Menü YEREL HABERLER
Ferhat YILDIRIM

Ferhat YILDIRIM

Tarih: 13.03.2026 18:22

Havacılıkta Siber Savaşlar Ve Türkiye’nin Direnci

Facebook Twitter Linked-in

Havacılıkta Siber Savaşlar Ve Türkiye’nin Direnci

Havalanmak için artık sadece güçlü motorlara, kusursuz aerodinamiğe ve deneyimli pilotlara ihtiyaç duymuyoruz. Aynı zamanda aşılması imkânsız bir siber kalkana da ihtiyaç duyuyoruz. Eylül 2025’te yaşanan Collins Aerospace olayı, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Dünya genelinde kullanılan MUSE yazılımının fidye yazılımı saldırısıyla çökmesi, Heathrow’dan Berlin’e kadar birçok büyük havalimanında check in ve bagaj sistemlerini kilitledi. Bu durum, siber tehditlerin artık teorik senaryolar olmaktan çıkıp binlerce yolcuyu terminalde mahsur bırakabilecek kadar gerçek ve operasyonel bir risk hâline geldiğini kanıtladı.

19 Eylül 2025’te gerçekleşen bu saldırı, check in, boarding kartı basımı ve bagaj yönetimi dâhil birçok kritik yer hizmetini devre dışı bıraktı. Avrupa’daki önemli havalimanlarında işlemler manuel olarak yürütüldü. Uzun kuyruklar oluştu. Uçuşlar gecikti ya da iptal edildi. Uçuş güvenliği hedef alınmamış olsa da yer operasyonlarının tamamen çökmesi, havacılık sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini açık şekilde ortaya koydu.

Üstelik bu tek bir olayla sınırlı değil. 2025 yılında havacılık sektörüne yönelik siber saldırılar bir önceki yıla göre yüzde altı yüz artış gösterdi. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği hatırlatıyor. Havacılık artık yalnızca gökyüzünde değil, aynı zamanda dijital dünyada da savunulması gereken bir alandır.

Peki her geçen gün daha fazla dijitalleşen ve küresel bir havacılık merkezi hâline gelen Türkiye bu siber fırtınanın neresinde duruyor?

Türkiye’nin havacılık altyapısı sahip olduğu stratejik önem nedeniyle siber tehdit aktörlerinin en sık radarına giren alanlardan biridir. Yakın geçmişte yaşanan bazı olaylar tehlikenin ne kadar yakınımızda olduğunu açık şekilde gösteriyor.

Pegasus’un 2022 ve 2024 yıllarında yaşadığı yetkisiz erişim ve oltalama tabanlı saldırılar, siber saldırıların yalnızca uçuş operasyonlarını değil aynı zamanda kişisel veri güvenliğini de hedef aldığını ortaya koydu. Çalışan ve yolcu verilerinin böylesine kritik bir hedef hâline gelmesi, havacılıkta dijital güvenliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Kasım 2023’te Türk Hava Yolları’nın biletleme ve check in sistemlerinde yaşanan büyük kesinti ise başka bir gerçeği gözler önüne serdi. Resmî açıklamalara göre olay bir ağ arızasından kaynaklanıyordu. Ancak biniş kartlarının elle yazıldığı o kaotik ortam, olası bir siber saldırının havacılık devlerini nasıl felç edebileceğinin en gerçekçi provası olarak hafızalara kazındı.

Türkiye’nin bu alana önem vermesi elbette tesadüf değildir. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan SHT Siber Talimatı, tüm havacılık işletmelerine SOME kurma ve düzenli risk analizi yapma zorunluluğu getirerek ulusal güvenliğin en kritik adımlarından biri hâline geldi.

Aviation ISAC Başkanı Jeffrey Troy’un şu sözleri aslında yeni dönemin en net özetidir. Tüm saldırıları durdurmak imkânsızdır. Önemli olan kurumun siber direncidir.

İşte bu yüzden modern havacılık güvenliği artık yalnızca saldırıları engellemek üzerine kurulu değildir. Asıl hedef, saldırı gerçekleşse bile operasyonların devam edebilmesini sağlamaktır. Yeni güvenlik anlayışı savunmadan çok direnç üzerine kuruludur.

Güçlü siber hijyen, uluslararası güvenlik standartlarına uyum, ağ hareketlerinin sürekli izlenmesi, alternatif manuel operasyon planları ve erken tehdit istihbaratı bu direncin temel taşlarıdır. Çünkü dijital sistemler çöktüğünde dahi havacılık operasyonlarının durmaması gerekir.

Unutmamak gerekir ki havacılıkta en değerli şey güven duygusudur. Siber saldırıların faturası yalnızca gecikmeler veya maddi kayıplar değildir. En büyük kayıp yolcuların güveninin zedelenmesidir.

Finansal veriler, sadakat programları ve kişisel bilgiler her zamankinden daha büyük risk altındayken yolcular artık sadece uygun fiyat veya konfor aramıyor. Aynı zamanda dijital güvenlik de bekliyor.

Türkiye ise proaktif düzenlemeleri, kurumlar arası koordinasyonu ve artan farkındalık seviyesiyle bu yeni nesil tehditlere karşı hazırlığını güçlendirmeye devam ediyor. Çünkü modern havacılıkta gökyüzündeki hâkimiyet artık yeryüzündeki dijital savunma hatlarında kazanılıyor.

Ben bu noktada ülkemizin hava sahasını, havalimanlarını, uçuş operasyonlarını ve milyonlarca yolcunun dijital güvenliğini korumak için gecesini gündüzüne katan tüm siber güvenlik uzmanlarına içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Onlar geceleri uykusuz kalıyor. Biz ise onların emeği sayesinde hem rahat uyuyor hem de uyanıkken güvenle uçabiliyoruz.

Yazar: Ferhat Yıldırım

Anahtar kelimeler: Ferhat Yıldırım havacılıkta siber güvenlik neden önemli, Türkiye havacılık siber saldırılara karşı ne yapıyor, havalimanı siber saldırı olursa ne olur, havacılıkta siber direnç nedir, Collins Aerospace MUSE yazılımı saldırısı neydi, Türkiye sivil havacılık siber güvenlik önlemleri neler, havalimanlarında siber saldırı riski var mı, uçuş sistemleri siber saldırıya karşı güvenli mi, havacılık sektöründe veri güvenliği neden kritik, Türkiye havacılık dijital güvenliği nasıl sağlanıyor


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —