Doç. Dr. Vehbi Altunçul

Tarih: 12.06.2012 10:56

Aşırı Sıcaklar Ve Kalbimiz

Facebook Twitter Linked-in

Saygıdeğer Beylikdüzü Gazetesi okurlarım, uzun süren bir kış döneminden sonra , aşırı sıcaklar bizleri yorar ve metabolizmamız da bu ani hava değişimi karşısında normal olarak da zorlanır oldu. Her ne kadar Homeostasis ( iç ortamın dengede tutulması) sistami görevini tam manasıyla yapsa da, Haziran ayının ortasında olmamıza rağmen sıcaklar mevsim normallerinin üzerinde seyretmekte oluşu başta kalbimiz olmak üzere tüm organlarımızı olumsuz yönde etkilemektedir.

Sıcaklar nedeni ile genişleyen (diletasyona uğrayan) tüm damarlarımıza ilaveten alkol nedeni ile ilave ekstra bir yük bindirmek, sigara ile de damarlarımızı tıkamak bir nevi intihardır. Şöyle ki; fizyolojik anlamda sağlıklı olalım veya olmayalım hissi anlamda ise duygusal olalım veya olmayalım, bir yumruk büyüklüğünde kapıları (kapakçık) ve odaları (2 ventrikül+2 atriyum) olan bir et parçasının(!) gerek dinlenirken, gerekse egzersiz esnasında
bizleri her hangi bir üzüntüye sürüklemeden ne denli çalıştığını bilsek de ona çoğu kez nankörlük(!) ettiğimizi düşünmekteyim. Nasıl mı? Aşırı kalbi yorucu hareketler ile fiziksel olarak, sevgiden mahrum bırakarak, ipe sapa gelmez duyguların ve icraatların(!)peşinden koşarak ise hissi olarak kalbimizi yormaktayız.

Kalbimiz ise tam aksine sağlıklı bir yaşam sürebilmemiz için, dakikada 75-80 kez her daim çarpmakta (nabız sayısı) ve her çarpışta(sistol) 70 ml kanı vücudumuza pompalamakta yani dakikada ortalama 5 litre kanı tüm vücudumuza yaymakta ve alyuvarların(eritrosit) taşıdığı oksijen ile tüm vücudun hücrelerinin ve dokularının beslenmesini ve hayati fonksiyonlarının sürdürülmesini başarıyla sağlamaktadır. Kalbimiz bu kadarla da kalmayıp, egzersiz yaptığımız zaman, vücudumuzdaki bu yeni aktiviteye uyum gösterebilmek ve bizleri sağlığımızdan etmemek işin, nabız sayısını 75 den 150 ye, kalbin atım volümünü 70 ml den 140 ml ye pompaladığı dakikadaki kan miktarını 5 litreden 30 litreye, dokuların dakikadaki oksijen kullanma miktarını ise 250 ml den 3000 ml ye, yani tam 12 katına çıkarabilmektedir.

Saygıdeğer okurlarım, düşünebiliyor musunuz? Bizlerin normal sürdürmeye gayret ettiğimiz bu hayat mücadelemizde sırtımıza ekstra 12 kat yükün bindiğini. Ben düşünemiyorum. Sanırım düşünmekte istemiyoruz. Bu nedenle, bu saydığım faktörlere birde aşırı sıcakların olağan üstü bir yük bindirdiğini unutmayalım, kalbimize sahip çıkalım, onu üzmeyelim, o da bizi üzmesin. Sözlerimi Fizikte bilinen bir kanun ile “ Etki tepkiye eşit zıt yönlüdür.” bitirmek istiyorum.


Sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum,

Doç. Dr. Vehbi ALTUNÇUL

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —