Menü YEREL HABERLER
Mehmet ERDİL

Mehmet ERDİL

Tarih: 15.11.2021 09:50

Dindar Devletlerin Mutlu İnsanları!

Facebook Twitter Linked-in

Dindar Devletlerin Mutlu İnsanları!

Bakıyorum ve kıyaslıyorum da;
Bizlerde olan ve vicdanları kanatan asayişe müessir olayların benzerleri medeni ülkelerde pek olmuyor bu yüzden insanları mutlu!



Misal, Almanya, Belçika, Hollanda, İsveç, Yeni Zelanda vs. gibi dindar! Devletler, bu konuda çok hassaslar ve bilhassa Dinden! Ödün vermiyorlar.



Hatta bunun böyle olduğunu bizim mensubu olduğumuz ancak okumadığımız, anlamadığımız ve uygulamaya sokmadığımız ama raflarda ve duvarlarda asılı muhafaza ettiğimiz ve kabına hürmeten kutsiyet addettiğimiz yüce kitabımız söylüyor!



DEVLETİN DİNİ ADALETTİR. (Nisa: 58)
Adamlar öncelikli olarak Adaleti esas almışlar.



Biliyorum dindar devletler dediğimde hemen aklınıza, elçiliklerinde pervasızca ve canavarca Cemal Kaşıkçı’yı doğratan Suudi Arabistan geldi. Doktor, muayene gereği eşinin bacağını gördü diye bacağını kesen Afganistan geldi. Müslüman Müslümanın kardeşidir diyen Kuran’ın hilafına, kardeşi Azerbaycan’a karşı Ermenistan’a yardım eden İran geldi.



Allah aşkına bu ülkeler Nisa 58 in neresindeler!



Nasıl aşacağız, ne zaman okuyacağız, anlayacağız, ne zaman adam olacağız!



Bizlerde her ne hikmetse,
Kötüler cesur!
İyiler korkak!


Gerçek bu…

Oysa cesaret iyilerde, korkaklık ise kötülerde olması gerekirken bu neden oraya, o da buraya geçip yer değiştirdi!

Haddizatında herkes biliyor ki, kötülerin cesareti kötülüklerinden gelmediği gibi, iyilerin korkaklığı da iyiliklerinden gelmiyor.

Çünkü

Kötüler organize!
İyiler dağınık!

Sonra;

Kötüler az ama taraftarları çok.
İyiler çok ama sahipleri yok!



Bence hükümet her şeyin farkında ve Ülkeye hükümet etmeye başladığı zaman bir sıralama yaptı!

Eğer ilk sıraya adalet eğitim ve sosyal işleri koyup enerjiyi ve parayı buralara harcasaydı ve bunda da başarılı olsaydı, velev ki dünyanın en iyi, asayişi en düzgün, demokratik, refah seviyesi yüksek bir ülke olsaydı ama milli savunmaya bir yatırım yapmasaydı her daim pusuda bekleyen iç ve dış düşmanlar istedikleri takdirde, bizleri ezip geçecekler ve bir kaşık suda boğacaklardı, o zaman hiçbir şey yapamayacaktık.



Bulunduğumuz stratejik coğrafyada bu ihtimal, devlet hafızasında daima diri tutulmuştur.

Bu yüzden sıralamayı dâhice buluyorum.

Önce güçlü olmak lazım, en güçlü silahların sahibi olmak lazım, bu bize ekmekten sudan, adaletten eğitimden ve demokrasiden de önce gelir. Su uyur düşman ve içimizdeki uzantıları uyumaz, algı operasyonları ile sürekli halkın kafasını karıştırıyorlar, Milletin ekserisi çok şükür ki algılara karşı müteyakkız.



Şimdi sıranın artık yavaş yavaş Adalete eğitime asayişe ve diğer sosyal konulara yatırıma geldiğini düşünüyorum, inşallah fışkıracak olan doğalgaz ve petrolün da imdada yetişeceği refahlı günlerin arefesini yaşıyoruz.



Hükümetimiz her şeyin farkında…



Sokak cadde ve meydanlarda insanlarımız özgürce, korkusuzca ve güven içinde gezecekleri günlerin uzak olmadığına inanıyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —