Menü YEREL HABERLER
Mehmet ERDİL

Mehmet ERDİL

Tarih: 08.12.2020 11:30

Sivil Kışla! 2

Facebook Twitter Linked-in

Sivil Kışla! 2

Telefonun diğer ucundaki ses, bir aydır sizi arıyoruz ulaşamıyoruz diye sözlerine devam edip bitirdiğinde, İlk o zaman anlamıştım ki İstanbul Valiliğine tayinim çıkmış!

16 yıldır İstanbul’da değişmeyen aynı adreste olduğumu düşündüğümde bir kamu kurumunun beni adresimin dışında nerelerden aradığını ve bulamadığını doğrusu bende merak etmiştim.

Neyse ki; benim gibi tayini çıkan 15 kaderdaşım dan birisi tesadüfen –Ben onu tanıyorum, demişte, yazı işlerinden genç bir memura aratmışlar ve böylelikle bir ay gecikmeli olarak da olsa göreve başlamış olduk, sağ olsunlar!

Sonra biz, zaman içinde o genç memuru çok sevdik.

Valiliğin bizlere tahsis ettiği valilik kütüphanesinde aylarca süren ikametimizde o genç arkadaş yazı işlerinden bize, bizden de yazı işlerine evrak, haber, bilgi götürdü durdu.

Vali ve yardımcılarını görmediğimiz gibi yazı işleri müdürünü de böylelikle görmemiş oluyorduk. Hiyerarşi Kışladan! daha mükemmel çalışıyordu!

Kurumumuzla tek bağlantımız bu Can isimli genç memurdu.

Ne zaman Valilik aklıma gelse bir o Can'ı, birde kütüphanenin gri duvarlarını hatırlarım.

Sanki ağız birliği yapmışcasına bizimle hiç görüşmeyen Sayın Vali’nin ve de 19 adetten oluşan Vali yardımcıların ve dahi yazı işleri müdürünün bu durumunu anlayamamıştık.

Bir ara Can'a sorsak mı diye düşündük.!

Oysa hep birlikte bir kez zıplasak, üst kattan “Bu ses nereden geliyor” Diye özel kalemlerine ve sekreterlerine soracakları mesafede kendilerine yakındık, tabi bunu denemeyi hiçbir zaman düşünmeden uslu çocuklar gibi kıyı kıyı işyerimize pardon kütüphanemize gidip geliyorduk.

Can, her geldiğinde, “Müdürüm dedi ki…” diye söze başlıyordu, bu kez Vali bey müdürüme dedi ki… Dediğinde, pürdikkat Can'a kulak kesildik…

“İsteyen herkes ikamet ettiği ilçe Kaymakamlığına gitmek için dilekçe yazsın…”

……….!

Oysa biz 15 personel, acımasız 28 şubat sürecinin değişik yıllarında bu zulmün değirmen taşları arasında unufak edilmiş hukukumuza bir nebze hayat veren iktidarın kısmen iadei itibar yasasıyla milli savunma bakanlığında değilde sivil bir kamu kurumu olan Valilikte araştırmacı ünvanıyla istihdam edilmiş eski subay ve astsubaylar idik.

Sayın Vali beyin, zaten buruk yüreklerimize hitaben 2 dakika olsun, hatta ayak üstü olsun, hoş geldiniz, yeni yeriniz hayırlı olsun demesi gerekmezmiydi.

Ya sayıları 19 adet olan vali yardımcılarından biri bu görevi yapamazmıydı!

Peki, yazı işleri müdürüne ne demeli!

Yapmadılar…

Bizim sadece şehit olmamız kıymetli idi, başka hiçbir şeyimiz değildi.

Kaymakamlıkta altı yılım geçsede,

Ne zaman Valilik aklıma gelse, bizden esirgenen bir hoş geldiniz, bir o Can, birde Can’ın “Müdürüm dedi ki…” sözü hatırama gelir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —