Ercan BAŞ

Tarih: 31.12.2025 09:09

Vatandaşın Gönlündeki Boşluk Ve Reis Sedat Peker Gerçeği

Facebook Twitter Linked-in

Vatandaşın Gönlündeki Boşluk Ve Reis Sedat Peker Gerçeği

Türkiye’de bazı isimler vardır; yalnızca yaptıklarıyla değil, toplumda yarattıkları algıyla da konuşulur. Sedat Peker ismi de uzun süredir bu başlıklardan biri olarak karşımızda duruyor. Özellikle son yıllarda kamuoyuna yansıyan insani yardım faaliyetleri üzerinden, toplumun belirli bir kesiminde dikkat çekici bir algı oluştuğunu görüyoruz.

Deprem, sel, yangın gibi büyük felaket dönemlerinde sosyal medyaya yansıyan yardım görüntüleri, bazı vatandaşların Sedat Peker’e yönelik bakışını belirgin biçimde etkiledi. Bu algının tam merkezinde aslında tek bir soru yer alıyor: Zor zamanda kim yanımda durdu?

Burada mesele yalnızca yapılan yardımın miktarı ya da şekli değildir. Asıl belirleyici unsur, devlete ve kurumlara duyulan güvenin zayıfladığı anlarda, bireylerin yardımı getiren figürlere daha güçlü anlamlar yüklemesidir. Sosyolojik olarak bu durum yeni bir vaka değil. Tarih boyunca kamusal boşlukların oluştuğu dönemlerde, bireysel aktörler halk nezdinde sembolleşmiştir.

Sedat Peker’e yönelik reis söylemi de tam olarak bu zeminde yükseliyor. Bu ifade bir resmî unvanı değil, bir duygusal karşılığı temsil ediyor. Yardım eden, ulaşılabilir görünen, sesini duyuran bir figür olarak algılanıyor. Özellikle ekonomik kriz, yoksulluk ve afetlerin sıklaştığı bir ülkede, bu tür figürler toplumda kolayca karşılık bulabiliyor.

Elbette bu algı herkes için geçerli değil. Toplumun önemli bir kesimi bireylerden ziyade şeffaf, güçlü ve adil kurumları savunuyor. Yardımın kişilere değil, kurumsal yapılara bağlı olması gerektiğini vurguluyor. Ancak yine de şu gerçek göz ardı edilemiyor: Eğer bir ülkede vatandaş umudu bireysel figürlerde arıyorsa, bu durum en çok sistemin sorgulanması gerektiğini gösterir.

Bugün Sedat Peker’e yönelik olumlu bakışın arkasında yatan temel neden yalnızca insani yardımlar değildir. Bu yardımların toplumda hissedilen bir boşluğa denk düşmesidir. Bu da bize şunu söylüyor: Kişiler tartışılabilir, algılar değişkendir fakat devletin sosyal adaleti ve kriz anlarındaki refleksi tartışmasız biçimde belirleyicidir.

Sonuç olarak mesele Sedat Peker’i sevmek ya da sevmemekten ötedir. Mesele, toplumun neden bu tür figürlere anlam yüklediğini doğru okumaktır. Çünkü bu sorunun cevabı, bireylerden çok daha büyük bir fotoğrafı işaret eder.

Yazar: Ercan Baş

Sedat Peker kimdir, Ercan Baş köşe yazısı, Sosyal yardım ve algı, Reis lakabı ne demek, Devletin boşluğu ve toplum, Sedat Peker yardımları gerçek mi, Toplumsal güven krizi, Sosyal adalet ve devlet, Zor günde yardım, Siyaset ve figürler,


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —