Bu Dünyada Bir Nene Hatun Geçti
Kıymetli dostlarım, tarih kitapları bazen koca bir ömrü birkaç satıra sığdırıverir ama bazı isimler vardır ki onlar kağıtlara değil, bir milletin vicdanına ve hafızasına mühürlenir. İşte o isimlerden biri de bu topraklardan bir fırtına gibi geçen Nene Hatun’dur. Onun ne üzerinde bir üniforması ne omzunda bir rütbesi ne de harp okullarında geçmiş bir eğitimi vardı. Ama vakit gelip çattığında, vatan toprağına uzanan o kirli eli kendi evladının boğazına uzanmış bir hançer gibi gördü. Çünkü Nene Hatun için vatan demek sadece bir toprak parçası değil; namustur, ekmektir, edilen duadır ve en nihayetinde bir mezardır.
Takvimler bin sekiz yüz yetmiş yediyi gösteriyordu. Erzurum’un o meşhur soğuğu sadece havayı değil, insanın iliğini kemiğini dahi kesiyordu. Aziziye Tabyası düştü haberi şehre yayılınca, her bir yürekte sönmez bir ateş yandı. Erkekler zaten cephede vatan için göğüs göğüse çarpışıyordu; lakin geride kalanlar da birer nefer gibi ayağa kalkacaktı. Nene Hatun, hiç tereddüt etmeden evinden dışarı fırladı. Arkasında kundakta bir bebek, önünde ise amansız bir düşman vardı. Elinde sadece bir balta vardı ama o balta sadece demir bir parça değil, yüzyıllardır bu aziz toprakları ayakta tutan çelikten bir iradenin simgesiydi.
O gün o tabyaya doğru canı pahasına koşarken, bir an bile olsun kendi hayatını düşünmedi. Ya ölürsem yavrum ne olur diye sormadı bile. Çünkü her Türk anası bilir ki, vatan giderse evlat da gider; vatan yoksa hürriyet de yoktur. Onun anneliği sadece kendi bebeğine değil, koca bir milleti sarıp sarmalayacak kadar büyüktü. Bugün kahramanlık dedikleri şeyi kürsülerde, süslü nutuklarda arayanlar yanılırlar. Nene Hatun’un kahramanlığı sessizdi; ne bir alkış bekledi ne de bir madalya. O sadece imanının, vicdanının ve kutsal toprağının sesini dinleyerek gerekeni yaptı.
Bize şunu çok iyi öğretti ki, vatan savunması sadece erkeklerin işi değildir. Vatanı sevmek sadece silahla da olmaz; vatan sevgisi önce koca bir yürekle başlar. Aziziye’de kazanılan o muazzam zafer, silahın gücüyle değil, sarsılmaz bir inancın gücüyle kazanılmıştır. İşte bu yüzden Nene Hatun bizim için sadece tarihi bir kişilik değil, bu milletin atan kalbi ve tertemiz vicdanıdır. Yıllar geçti, Nene Hatun yaşlandı ve bu dünyadan göçtü ama adı asla eskimeyecek. Bazı isimler vardır ki zaman onları eskitemez, aksine zamanın ötesine geçerler.
Bugün bizler bu topraklarda rahatça konuşabiliyor, yazabiliyor ve evlatlarımızı huzurla uyutabiliyorsak; bilelim ki bu bedeli zamanında o balta tutan eller, kundakta bebek bırakan yürekler ödedi. Nene Hatun işte o ödenen bedelin en mukaddes adıdır. Bu dünyadan sessiz, vakur ve imanlı bir Nene Hatun geçti; geçerken de hepimize vatanın nasıl sevilmesi gerektiğini en güzel haliyle öğretti. Ruhu şad olsun.
Yazar: Mustafa Kaplan
ANAHTAR KELİMELER
Nene Hatun kimdir ve tarihteki önemi nedir, Aziziye Tabyası kahramanı Nene Hatun’un hikayesi, Mustafa Kaplan köşe yazıları, Türk kadınının vatan savunmasındaki yeri nedir, Erzurum direnişi ve Nene Hatun’un baltası, Gerçek kahramanlık nedir ve nasıl olmalı, Nene Hatun neden bir milletin vicdanıdır,