Menü YEREL HABERLER
Mehmet ERDİL

Mehmet ERDİL

Tarih: 14.03.2026 09:35

Şu Kuşun Yaptığına Bak!

Facebook Twitter Linked-in

Şu Kuşun Yaptığına Bak

Fi tarihinde ülkenin birinde bir kuşu uçurmuşlar. Kimin başına konarsa onu kral yapıp ülkenin başına geçirmeye karar vermişler.

Hikâye bu ya. Kuş o gün şehirdeki panayırı merak edip uzak köyden dere tepe aşarak, yalınayak koşarak, ağasından kaçarak oraya gelen ve şaşkın şaşkın etrafını seyreden bir çobanın başına konmasın mı.

Hemen askerler çobanı tutup başları üstünde yeni kralımız çok yaşa diye tezahüratlarla saraya getirmişler. Demişler ki sen bizim kralımızsın, emret. Çoban şaşkın. Derken kırk gün kırk gece eğlenceler, ziyafetler, hizmetler ve şölenler yapılmış. Yemek kazanları kaynamış. Çoban iyice havalara girip emirler yağdırmış, yemiş içmiş eğlenmiş, türlü türlü hatunlarla halvet olmuş, ipekler giymiş, kılıçlar kuşanmış.

Bir süre sonra yaşlı ve bilge vezir çoban krala yaklaşıp adabı usulünce konuşmuş. Kralım artık devlet işlerine baksanız, halk sıkıntıda, kış kapıda, yakacak yok, yiyecek tükendi diye vaziyeti arz ederken çoban kral hemen veziri susturup cevap vermiş. Bana ne halktan, beni halk seçmedi ki, beni kuş seçti diyerek veziri terslemiş.

 

Değerli okuyucularıma hep söylemek istemişimdir.

Biliyor musunuz. Mecliste bulunan vekillerin hiçbirini siz seçmiyorsunuz. Onları parti başkanları ve ekipleri seçiyor.

Siz belediye başkanları ile meclis üyelerini bile doğrudan seçemiyorsunuz. Onları da parti başkanları ve ekipleri belirliyor.

Siz sadece kendinizi ait hissettiğiniz partiye oy veriyorsunuz. O kadar. Sonra bir bakıyorsunuz ki birileri seçilmiş.

Misal Beylikdüzü’nde ikamet ediyorsunuz. İlçeniz üçüncü bölgede olduğundan sizin vereceğiniz oy karşılığında adaylardan otuz altısı milletvekili olarak seçilecek.

Yüzde kaçınız merak edip kim bu seçeceklerimiz diye onları tanımaya çalışıyorsunuz.

Muhtemelen biz oyumuzu partimize verelim de kim seçilirse ertesi günü gazeteden okuruz, fotoğraflarına bakar tanırız diyorsunuz.

Sonra onları fotoğraflarda gördüğünüzde demek ki bunları seçmişiz diyerek haberdar oluyorsunuz.

Buna rağmen yüzde sekseniniz oy verdiğiniz bölge milletvekillerini sanmıyorum ki tanıyorsunuz. Belki de tanıyıp ne yapacağız diyorsunuz.

Hal ve durum böyle iken sizin seçmediğiniz vekillerden veya belediye başkanlarından kendinize faydalı olmalarını beklediniz. Mecliste sizin yararınıza ellerinin kalktığını görmek istediniz. Olmayınca da hayal kırıklığı yaşadınız.

Öncelikli dertlerinin hiçbir zaman siz olamayacağını fark edemediniz.

 

Bundan dolayı onlara kızmaya hakkınız yok. Onlar kendilerini oraya getirenleri dinleyeceklerdir. Varsa bir sorumluluk, onu da o çevrelere karşı yerine getireceklerdir.

Partiniz size hiçbir zaman demedi ki ey seçmenim, aşağıda ismi yazılı kişiler milletvekili veya belediye başkanı olmak için partiye müracaat ettiler. En çok hangilerini bu işe layık ve ehil görüyorsunuz. Kendilerini tanıyın, değerlendirin ve sonra bize bildirin ki biz de en çok teveccüh edilenleri aday gösterelim ve böylelikle onları siz seçmiş olun.

 

Doğrusu budur.

Ama sistem böyle işlemiyor.

Bütün partilerde parti sultası hâkim.

Partiler bir araya gelip önce bunu düzeltmelidir.

Seni önce sağcı, solcu, liberal, dinci veya ırkçı gibi kategorilere ayırıyorlar. Siz de ayrılıyorsunuz ve bu kategorilere oy veriyorsunuz. Kategorilerinizin dışına çıkmıyorsunuz.

Sistem bu.

Bizdeki demokrasi kültürü böyle.

Öncelikle bu yanlışı düzeltmek gerekmez mi.

Evvelemirde size öngörülen bu kalıpların dışına çıkmadıktan sonra, biçilen bu deli gömleğini yırtıp atmadıktan sonra, birbirinizi tanımadıktan, sevmedikten ve tahammül etmedikten sonra, ben ne kadar bu memleketin evladıysam herkes de o kadar bu memleketin evladıdır demedikten sonra, aranızdaki duvarları yıkmadıktan sonra, kimse kimseden üstün değildir demedikten sonra daha çok yönlendirilmeye devam edeceğiz.

Etrafımız ateş çemberi.

Ama biz biliyoruz ki ortak vatandaşlık şuurunda buluşsak, insanlık ve medeniyet paydasında bir araya gelsek, demokrasimizin eksiklerini birlikte gidersek bu ateş cehennem olsa bile söndürürüz.

Anahtar Kelimeler: Mehmet Erdil, demokrasi kültürü, seçim sistemi, siyasi temsil, parti yapısı, vatandaşlık bilinci, toplumsal birlik, siyasal katılım, mehmet erdili yazıları,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —