Menü YEREL HABERLER
Mehmet ERDİL

Mehmet ERDİL

Tarih: 11.03.2026 09:29

Devletin Silahsız Orduları

Facebook Twitter Linked-in

Devletin Silahsız Orduları 

Yeryüzünde devletten daha güçlü hiçbir şey yoktur. Haşa, Allah’tan başka en büyük güç devletin gücüdür.

Her türlü çeteler, mafyalar, terör örgütleri, hırsızlık şebekeleri, gasp çeteleri ve bilumum gayrimeşru oluşumlar devlete kafa tutamaz, aşık atamaz, denemeye kalkamaz.

Yok olur giderler. Bir gecede silinip tarih olurlar. Bu konuda güçlü hükümetlerin yönettiği devletlerin mazileri böyle başarılarla doludur.

En zayıf devlet dahi eğer isterse güçlü olmaya muktedirdir.

Tek şart, direksiyonda iyi bir hükümetin olmasıdır.

İyi hükümetler sistemlerini üç ayak üzerine kurarlar. Kamu çalışanlarının ehliyetli olmalarını sağlarlar, rüşvet olayına göz açtırmazlar ve gizli açık otokontrol sistemini tavizsiz çalıştırırlar.

İşin sırrı budur. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur.

Bir devletin Milli Savunma Ordusu karada, havada ve denizde ne kadar güçlü olursa olsun, bu ordu tek başına bir devleti başarılı ve güçlü kılmaya yetmez. Aşağıdaki silahsız orduların da güçlü olmaları şarttır.

Tarım Ordusu.
Ulaştırma Ordusu.
Sağlık Ordusu.
Dışişleri Ordusu.
İçişleri Ordusu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Ordusu.
Çevre ve Şehircilik Ordusu.
Gençlik ve Spor Ordusu.
Enerji Ordusu.
Kültür ve Turizm Ordusu.
Bilhassa Milli Eğitim Ordusu.
Hele hele Adalet Ordusu.

Bu kadar silahsız ordu yani bakanlık eğer güçlü olmazsa, hantal olursa ve işlevlerini hakkıyla yerine getirmezlerse, sadece Milli Savunma Ordusunun güçlü olması yeterli olmaz. Ülke bununla kalkınmaz, muasır medeniyetler seviyesine çıkamaz.

İyi hükümetler bu orduların başlarına ehil komutanları kadrolarıyla birlikte bulup koyarsa, ülke kayıtsız şartsız güçlü olur. O zaman güçlü devletlerin güçlü sanatçıları, ünlü bilim adamları, ilk ona giren üniversiteleri, rekor ihracatları ve huzurlu halkı olur.

Misal.

Hükümetimiz, Sağlık Ordusu Komutanı olarak atadığı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na mealen şu sözleri söylemiş gibidir.

Al sana 1500’ün üzerinde envai türlü cihazla donatılmış hastane binaları.

Al sana 17 binin üzerinde tam teşekküllü sağlık ocakları.

Al sana 270 binin üzerinde yatak kapasitesi.

Al sana 49 bin yoğun bakım ünitesi.

Al sana 1 milyon 500 bine yakın doktoru, hemşiresi, teknikeri, işçisi, memuru, temizlikçisi, çaycısı, yemekçisi ve diğer personel.

Al sana 1 trilyon 20 milyar 300 milyon lira bütçe.

Görevin, Sağlık Ordusunu en iyi şekilde yönetmektir.
Sorumluluğun, 80 milyon vatandaşı sağlıklı kılmandır.
Kılavuzun kanunlar, yönetmelikler, kadron ve becerindir.

Haydi gazan mübarek olsun der ve mührü teslim eder.

Şimdi siz dersiniz ki, devlet daha ne yapsın.

Hemen üç şey aklınıza gelmeli.

Atanan komutan ve kadrosu bu iş için gerçekten en ehil kişiler mi.
Rüşvet çarkı dönüyor mu, dönmüyor mu.
Gizli açık kontrol sistemi çalışıyor mu, çalışmıyor mu.

Yani Sağlık Ordusuna yani bakanlığa Diyanet İşleri Başkanını da atasanız, ateist birisini de atasanız, evvel emirde işin ehli olması şartıyla birlikte bu üç maddenin uygulanması işin olmazsa olmazı olmalıdır.

Silivri mahkemelerini medyadan ve basından izliyorsak eğer, işte bu bahsettiğimiz sistem eksikliğinin sonuçlarını görüyoruz demektir. Olay hasbelkader birinin şikâyetiyle meydana çıkmıştır. Yoksa bu çürümüşlük gizli kalacak ve müsebbipleri de itibarlı insanlar olarak cemiyet içinde gezip duracaklardı. Hatta iltifat görmeye devam edeceklerdi.

Yazar: Mehmet Erdil

Anahtar Kelimeler: Mehmet Erdil, devlet neden güçlü olur, silahsız ordular ne demek, bakanlıklar neden önemlidir, güçlü devlet nasıl kurulur, ehliyet ve liyakat neden önemlidir, rüşvet sistemi devleti nasıl zayıflatır, kontrol mekanizması neden gerekir, sağlık sistemi nasıl yönetilir, devlet yönetiminde liyakat nedir,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —