Menü YEREL HABERLER
Şükriye GÜNGÖR

Şükriye GÜNGÖR

Tarih: 28.04.2020 16:37

Bir Genç Kızın Hikayesi!

Facebook Twitter Linked-in

Bir Genç Kızın Hikayesi!

Daha 11 yaşındaydı...Genç bir kız çocuk neden ve nasıl olduğunu anlayamamıştı. Annesi biriktirdiği parayı avucunda katlayarak genç kıza vermişti. Genç kız parayı katladı ve çorabının içine soktu ve yola koyulmak için vedalaştı. Yol boyunca nelerle karşılaşacağını tahmin edemiyordu. Sırt çantasına acıkırsa yiyebileceği somun ekmeği vardı. Bu yolculukta yalnız olmadığını biliyordu ve aynı yaşlarda tanıdık bir kaç arkadaş ve tanımadığı birkaç kişi daha vardı. Gideceği yeri daha önce hiç görmemişti. Anlatılanlara göre hayal ettiği yerde sanki padişahlar yaşadığını sanıyordu. Hayal kurmak parasızdı. Yaşadığı hayat şartları da zordu. Bindiler otobüse yola koyuldular...

Yol boyunca Işıklar yolu aydınlatıyor bir sonraki ışığa gelinceye kadar yine kararıyordu. Heyecanlıydı, endişeliydi ama nedense korkmuyordu. Geceydi, hayallerinde şuan ne vardı genç kızın?

Bayağı yol almışlardı ve otobüs durdu ve herkes dışarı çıkarıldı. Görevli gidecek olanları durumu izah edip aydınlatıyordu. Yolumuz uzun, bizi zor bir süreç bekliyor herkes şuan otobüsün üzerine çıkıp en rahat bir şekilde yerleşsin aksi halde herhangi bir olumsuzluk durumda hepimiz yanarız... Gidecek olan herkes onaylar şekilde başını salladı. Genç kız daha da heyecanlanmıştı...

Tek tek otobüsün üzerine çıktılar ve görevlilerin yardımıyla havalandırma boşluğuna eşya yerleştirir gibi yerleştirdiler. Sadece başlarını kıpırdatabiliyorlardı. Otobüs hareket etti herkes bir şeyler mırıldanıyordu ama genç kız havalandırmadan esen rüzgâra yenilmiş sessiz bir şekilde olanlara idrak etmeye çalışıyordu. Burada durun diye sesler gelmeye başladı. Genç kız olanları duymaya çalışıyordu.. Görevli pasaportlar diye seslendi.. Birileri girip birileri çıkıyordu. Genç kız kalbi hızla atmaya başladı bu kez heyecan değil havasızlıktan nefes almakta zorlanıyordu, kıpırdayamıyordu her yanında onunla aynı kaderi paylaşan birileri daha vardı. Zamanın geçmesi için dua ediyordu. Otobüs hareket ettikçe rahat nefes alırken durduğunda tekrar aynı durumu yaşıyordu.

Genç kız yalnız olmadığını biliyordu ama yaşadığı olayı herkesin cesaret edebileceği bir şey olmadığını düşünüyordu. Tam o sırada havalandırmayı alttan birileri vurarak biraz daha dayanın az kaldı diye seslendi. Genç kız birden düşünceleri bir kenara bırakıp az kaldı diye mırıldandı. En son ana gelmişti ve otobüs kontrol edilecekti. Birilerin kıpırtısını duyuyordu genç kız. Tam anlayamamıştı ama az kaldı az kaldı diye kendini teselli ediyordu. Birileri tekrar havalandırma boşluğunu vuruyordu ve tekrar tekrar belki de defalarca hiç kimse ses çıkarmıyordu. Vuruşlar ve sesler azaldı diye düşünürken otobüs hareket etmeye başladı. Genç kız kıpırdayamıyordu ama bu defa derin bir nefes alabilmişti ve sanırım bu saklambaç oyunu sona erdi diye düşünüyordu... Bayağı yol alan otobüs durdu ve tanıdık ses evet artık bitti dedi. Ve havalandırma boşluğunu açarak tek tek herkesi dışarı çıkarttılar. Genç kız evet şimdi padişahların yaşadığı ülkeye geldiğini hissediyordu ve uzakta gördüğü ışıklar pırıl pırıl parlıyordu.. Genç kız rahatlamıştı. Hep birlikte bir lokantaya girdiler ve görevli istediğin yemeği yiyebilirsin dedi genç kıza. Genç kız beğendiği en güzel yemeği aldı ve yanına gelen görevli paran var mı diye sordu. Genç kızın çorabına koyduğu paralardan bahsetmek istememişti ve beni teslim ettiğiniz kişiden alacaksınız diye söyledi. Görevli daha fazla üstelemeden hadi yemeyini ye dedi genç kıza...

Yemekler yenilmiş içecekler içilmiş ve gidilmesi gereken yere gitmek için otobüse tekrar binilmişti.. Yollar uzundu gece uzundu... Herkes yorulmuştu ve koltuğunda uyuya kalmıştı. Genç kız Camdan bakıyordu hayalleri canlanıyordu ve artık o da yorgun düştü ve otobüsün en arka kısmına geçerek ve örtünebileceği bir battaniye de buldu ve uykuya daldı... Hadi kalkın son durak geldik diye bir ses geliyordu yakından. Genç duyduğu sesten sonra battaniyesini üzerinden attı ve kapıya doğru yöneldi kendisini teslim almaya gelen kişi kapıdaydı. Genç kız kapıya geldiğinde gördüklerine inanamamıştı ve içinden söyleniyordu. Hayır olamaz...

Görevli para diyordu, teslim almaya gelen kişi de genç kıza sarılmaya çalışıyordu. Genç kız orada eğildi ve çorabındaki parayı çıkardı ve görevliye teslim etmişti. Görevli şaşırdı ama asıl şaşıran genç kız olmuştu ve padişahlar yaşıyor diye düşünen genç kız sarı gömlek giymiş ve gömleğinin düğmeleri yarıya kadar açılmış ve kılları ortada, ayakkabıları sivri burun ve takur tukur ses çıkaran ilk o adamı görmüştü ve gözünden yaşlar aktı....

Bir göç hikayesi bir genç kızın hikayesi. Genç kız Sonya'nın hikayesi.

Çocuklar üzülmesin, onların hayalleri çok büyük. Öyle büyük ki biraz onları dinleyin...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —