Menü YEREL HABERLER
Doç. Dr. Vehbi Altunçul

Doç. Dr. Vehbi Altunçul

Tarih: 30.06.2016 17:55

Güneş Hem Dost, Hem Düşman Olabilir!

Facebook Twitter Linked-in

         Saygıdeğer okurlarım, yaz mevsiminin ilk ayı haziran ayının sonuna geldiğimiz şu günlerde, hava sıcakları tavan yapmış, buna bağlı olarak nem oranı da yükselmiş adeta nefes alamaz, güneşten korkar bir hal almış durumdayız. Daha düne kadar, ülkemizi seller götürmekte, dolular yağmaktaydı. Hor kullandığımız, kendisini hiçbir zaman önemsemediğimiz doğa, şu sıralar böylelikle bizlerden intikamını almaktadır. Yaz mevsimi gereği,  güneş kendini daha fazla göstermekte, bizleri terletme (!) ile ilgili görevini de yerine getirmiş olmaktadır. Her şeyin fazlası zarar oluşturacağı gibi, güneş te bizleri fazlasıyla üzebilmekte, üzmektedir.
         Evet, güneş yaşamın kaynağı olarak bilinmektedir. Güneşten mahrum bir evren asla düşünülemez. Onsuz  yapamayız. Ancak bazı durumlarda, özellikle yaz aylarında Güneş  ile pek samimi olmaya gelmez. Biliyoruz ki yaymış olduğu ultraviyole  ışınları, dikkatli olmazsak ve bilinçli davranmazsak cilt kanserlerine, beyin  kanamalarına hatta bizi ölüme bile sürükleyebilmektedir. Önümüzdeki günlerde aşırı sıcak yaz  günlerinde karşılaşabileceğimiz, yüksek derece ısı ve nem nedeniyle vücut ısısının ayarlanamaması  sonucu ortaya çıkan duruma sıcak çarpması olarak bilinen bir durumla karşılaşabilirler. Kişiler güneş  altında uzun süre kalırlarsa beynin alt bölümünde yer almış olan ( Regülasyon  )i ısı düzenleme merkezi bozulur ve vücut ısısı hızla artmaya başlar. Bunun  sonucu olarak da beyin hücrelerinde tahribat oluşmaktadır. Beyin ödemi veya  kanamaları da görülebilir. Isı düzenleme merkezi (Hİipotalamus ve Homeostasis)  işlevini yerine getiremez ve vücut ısısını kontrol edemez hale gelir.  Vücudumuzun ayrıca ısı kaybına yönelik daha birçok mekanizması da  bulunmaktadır. Ter bezleri ile terleme yolu ile ısı kaybı, kan damarları  yolu, gibi . Ancak tüm bu koruyucu mekanizmalara rağmen, vücut ısımız 37  derecenin üzerine çıkabilmekte ve hayati tehlike oluşturmaktadır. Bilindiği  gibi, güneş çarpması ve sıcaklık çarpmasının semptomları hemen hemen aynı  olup, sadece sıcaklık çarpmasında, güneş olmadan olayın gerçekleşmesidir. Peki nedir bu sıcak çarpması, ne gibi belirtilerle bizi  üzmektedir? Bunu da  kısaca şöyle özetleyebiliriz:  Adalelerde (kaslarda) Kontraksiyonların  yani krampların şekillenmesi, Güçsüzlük, bitkinlik, yorgunluk hali, Baş dönmesi, Davranış bozukluğu, sinirlilik, Derinin kuru ve sıcak  olması. Aşırı terleme (daha sonra azalmaktadır), Mide krampları, kusma, bulantı, Bilinç kaybı, hayal görme, Hızlı nabız ve Aritmi yani kalp atımında düzensizlik oluşmasıdır.
          Sıcak Çarpmasında İlk Yardım Nasıl Olmalıdır sorusuna ise şöyle cevap verebiliriz. Hasta derhal serin ve havadar bir yere alınmaya çalışılır. Elbiseler  çıkarılır, vücut serinletilmeye çalışılır. Sırtüstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir. Ancak kusma ihtimali  varsa yüzükoyun veya yan yatırılır. (kusma içeriğini yutmaması için.) Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için veya soda  içirilebilir.Hastanın şiddetli bulantı - kusması ve bilincinde bozulma varsa en yakın  sağlık kurumuna götürülmesi gerekmektedir.
Sıcak çarpmasında hangi insanlar risk grubu oluşturmaktadır sorusuna ise, Bazı kişiler, metabolizması daha hassas olduğu ve bazı hastalıklara sahip  oldukları için, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu  kişileri Kalp hastaları, Tansiyon ( hiper veya hipo ) hastaları, Diyabet ( şeker ) hastaları, Kanser hastaları, Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar,  Psikolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olanlar, Böbrek hastaları, Yaşlı kişiler ve  Küçük çocuklar, Hamileler ve lohusalar. Bilinçsiz diyet uygulamakta olan kişiler. Yeterli miktarda su tüketmeyenler. (Yaklaşık 2.5 litre )  İklim olarak sıcağa alışkın olmayan kişiler, Alkol ve diğer zararlı madde kullanan kişiler olarak sıralayabiliriz.. 
Sıcak Çarpmasından Korunmak İçin  neler yapmalı, ne gibi  önlemler almalıyız sorusuna ise, Özellikle şapka, güneş gözlüğü ( ultraviyole ışınlara UVA ve UVB ye duyarlı  ,% 100 koruyucu olmalı )ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar  ( güneş yağının faktörünün yüksek ve Sağlık Bakanlığından onaylı olması  gerekir. Güneş solüsyonu v.s ) kullanılmalıdır.Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler tercih  edilmelidir.Bol miktarda sıvı tüketilmeli ve sık olarak  serin duş alınmalıdır. Dengeli beslenmeli ve ağır besin kaynaklarından mümkünse uzak  durulmalıdır.Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır. Direk güneş ışığında kalınmamalıdır.( 11 00-15 oo arası ) Mekanlar düzenli aralıklarla havalandırılmalıdır. 
        Tüm arz etmeye çalıştığım bilimsel verilerin ışığı altında hepimizi  daha dikkatli olmaya davet ediyor, küçük ihmallerin büyük sakıncalar  doğurabileceği düşüncesi ile sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum. 
VEHBİ ALTUNÇUL
Kolay gelsin.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —