Ahmet Karayün
Tarih: 22.10.2011 15:20
Dostlar Adaylıkta Görsün!
Güzel yurdum Türkiye… Ne kadar da zengin bir kültüre sahip değil mi? Türkiye’nin göz bebeği, hatta dünyanın en muhteşem şehirlerinden birisi; İstanbul… O kadar zengin bir kültüre sahibiz ki, dünyada bir eşi daha yoktur. Tüm din, dil ve ırkların buluştuğu asya ve avrupanın kesiştiği ilginç bir coğrafya.
Eeee bu kadar zengin kültür olur da bir şeyler sıradan ve basit kalabilir mi peki? Adeta Emir Kusturica filmlerinden fırlamış karakterlere rastlamak o kadar kolay ki... Türkiye’de neden sanatsal olarak bu karakterler beyaz perdeye aktarılmıyor orası kenarda dursun biz birkaç tipten bahsedelim.
Rahmetle andığımız Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük komedi ustası Kemal Sunal’ın bir filminde canlandırdığı “ZÜBÜK” karakteri ne kadar da cuuk oturuyor değil mi Türk siyasetinde ki tiplere. Zira bu zübüklere her yerde rastlamak pek mümkün. Sadece ve sadece çıkarları doğrultusunda hareket eden bu zübükler, çıkarlarını korumak uğruna her türlü dolap beygirini çevirmeye müsaittirler.
Konuyu nereden aldın nereye geldin diyenlerinizi duyar gibiyim : ) Evet, siyasi bir yazı okuyacaksınız, ama bırakın da hayatın içinden bir şeyler barındırsın. Devlet dairesindeki yazışmalar gibi sıkıcı, soğuk ve resmi olmasın. Bırakın yazımı okurken sizi biraz olsun arada yaptığım kelime oyunları ile tebessüm ettireyim. Bırakın aramızda bir samimiyet ve dostluk oluşsun. Fena mı olur : )
Seçim geldi, işler değişti. Hiç yüzünü görmediğimiz simalar bir bir, yırtık çuvaldan fırlar gibi ortaya çıktı. Efenim diller kibarlaştı, kollar iki yana açıldı, eller ceplere atıldı, izzet-i ikramlar aldı başını gitti… Demek ki seçim denen şeyin insanları değiştirme gibi bir meziyeti var. E napalım, öyle olsun.
Aday adayları ve adaylar dev(!) projelerle çıktılar, her ne kadar “er meydanı” denemese de rahatlıkla “seçim meydanı” denebilecek zorlu ve karmaşık arenaya. Gerçekten adaylığa çıkıp da o vizyonu ve misyonu taşıyan kişiler yok değil elbette… Ama bir de dostlar pazarlıkta, pardon “DOSTLAR ADAYLIKTA GÖRSÜN”cüler var. Bu ne demek mi ? İşte şu demek.
Bir atasözümüz vardır “Dostlar Pazarlıkta görsün” diye. Doğru ve yerinde bir tespittir. Yiyeceği bi halt olmayıp da “Nam olsun, kar olmasın” hesabı yapanlar var. Konuşması, vizyonu, çevresi, halkla ilişkileri, giyimi, saçı başı düzgün olmayan ama madden doyuma ulaşan bir çok kişi kolları sıvayıp aday adayı oluyorlar. Adaylığı alamasalar da, “Ben bilmem ne partisinin bilmem ne ilçesinden belediye başkan aday adayıydım” deseler yetiyor. Nam olsun kafi…
Yerel seçimlere 21 partinin katılacak olması aday adayı başvurularında da gümbürtülü bir patlamaya neden oldu. 21 partinin her birinin sayıları 40 bine ulaşan belediye başkanlığı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için birer aday göstereceği varsayılırsa, bu görevler için toplam aday sayısı 850 bine ulaşacak... Sadece Meclis’te temsil edilen AKP ve CHP’de bu görevler için birden fazla aday adayının çıkması durumunda bu sayı 1 milyonun üzerinde olacak.
Muhtarlık seçimlerinde de aday patlaması bekleniyor. Şu anda toplam 52 bin muhtar bulunuyor. Her bir muhtarlık için en az 3 ya da 4 aday çıkması durumunda aday sayısının da 200 binin üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Bu da kaba bir hesapla 70 milyon nüfuslu Türkiye’de her 70 kişiden birinin aday adayı olduğu anlamına geliyor.
“Elini sallasan aday adayına çarpıyor” bunu ben değil istatistikler söylüyor. “Demokrasinin gereği budur” diyenlerinizi duyuyor gibiyim. Evet aynen öyledir. Bu bir hizmet yarışıdır. Ama bu yarışta ayak altına dolaşmaktan başka işe yaramayan vasıfsız elemanların olması da sıkıcıdır. Hiçbir şekilde bilgi birikimi, hatta görgü birikimi bile olmayan insanların “Voollahh bende varrreem” deyip atlayıvermesi ne kadar normaldir?
Önümüzdeki sayımızda sizlerle “Adaylığa gerçekten iyi hazırlananlar” hakkında ki görüşlerimi paylaşacağım. Bir şahıs adaylığa çıktığı zaman neler yapması, nelere sahip olması gerekir? Klişe olmuş klasik davranışları, bu klişeleri yıkanları ve nasıl yıktıklarını bir sonraki yazımda okuyabilirsiniz.
Hoş ve sevgiyle kalın.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —