Mustafa KAPLAN

Tarih: 11.02.2026 17:05

Ekmek, Mülk Ve Vicdan: Üç Sistem, Üç İnsan Tasavvuru

Facebook Twitter Linked-in

Ekmek, Mülk Ve Vicdan: Üç Sistem, Üç İnsan Tasavvuru

Önce en basit yerinden başlayayım. Sosyo-ekonomi nedir?

Sosyo-ekonomi; ekonomik düzenin, yani üretimin, mülkiyetin ve gelir paylaşımının toplumu, insan ilişkilerini ve ahlâkı nasıl şekillendirdiğini inceleyen alandır. Yani mesele sadece para değildir. Mesele, paranın insanı nasıl değiştirdiğidir.

Bir toplumda mülk kimin elindeyse güç ondadır. Güç kimdeyse düzeni o belirler. Düzen nasıl kurulursa insan da ona göre şekillenir. Ben meseleye tam da buradan bakıyorum.

Kapitalizm’in temel ilkesi şudur: Özel mülkiyet kutsaldır. Serbest piyasa esastır. Devlet müdahalesi minimum olmalıdır. Bu sistem bireyin girişim gücünü açığa çıkarır. Rekabet üretimi artırır. Zenginlik büyür. Gerçekten de kapitalizm dünyayı teknik olarak zenginleştirmiştir. Sanayi devrimi, teknoloji, küresel ticaret… Bunlar bu sistemin ürünüdür.

Fakat mesele şurada düğümlenir: Zenginlik büyürken eşitlik küçülür. Kapitalizm fırsat eşitliği vaat eder ama sonuç eşitliği sunmaz. Sermaye zamanla sermayeyi çeker. Para parayı doğurur. Bir noktadan sonra rekabet değil, tekel başlar. Kapitalizm insanı rekabet eden birey olarak tanımlar. Ahlâk ise çoğu zaman piyasanın insafına bırakılır.

Marksizm ise kapitalizmin doğurduğu eşitsizliğe karşı doğmuş bir başkaldırıdır. Temel iddiası nettir: Üretim araçları özel ellerde olduğu sürece sömürü kaçınılmazdır. İşçi ürettiğinin tamamını alamaz. Artı değer sermayedara gider. Bu durum sınıf çatışmasını doğurur.

Marksizm’in çözümü kolektif mülkiyet, sınıfsız toplum ve planlı ekonomidir. Marksizm adaletsizliği teşhis ederken keskindir. Emeğin hakkını savunurken güçlüdür. Fakat burada başka bir problem başlar. Devlet büyür. Bürokrasi güçlenir. Yeni bir elit doğar. Tarih göstermiştir ki birçok Marksist deneyim, eşitliği sağlama iddiasıyla özgürlüğü daraltmıştır. Marksizm insanı daha çok ekonomik bir varlık olarak merkeze alır. Din, ahlâk ve metafizik çoğu zaman üst yapı olarak görülür. Bu yüzden sistem güçlü bir adalet talebi üretse de, kalbe dokunan bir ahlâk inşa etmekte zorlanır.

İslam’ın sosyo-ekonomik yaklaşımı ise ne kapitalisttir ne de Marksisttir. Temel cümlesi şudur: Mülk Allah’ındır, insan emanetçidir. İslam özel mülkiyeti kabul eder ama sınırsız değildir. Faiz yasaktır. Zekât farzdır. Sadaka ve infak teşvik edilir. Tekelleşme ve ihtikâr yasaktır. Emek kutsaldır.

Burada sınıf savaşı yoktur, sınıflar arası sorumluluk vardır. İslam eşitlik değil adalet ister. Çünkü herkesin rızkı eşit olmayabilir ama kimse aç bırakılmamalıdır. İslam’da zenginlik suç değildir ama zenginlik bir imtihandır. Burada asıl vurgu sistemden önce ahlâktadır. Kapitalizm sistemi merkeze koyar. Marksizm çatışmayı merkeze koyar. İslam ahlâkı merkeze koyar.

Kapitalizm der ki bırakın piyasa düzenlesin. Marksizm der ki devlet düzenlesin. İslam ise der ki vicdan ve hukuk birlikte düzenlesin. Kapitalizm rekabet üretir. Marksizm mücadele üretir. İslam sorumluluk üretir. Kapitalizm zenginliği artırır ama eşitsizlik riski büyüktür. Marksizm eşitliği hedefler ama özgürlük riski büyüktür. İslam denge kurmak ister fakat uygulayıcı insanın ahlâkı belirleyici olur.

Benim asıl sorduğum soru şudur: İnsan değişmeden sistem değişir mi? Sistem değişmeden insan değişir mi? Kapitalizm güçlü insanı daha güçlü yapabilir. Marksizm güçlü devleti daha güçlü yapabilir. İslam ise güçlü vicdanı güçlü kılmak ister. Ama vicdan yoksa en iyi sistem bile zulme dönüşebilir.

Sosyo-ekonomi sadece para meselesi değildir. İnsan tasavvuru meselesidir. İnsanı nasıl görüyorsanız sistemi ona göre kurarsınız. Eğer insan sadece çıkar peşinde koşan bir varlıksa rekabetçi bir düzen kurarsınız. Eğer insan sadece sınıfsal bir varlıksa çatışma merkezli bir düzen kurarsınız. Eğer insan hem beden hem ruh taşıyan bir emanetçi ise denge, adalet ve merhamet merkezli bir düzen kurarsınız.

Ve ben sözü şu cümleyle bağlamak isterim: Ekmek adil bölüşülmeli ama kalp de terbiye edilmelidir. Çünkü açlık toplumu bozar. Ama vicdansız güç dünyayı yakar.

Yazar: Mustafa Kaplan

Anahtar: sosyo ekonomi nedir, kapitalizm nedir, marksizm nedir, islam ekonomisi nedir, adalet mi eşitlik mi, mülkiyet anlayışı nedir, ekonomik sistemler karşılaştırması, vicdan ve ekonomi ilişkisi, Mustafa Kaplan kimdir


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —