Bir Köy Arıyorum-1
Bir köy arıyorum kendime,
İnsanları sıcak,
Beni yabancılamayacak.
Köyün yamaçlarında,
Ulu ağaçları olsun,
Bin bir sesli çocuklar,
Uçurtmalar uçursun.
Sessizliği vuslata götürsün,
Okşayan meltemli rüzgarlar,
üfleyerek yol alsın,
Meleyen kuzuların sesleri birden,
Annelerininkine karışsın.
Eğer bir göz ağlayacaksa,
işte buna ağlasın.
Bir araç kalksın meydandan,
Kadın erkek çocuk dolsun,
Şoför yolculara dönüp,
Hatırlarını sorsun,
Bizim şehire her gün,
mutlu bir yolculuk olsun,
Köy imamı çocuklara,
Bir hikaye anlatsın,
Bakın çocuklar bakın şu tepeye,
Kulak kesilin o sese,
Kim bilirse vereceğim bir horozlu şeker,
O Devi bilene.
Köyün meydanında bir büyük alan,
Alanda birkaç insan,
Buharı üstünde tüterken duyulsun bir ses,
Geldi işte çaylar Tavşan kanı,
Yüzler gülerken dönsün birden,
Kahveci tablasından versin çayı.
Soracaksınız biliyorum,
Senin köyün yok mu diye.
Hem var hem yok bilmiyorum,
İki arada bir derede kaldım,
İşte onun için uzaklarda,
bir köy arıyorum.
Duyan varsa haber versin,
Bir köy arıyorum a dostlar,
Güneşi dağların ardından yükselen,
Rüzgarı güneyden ılgıt ılgıt,
Ihlamur yapraklarına değen,
Köyün bir başından diğer başına,
Aralıklarla lalezarlar,
Rengarenk bahçeler evlerin önlerinden,
Yollara dökülen kokular.
Bir Kedi salına salına küçük bir aslan,
Yürüsün bahçenin duvarında,
Deliksiz uykuda olsun sarı olan,
Balkonun hasırında.
Yüzler hep güleç yedisinden yetmişine,
Somurtmak dahi yasak olsun,
Eşek sırtında bir dede selamda bir eli,
Tuhaf ama olsun,
Eşek bile neşeli,
Köyün altında kıvrım kıvrım bir ırmak,
Minareden görünsün,
Tepe üstünde eski bir değirmen,
Rüzgar ile dönsün.
*** Mehmet ERDİL