İlkkez Babam oldum dün. Gözlerinden kan çanağı yağmurlar yağarak, burnu salya sümük, dudaklarını büzmüş, çaresizce gözlerime bakarken oğlum ben babam oldum ilkkez. Annem gibi baktım oğlumun yüzüne. Yıllar yılı, babamın bana neden öyle baktığını, annemin sabahlara kadar cam kenarında beni bekleyişini anladım ilkkez.
Dokuz yaşımdayken gözümü tel çizmişti. Annem sağlık ocağına götürdü. Doktorlar anlam veremediler gözümdeki çiziğe, sonra eve gittik, annem gözlerini göstermiyordu bana. Babam geldi birden, sulu suluydu gözleri, başımı ellerinin arasına alıp baktı yüzüme. O bakışın nedenini bilememiştim hiç, anladım dün nedenini. Sonrasında kolum kırıldı, bacağım kırıldı, birçok kazalar geçirdim ama hiç anlamadım annemin telaşını, babamın sulu sulu bakan gözlerini. Sonra askere gittim, babamın sulu bakan gözleri ilkkez yağmur yağdırdı yanaklarına ben yine anlamadım içinde kopan fırtınaları.
Dün hastalandı oğlum, babamın adını verdiğim, Uhud’a yangınım sönsün dediğim oğlum. Nezir Uhud hasta oldu. Daha öncede hastalandı ama böyle bakmamıştı gözüme. Hayatımın son on ayını eline alan ve sefasını dilediği gibi süren küçük bey, bu kez yalan ağlamalarından, ilgi bekleyen hallerinden uzaktı.
Öyle bir baktı ki gözlerime, kan çanağı gözleriyle haykırarak ağlamak istedim. Öylesine yorgun, öylesine bitkin, öylesine çaresiz baktı ki gözlerime, önüme gelen herşeyi parçalamak istedim, elimden birşey gelmediği için vurmak istedim duvarlara kafamı ve ilkkez anladım babamı. Sulu sulu bakan gözlerin sebebini öğrendim, annemin ellerinin tireyişinin, yüreğin çarpışının manasını kavradım. Ben baba olunca Baba ne demekmiş, Anne ne demekmiş daha iyi anladım. İlkkez Babam oldum, Annem gibi baktım dün Oğluma...