Doç. Dr. Havva ALTUNÇUL
Tarih: 21.03.2016 21:26
ŞEHİT ÖĞRENCİLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUM
Değerli okurlarım, bu gün Çanakkale Zaferinin 101. Yıl dönümü. Bu savaşta bırakın yetişkinleri daha liseli, tıbbiyeli genç değerlerimiz hatta 9, 10, 11 yaşında çocuklarımızı vatan toprağı için şehit verdik. Bu gün içimiz buruk, çünkü yine bizim değerlerimiz olan evlatlarımız çeşitli şeklilerde kandırılarak topraklarımızı bölmek için kullanılıyor yada terör kurbanı oluyor. Sizleri 101. yıl önceye götürerek o yıllarda kaybettiğimiz değerli öğrencilerimizi bu vesile ile bir kez daha yad etmek, saygıyla anmak istiyorum.
Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuri Köstüklü’nün yaptığı araştırmaya göre; 1915 yılında Galatasaray, Konya ve İzmir liseleri tek bir mezun bile veremedi. Sayın Kösteklü sonuçlarını 'Antep savunmasında Kebapçı Said Ağa'nın oğlu küçük Mehmet, Şahin Bey'in oğlu Hayri, şehit Yolağası'nın oğlu Mehmed Ali gibi 11-12 yaşlarındaki çocukların özverisi göz yaşartıcı boyuttadır. Bu çocuklar Arslan Bey'in başında bulunduğu milis kuvvetlerinin içinde diğer KuvayiMilliyeciler gibi silahlı olup yeri geldiğinde çatışmalara katıldılar ve çoğu zaman da istihbarat hizmetinde bulundular” şeklinde özetlemektedir. Rahmetli dedem Mustafa Dökmen’de savaş yılları anılarını bize anlatırken adeta Kösteklü’yü teyit etmekteydi. Dedem Mustafa Dökmen’de çocukların istihbarat amaçlı kullanıldığını anlatırdı. Kendisi de bir çocuk olarak benzer görevlerde bulunduğunu ve esir olarak Rusya’ya götürüldüğünü, o dönemde ermeni saldırılarından nasıl korunmaya çalıştıklarını, rahmetli annesinin çorabı olmadığı için beyaz tenini saklamak uğruna bacaklarına çamur sürdüğünü, sapan taşı ile düşman askerlerinin kulaklarını hedef alarak nasıl savunma yaptıklarını anlatırdı.
Galatasaray Lisesinin yalnız öğrencileri değil müstahdemlerinden Mustafa ve Ahmet Eğinli de, gönüllü olarak cepheye gitti ve şehit oldu. Galatasaray Lisesi’nde oluşturulan “Şehitlerimiz” kürsüsünde Mehmed Nazım, Mehmed Ali, AgopElmasyan ile MıdırgıçDikranyan, Abdurrahman Robenson, HasnunGalib, HalidFuad, Nazmi, Neşet, Refik Ata, İbrahim Orhan Bey ve daha birçok gencin adı yer almaktadır.
Erzurum'da, 1889 yılında Sultan 2. Abdülhamit Han tarafından kurulan Erzurum Lisesi, öğrencilerinin, Sarıkamış Harekâtı’nda orduya erzak ve mühimmat taşırken, Çanakkale Savaşları'nda ise cephede savaşırken şehit olması nedeniyle üç yıl mezun veremediği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Murat Bulut’un inceledikleri belgeler ile gösterilmiştir.
Sivas Lisesi Müdürü Osman Yekeler ise okul arşivinde yaptığı çalışmada Sivas Lisesi’nin kurulduğu günden itibaren verdiği mezunların isimlerinin yer aldığı 125 yıllık Osmanlıca bir defter bulduğunu ve bu defterde 1913 ile 1914 arasında Sivas Lisesi’nin mezun verdiği öğrencilerin isimleri yer alırken, 1915 yılının diploma defterinde boş bırakıldığını, ardından 1916 mezunlarının isimlerinin yer aldığını ifade etmektedir. Yekeler o senenin son sınıf öğrencilerinin Çanakkale’ye gittiğini ve şehit olduklarını belirterek, söz konusu şehitlerimizin isimlerini belirlemeye çalıştıkları ifade etmektedir.
Kastamonu Valisi Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından 1885 yılında Kastamonu İdadi Mektebi adıyla kurulan ve 1963 yılından beri kurucusunun adını taşıyan Abdurrahmanpaşa Lisesi 1914-1918 yılları arasında öğrencilerini şehit verdiği için mezun verememiştir. Abdurrahmanpaşa Lisesi'nde, savaşa giden öğrencilerin isimleri ile savaştan dönenlerin silah, üniforma ve malzemelerinin yer aldığı bir köşe bulunmaktadır.
Çanakkale destanında, bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, eski adıyla Daru’l-Fünun öğrencilerinin ayrı bir yeri vardır. Daru’l-Fünun öğrencileri okullarını bırakarak Çanakkale’ye koşmuştur. 2 tümen hâlinde Gelibolu’ya giden gençler, bir Anzak baskını sonucu şehit olmuşlar. Bu nedenle sonraki yıl açılışta siyaha boyanan Daru’l-Fünun, 1921 yılında hiç mezun veremediği ifade edilmektedir. Ancak Dr. Fatma Özlen tarafından yapılan araştırmaya göre tıp fakültesi 1921’de değil 1915 yılında hiç mezun verememiştir.
TÜM ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA VE RAHMETLE ANIYORUM.
Y.Doç.Dr. Havva Altunçul
Adli Bilimler Doktoru
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —