Menü YEREL HABERLER
Ulaş Salih Özdemir

Ulaş Salih Özdemir

Tarih: 13.01.2012 11:13

Mezhepsel Gerilim ve Türkiye’nin Pozisyonu

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye’nin etrafındaki çember ciddi anlamda daralmakta. 2012’ye beklendiği gibi gergin bir dış
politika mesaisiyle girmekteyiz. Bu ortamda denge siyasetini ciddi bir şekilde ortaya koymak ve sıcak
bir savaşın çıkmasına engel olmak için tüm diplomatik çabalarını ortaya koymak gerekmektedir.
Geçmişte dış politika sorunlarımız Yunanistan, Kıbrıs ve Ermenistan ekseninde dönerken artık
Ortadoğu’ya ağırlık vermek zorunda kalındı. Bu duruma konjektürel yapı bizi itmektedir. Geçmişte
bu olaylara seyirci kalırdık. Şimdilerde aktif mekik diploması çabaları içinde bulunmaktayız. Özellikle
İran’ın Hürmüz Boğazı çevresinde oluşturduğu gerilim ciddi anlamda ortamı germiştir. Bunun nedeni
dış politik mesaj kaygısıdır. İran “Ben güçlüyüm. ABD’ye meydan okuyabilirim.” mesajını vermekle
beraber ekonomik, siyasal ve sosyal açıdan ciddi anlamda zor durumda olduğu bilinmektedir.
Şii eksenli politikasından da asla vazgeçmemektedir. Özellikle ABD’nin Irak’tan çekilmesinden
sonra Irak’ın Şii kökenli Başbakanı Maliki’nin Sünni kökenli yardımcısını tutuklaması bu boyutta
değerlendirebilir. Suriye Lübnan’daki iktidarlarında istim üzerinde olmaları İran’ın politikalarını ciddi
anlamda zaafa uğratmaktadır.

İran, Suriye’den sonra rejim değişikliği sırasının kendine geleceğini tahmin etmekte ve bu sebeple
agresif bir dış politika takip etmektedir.

Türkiye ise Sünni İslam’ın temsilcisi olarak bu durumda doğrudan İran’la karşı karşıya kalmaktadır
ancak bu politikaların ülkemizin de sulhu selameti için itidalle savuşturabilmeliyiz.

Sıcak bir savaştan ABD’ye Batılı devletlerin zarar göreceği aşikârdır. En fazla zararı Türkiye’nin
göreceğini tahmin etmek zor değildir. Bu nedenle bu süreci iyi yönetmeliyiz. Avrupalı devletlerin
ekonomik anlamda can çekiştiği bu dönemde (Yunanistan, Kıbrıs, Rum Kesimi, İrlanda, İtalya, Portekiz
vb.) ekonomik olarak iyi referanslar verirken bu savaş ortamının telaffuzu bile yatırımcı ve üreticiyi
ürkütebilir.

Bu sebeple Türkiye’nin dikkatli olması, olaylara soğukkanlı bir şekilde müdahil olması gerekmektedir.

Savaş ne ABD ne İsrail ne de Türkiye’nin işine gelir. Ama ABD’nin yakın bir zamanda iç politikada
seçimlere gidecek olması Obama’yı şahin bir politikaya sevk edebilir. Çünkü popülaritesini kaybeden
Obama, bunu yeniden temin etmek isteyebilir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —