23 Sentlik Dostluk: Türkiye’nin Bağımsızlıkla İmtihanı
Bazı şarkılar vardır kıymetli dostlar; neşeyle söylenir ama bir milletin hafızasında aslında bir utanç belgesi olarak durur. Dostluk Şarkısı tam da böyledir. Dillerde dolaşan o tatlı melodisiyle masum görünür ancak arka planında koca bir ülkenin bağımlılığa adım adım alıştırılma hikâyesi yatar. 1950li yıllar Demokrat Parti iktidarının ve Adnan Menderes döneminin yaşandığı vakitlerdi. Soğuk Savaş korkusu, Sovyet tehdidi ve özgür dünya söylemleri eşliğinde Türkiye, Amerika Birleşik Devletlerinin stratejik yörüngesine hızla sokulmuştu. Bu süreç sadece askerî ve siyasi bir hamle değil, aynı zamanda kültürel ve zihinsel bir kuşatmadır.
Dostluk Şarkısının solisti Celal İnce, Adanalı bir berberin oğluydu. 1955te Amerikaya gönderildi, orada okutuldu ve bir hayat kurması sağlandı. Bu durum şahsi bir başarı hikâyesi değil, açık bir kültürel propaganda projesiydi. 1954te yayına başlayan Amerikanın Sesi Radyosu bu şarkıyı her fırsatta çaldı. Şarkı plaklara basılarak Türkiye genelinde dostluk hediyesi adıyla ücretsiz dağıtıldı. Plakların kapağında New York ve İstanbul fotoğrafları yan yanaydı. Plak yüzlerinde Jefferson, Washington ve Roosevelt gibi isimlerin yanına Namık Kemal, Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal Atatürkün hürriyet sözleri eklendi. Bağımsızlık fikri, ne yazık ki bağımlılık propagandasının bir ambalajına dönüştürüldü.
Bizim halkımız o günlerde bu şarkıyı coşkuyla söylerken, vatan şairi Nazım Hikmet gerçeği tüm çıplaklığıyla görüyordu. Amerika Dışişleri Bakanı John Foster Dullesin o meşhur itirafı tarihin en acı cümlelerinden biridir. NATO içinde en ucuz askeri Türkiyeden alıyoruz demiştir. Nazım Hikmet bu ağır cümleyi 23 Sentlik Asker şiiriyle tarihe nakşetti. Bir vatan evladının, bir gencin bir aylık değeri işte bu kadardı. Bu yalnızca bir şiir değil, bağımsızlığın nasıl bir pazarlık konusu edildiğinin en net belgesidir.
Türkiye, NATO kapısından girebilmek için Kore Savaşına asker gönderdi. Binlerce kilometre ötede, bizi doğrudan ilgilendirmeyen bir savaşta gencecik evlatlarımız hayatını kaybetti. Karşılığında ise NATO üyeliği, Marshall yardımları ve İncirlik Üssü alındı. Ancak Marshall yardımlarının şartları çok açıktı; Amerikan propagandasına sonuna kadar izin verilecekti. Bu bir yardım değil, aslında uzun vadeli bir bağımlılık yatırımıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürkün de buyurduğu gibi, bağımsızlık bir karakter meselesidir. Bağımsızlık dediğin şarkılarla süslenmez, yardımlarla satın alınmaz ve ittifaklar uğruna asla pazarlık konusu edilmez. Ama biz maalesef uzun yıllar boyunca ayıdan post, Amerikadan dost bekledik.
1999 yılında Bill Clinton ülkemize geldiğinde aynı şarkının yeniden çalınması, bu zihniyetin ne kadar kalıcı olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Adnan Menderesin idamı şüphesiz hepimiz için tarihsel bir yaradır. Ancak bu acı, o dönemin politik tercihlerini eleştirmemize engel teşkil etmemelidir. Bağımsızlık sadece silahla veya darbeyle değil; yanlış ittifaklarla, gönüllü teslimiyetlerle ve sessiz kabullenişlerle de kaybedilir.
Neticede bir milletin onuru alkışlarla, şarkılarla veya bedava dağıtılan hediyelerle korunmaz. Onur, her şartta dik duruşla korunur. Nazım Hikmetin o bahsettiği 23 sentlik asker bize şunu hatırlatır; eğer bir insanın ve bir askerin değeri düşüyorsa mesele sadece ekonomi değil, doğrudan istiklâldir. Bugün hâlâ şu soruyla samimiyetle yüzleşmek mecburiyetindeyiz; bizler gerçekten bağımsız mıyız yoksa bağımlı yaşamaya mı alıştırıldık?
Yazar: Mustafa Kaplan
Mustafa Kaplan, Türkiye bağımsız mı, 23 sentlik asker şiiri nedir, Marshall yardımı nedir, NATOya nasıl girildi, Celal İnce dostluk şarkısı, Adnan Menderes dış politika, Amerikan propagandası nedir, Bağımsızlık karakter midir, Türkiye Amerika ilişkileri tarihi, Tam bağımsızlık nedir,