaksın…

Ve şimdi, belki de ömrünün geri kalan yarısını büyük  iştahla ve de aceleyle yemişken, önündeki geri kalan günlerin şekerini, tuzunu, yavaş yavaş gelişmiş tecrüben ile tatma arzusunu bulacaksın…

Hülasa; Her seferinde söze yine âh ile başlamış vah ile devam edecek ve en son şu cümlelerle bitirmiş olacaksın....

Uzun cümleleri bir hiçle kapattım, hiç dedim sustum. 
Yorgundum; 
İster dil yorgunu, yürek yorgunu, yaşam yorgunu,yaşayamama yorgunu de. 
Hep kaçtım yüzleşemedim hayallerimle, sözümü tutamadığım umutlarımla. 
Mutluluğu küçük kırıntılarda bulan çocuk ruhumla. 
Aykırı bakışlarımla bir ben mi geçtim bu
dünyanın toprağından parmak uçlarımla diyeceksin. 


TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.